Kekemelik Forum

Orjinalini görmek için tıklayınız: Kekemelik hayatım ve ben
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sayfalar: 1 2 3 4
hep birşeylerden kaçmaya çalışırız ama ne kadar kaçarsan kaçar kuyruk gibi peşinde olur bu illet durum.

benim hikayemi paylaşmak istiyorum. 6 yaşında köpekten korktuktan sonra oldu köpek apartmanın içinde dibimde havladı ve 2 gün dilim tutulmuş akabinde yıllardan beri süre gelen konuşma zorlukları.
şu an yaşım 32 . bir tekstil firmasında satınalma departmanındayım. işim gücüm telefon. buradaki insanlara deseniz ki kekeme biri var kim o derler Smile
benimkisi böyle bir durum.

lise yıllarım üniversite yıllarım arkadaş ortamlarım hep böyle geçti kekelediğim belli zamanlar oldu tabi ama bunu genelde yansıtmadan nasıl başarırım diğer insanlar gibi nasıl bende öyle konuşabilirim diye dert edine edine çırpındım açıkçası. hala da öyle.

benim olayım zihinsel mesela işyerinde çok çok yaşamadığım konuşma zorluğunu eve gidince yaşıyorum eşimle annemlerle görüşünce.. 
sabah servise nerdesiniz diyemedim mesela :Smile telefon açtım günaydın dedim nerdesiniz çıkmadı 1 saniye sonra erdesiniz dedim o çıktı Smile

işin espri boyutu güzel ama açıkçası ben bu durumda olmamayı çok isterdim. hatta ne isterseniz bu hayatta en çok deseler ben bunu isterdim diyebilirim.
çünkü ya tam kekeme olayım ya ara arada olup saçma sapan biryerde bana engel olmasın..

12 yaşından 30 yaşına kadar gitmediğim terapiler girmediğim eğitim (kekemelodi gibi saçma sapan şeyde dahil ) gitmediğim psikolok psikiyatrist kalmamıştır.

kadıköyde mahmut şevket güllü diye bir hocamın tavsiyesiyle bilgisayar destekli bir eğitim almıştım inanın bana 1 ay da hem özgüven geldi hem kekelemiyordum.
ama sonra bir kaç sene içinde tekrarladı.

benim ricam bu eğitim seti ya da bilgisayar destekli konuşma olan set ne varsa bana özelden yazın..bu arada görüşmeler düzenleyin görüşelim .. kimler ne yaşıyor görelim.. bu yüzden buradayım...

bekliyorum..    sevgiler selamlar.
(25/10/2017, 08:23)Judas Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]hep birşeylerden kaçmaya çalışırız ama ne kadar kaçarsan kaçar kuyruk gibi peşinde olur bu illet durum.
(...)
benim ricam bu eğitim seti ya da bilgisayar destekli konuşma olan set ne varsa bana özelden yazın..bu arada görüşmeler düzenleyin görüşelim .. kimler ne yaşıyor görelim.. bu yüzden buradayım...

bekliyorum..    sevgiler selamlar.

Merhaba Judas,
kusura bakma, paylaşımını ayrı bir başlık açarak CV forumuna aktardım çünkü seçtiğin konu başlığı uygun değildi.
Bu şekilde sana cevap yazmak isteyenler de daha iyi cevap yazabilirler.

Senin durumun (köpek serüveni dışında) biraz benimkine benziyor. Ancak benim yaşadığım bazı olaylar erken bir yaşta kendimle barışmamı sağladı
  • 16 yaşımda kekeme bir arkadaşım bana kekeleyerek de arkadaşları tarafından sevilip sayıldığını gösterdi ve bunun sonucunda kekemelik korkusunu atarak her yerde kekemeliğimi dile getirmeye başladım
  • 20 yaşında başka bir sorundan dolayı gittiğim bir uzman bana, arkadaşlarımın benim kekelediğimi bilmediklerini öyleyse kekemeliğimin geçtiğini anlattığımda dedi ki 'sen konuşurken zorluklar hissediyor musun?' 'Hissediyorum' dedim. 'Ama millet kekemelik olduğunu bilmez' dedim. 'Olsun' dedi, eğer 16 yaşına kadar kekelediysen ve hala o zorlukları hissediyorsan kekemesin demektir.' Ondan sonra da hayatımda en çok yol gösteren cümleyi kullandı: 'Kekemelik bu kadar uzun süre devam ettiyse kalıcıdır. Tıbben çaresi yoktur.'
Bu değerlendirme beni acayip rahatlattı. Şu şekilde rahatlattı: ben artık kendimden şüphelenmeye başlamıştım. Yaşadığım konuşma zorluklar bana sanki hayaletler peşindeyim hissini veriyordu. Ben görüyorum başkası algılamıyor filan...
Senin gibi kendimi iki şeyin arasında hissediyordum. Keşke tam kekelesem de herkes ne olduğumu bilse ya da hiç kekelemesem ve bu iş bitse diye düşünüyordum.
Ama kekeme olduğumu söylediğimde inanmazlardı ve başkalarına işaret ederek 'filan kişiyi tanıyor musun? O tam kekeme!' derlerdi, kekemeliğim geçti diye kendimi kandırmaya çalıştığımda ise yine bir yerde söylemem gereken bir kelimeyi bir türlü söyleyemiyordum.

Sana forumdaki şu yazıyı önemle tavsiye ederim http://kekemelikforum.com/konu-tetikte-a...derdi.html
Soruduğun program konusunda http://kekemelikforum.com/konu-kucuk-bir...stegi.html başlık senin için faydalı olabilir.

Ancak bana sorarsan sırf okuma veya nefes egzersizlerinden oluşan bir programın uygulanmasını boşuna sarfedilen emek olarak algılıyorum. O konuda şu yazıyı incelemeni tavsiye ederim.
http://kekemelikforum.com/konu-sesli-kit...nedir.html

Bütün bunlardan sonra bir de kaldığın şehirde özgürce kekele grubu var mı yok mu diye araştır. O konuda kekemeler derneğinin sayfasına bak, oradaki arkadaşlara ulaşmaya çalış!
Petra
Petras teşekkürler yazın için. ancak ben bu eğitimlerin hepsini denedim. açıkçası pek faydası olmuyor.

işyerinde olduğumdan henüz giremedim o linklere evde de net bağlanmadı yeni taşındık Smile ama inceleyeceğim.

bu arada kadıköyde gittiğim merkezdeki hocam Mahmut Şevket Güllü idi.

inanılmaz faydası olmuştu sıfırlanmıştı diyebilirim. ama 1-1,5 sene sürdü.
(26/10/2017, 08:19)Judas Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]bu arada kadıköyde gittiğim merkezdeki hocam Mahmut Şevket Güllü idi.

inanılmaz faydası olmuştu sıfırlanmıştı diyebilirim. ama 1-1,5 sene sürdü.

Fayda gördüğünden zerre kadar şüphem yoktur. Ancak kekemeliğin inatçı olduğu ve tekrar nüks ettiği de bir gerçektir o da senin az çalışmana veya tembel olmana bağlı değildir.

Bu konuda ciddi anlamda yapılmış çalışmalar vardır. İstediğin kadar egzersizleri yap, kekemelik nüks eder.
Bizim Almanya'da en çok eleştirilen, bazı 'terapistim' diyen kişilerin bu tür durumlarda suçu danışanın üzerine atıp kendi yöntemlerini sorgulamamaları. Yani 'ben sana kekelememenin nasıl yapıldığını gösterdim de sen az çalıştın.' 

Bu suçlama şarlatanların bahanesidir, iyi eğitilmiş bir terapist bunu asla demez, o sizde de bizde de öyle.
Kekemelik egzersizlerle geçmez, kekeme olduğunu ve kalacağını kabul etmediğin müddetçe de kalıcı bir düzelme söz konusu değildir.
Petra
Petra ablanın dediği gibi o kadar egzersiz yaptım,terapiler gördüm,ilaç kullandım,psikoterapi aldım ne zaman kekemelik ile uğraşmayı bıraktım kendi kendine düzeldi gibi ama geçmedi.Bana bir odyolog kekemeliği yaşam biçimi haline getirmişsin düşünme kendi hayatına bak demişti..bunu yaptım ne anksiyete kaldı ne de okb.Bunlardan kurtuldum yarıya düştü kekemeliğim..Yaşım 29 bazı anlar oluyor çok takılıyorum, bazı anlar da oluyor akıcı konuşuyorum..bazı teknikler var onları uygulayınca rahat oluyorsun sen de öyle yapabilirsin.Kekeleyeceğim,olumsuz düşünceler ve kaygın varsa bunu halletmeye çalış.Terapistlerde bunları ortadan kaldırmak için sunum yaptırıyorlar,telefon ile konuşturuyorlar.Dediğin yazılım olarak sadece loggitayı biliyorum.
(26/10/2017, 18:20)PetraS Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]
(26/10/2017, 08:19)Judas Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]bu arada kadıköyde gittiğim merkezdeki hocam Mahmut Şevket Güllü idi.

inanılmaz faydası olmuştu sıfırlanmıştı diyebilirim. ama 1-1,5 sene sürdü.

Fayda gördüğünden zerre kadar şüphem yoktur. Ancak kekemeliğin inatçı olduğu ve tekrar nüks ettiği de bir gerçektir o da senin az çalışmana veya tembel olmana bağlı değildir.

Bu konuda ciddi anlamda yapılmış çalışmalar vardır. İstediğin kadar egzersizleri yap, kekemelik nüks eder.
Bizim Almanya'da en çok eleştirilen, bazı 'terapistim' diyen kişilerin bu tür durumlarda suçu danışanın üzerine atıp kendi yöntemlerini sorgulamamaları. Yani 'ben sana kekelememenin nasıl yapıldığını gösterdim de sen az çalıştın.' 

Bu suçlama şarlatanların bahanesidir, iyi eğitilmiş bir terapist bunu asla demez, o sizde de bizde de öyle.
Kekemelik egzersizlerle geçmez, kekeme olduğunu ve kalacağını kabul etmediğin müddetçe de kalıcı bir düzelme söz konusu değildir.
Petra

Petra Hanım , teşekkür ederim dediklerinde harfiyen haklısın. sabaha kadar egzersiz yapsam, bir anda saçma sapan bir yerde kekelerim öyle kalır mesela Smile
benimkisi genetik değil, köpek korkusu sonrası olduğundan ara ara geçiyor tekrar yineliyor nüksediyor falan.
bunu yenmenin tek yolu dediğiniz gibi umursamamak. Umursamamak güzel ama beyine hükmetmek lazım bu da çok zor oluyor.
zor olması da şurdan kaynaklı aslında benim babam abim çok akıcı konuşur .onların yanında mesela beyin diyor ki " ee baba abi böyle sen neden öylesin " diye gıcık bir durum var. bunu ben yapmıyorum beynimde geziyor bu sorular.

sanırım iyi bi beyin ameliyatı olmam lazım Smile

bu arada destek ve yazıların için teşekkürler. burası güzel bir ortam.

(26/10/2017, 19:35)kyaman Adlı Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]Petra ablanın dediği gibi o kadar egzersiz yaptım,terapiler gördüm,ilaç kullandım,psikoterapi aldım ne zaman kekemelik ile uğraşmayı bıraktım kendi kendine düzeldi gibi ama geçmedi.Bana bir odyolog kekemeliği yaşam biçimi haline getirmişsin düşünme kendi hayatına bak demişti..bunu yaptım ne anksiyete kaldı ne de okb.Bunlardan kurtuldum yarıya düştü kekemeliğim..Yaşım 29 bazı anlar oluyor çok takılıyorum, bazı anlar da oluyor akıcı konuşuyorum..bazı teknikler var onları uygulayınca rahat oluyorsun sen de öyle yapabilirsin.Kekeleyeceğim,olumsuz düşünceler ve kaygın varsa bunu halletmeye çalış.Terapistlerde bunları ortadan kaldırmak için sunum yaptırıyorlar,telefon ile konuşturuyorlar.Dediğin yazılım olarak sadece loggitayı biliyorum.

loggita da terapi gördüm ben tam bir fiyasko..
denemeyin derim.
bana da sen kekeme değilsin diyordu psikoloğum. senin takılırsam ne derler korkun var diyordu. o bunu önemsemiyordu bu yüzden onun yanında inanılmaz rahattım.
gerçi ailemde önemsemiyor tabi, ama işte geçmişten bugüne 20-30 senelik serüven kolay geçmiyor.
5 boyutlu yöntem diye bir yeri aradım, telefonda konuşturuyorlar. adam bana sen kekeme değilsin daha ağır hastalar için yardımcı olalım biz senin parana yazık dedi.
ve derdimi anlatamadım bile.. benimkisi böyle bir durum. bazen tam takılırım bazen de susmam.

bazı teknikler dediğin vurgulu konuşma mı. yani şöyle  " Adam dur nerdesin . yani üstüne basa basa vurgulu konuşma. bi de şey var. beeeeeeeniiiiiiimmmmmm araaaaaaaaabaaaaaaaammmmmmm beeeeyaaaaazzzzzz Smile
bu teknik tam bir yalan, çevrenizde kim varsa anlatın 

saygılar
Sayfalar: 1 2 3 4