Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
30 yılı aşan savaş ve sonunda zafer
#1
Merhaba arkadaşlar, 
Ben Anıl.Memleketim Denizli,  5 yıldır Ingolstadt tayım.Makina mühendisiyim.Odtü makina ve Aachen Teknik Üniversitesi mezunuyum.

6 yaşına kadar beni ve kardeşimi ananem bir kasaba da büyütmüş.6 yaşında ordan izmir e kendi ailemin yanına geldikten sonra babam benim şiveli konuşmamı sürekli düzeltmiş.Bundan sonra kekemelik başlamış.

Hatırladığım ilk terapi 16 yaşında Ankara da idi.Boyundan gerilim ölçüp sesli harfleri uzatma alıştırması verip gönderdiler.Olmadı tabi ki.

Master sırasında Aachen Üniversite hastanesinde logopedi terapisi yaptım.Dışarda bilerek kekeledim.Kelimeleri düşük sesten yüksek sese doğru çıkardım. O da olmadı.

Master sonrası istanbul da bir aylık bilgisayarlı eğitim denedim. İlk defa orda nefesimi kullanmayı ve harfleri net söylemeye başladım.Bir süre iyi gitse o da olmadı.

Ingolstadt a geldikten sonra ilk işsiz kaldığımda Wingwave terapisi yaptım.Bu bir çok şeyi çok hızlı değiştirdi.Nefesim bir anda kararlı hale geldi ve çok sakinleştim.Omuz ve boyun kaslarımda tınılar hissettim.sadece 2 saat sonunda gümbür gümbür bir ses ile çok sakin konuşmaya başladım.Terapi pahalı olmasına karşın devam ettim.İlk kez bu terapi ile hiç bir teknik kullanmadan akıcı konuştum.Bunun sebebi nefesimin otomatik olarak ayarlanması ve buna bağlı gelen rahatlama idi.İşe başladıktan sonra bir süre daha iyi konuştum.Ayda bir Wingwave e devam ettim.Bir süre sonra artan stres vs sebeplerle nefesim tekrar bozuldu.

Geçen sene burda tekrar logopediye gittim. Yavaş konuş haricinde bişey demediler.

2017 sonunda gittiğim bir iş görüşmesinin ortasında çok fena takıldım.Sonradan düzelttimse deşifre olmuştum artık.

2018 in başında konuyu iyice araştırmaya karar verdim.Youtube da onlarca video izledim.Olayı mekanik olarak analiz etmeye karar verdim. Ciğerimde hava varken bunu konuşmazken ve fısıltı ile konuşurken rahatça dışarı verebiliyordum.Sesli konuşmaya başlayınca işler karışıyordu.İzlediğim videolarda beyinde orda burda ters giden bişeyler var denmesine rağmen bunlara kulağımı kapayıp kendi teşhisimi kendim koydum.


Ses tellerim vücudum zor bir hareket yaptığında ya da stresli konuşma anlarında ses tellerimi geçici olarak kapatıyordu. Youtube da ses tellerinin nasıl çalıştığını gördüm ve ses teli sorunları olanların ses dahi çıkaramadıklarını görünce ses çıkarabildiğim için çok mutlu oldum ve Allah a binlerce kez şükrettim.Bundan sonra zincirleme reaksiyonlar başladı. 

İnternette bulduğum kitap benim tezimi doğruluyordu.Çözümü ise nefesi düzelttikten sonra air flow tekniği ile beyni kandırıp ses tellerini cümle başında kapatmasını engelletip devamında konuşmaktı.

2 hafta süresince keep it costal ile nefesimi düzelttikten sonra evde air flow çalıştım.Sadece 2 gün sonrasıda çarşıya çıkıp dükkanlarda air flow ile kısa konuşmalar yaptım.Herşey mükemmel çalıştı. İnsanlar garip tepki verip acımadı.3 gün yaptığım testler sonunda dışarda ve uzun telefon görüşmelerinde dahi az teknik kullansam da problem yaşamadım.Çalışmam gereken tek şey kendimi hıza kaptırmayıp net ve anlaşılır konuşmamdı. Bu yönde yaptığım çalışmalar da iyi gidiyor. 

Anlıyorum ki kekemeliğin sebebi küçük yaşta maruz kalınan travmalar ve vücudun bu travmalara ses tellerini kasarak refleks vermesi.Bir defa kekemelik başlayınca oluşan korkular kontrolü ele geçiriyor ve takıldığınız anları hafızaya alıp bu hallerde refleks olarak ses tellerini kilitlemeye hazır hale geliyor. En ufak bir nefes hatasında,  nefesiniz çok az ya da çok fazla ise kapanıveriyor.

Benim 3 hafta öncesine kadar yerden kalkarken nefesim otomatik kesiliyordu.Sebebi beynin bunu eskiden öğrenmiş olması.Şimdi özellikle yerden kalkarken bilerek nefes alıyorum.Beynime burda risk yok,  ses tellerini kapama sinyali veriyorum.

Yaptığım dükkan konuşmalarında bilinçaltım akıcı konuştuğumu görünce konuşma sırasında ses tellerimi kasmayı bıraktı. Çünkü konuşurken risk olmadığını dışarda bizzat test etti.O günden beri doğru düzgün bir blok yaşamadım. Herkes de çok net ve akıcı konuştuğumu söylüyor.


Bu aynı muhabbet kuşu eğitimi gibi.Eğer kuşu yavru iken almamışsanız evcil olmuyor.Parmağınızı bir tehdit olarak görüyor.Parmağınızdan zarar gelmediğini görünce üzerine çıkmaya başlıyor. Eğer yavru iken kuşu elinize alırsanız zaten tehdit nedir bilmiyor ve rahat olduğu sürece elinizde kalıyor ve büyüyünce tamamen evcilleşiyor.

İşte bizim ses tellerini kontrol eden beyin solunum merkezi evcil olmayan bir kuş. Bizim parmağıımız konuşma ve ayıplanma korkusu. 

Eğer beyninize bir hafta içinde doğru nefes ile dışarıda teknik ile düzgün konuşabildiğizi kanıtlarsanız muhabbet kuşunu parmağınızın güvenli olduğunu ikna etmiş olacaksınız.Bundan sonra beyniniz ses tellerini kilitlemeyecek.çünkü sizi korumaya çalıştığı tehdit artık yok.Mutluluktan havaya uçabilirsiniz.

Aynı avatar filminde kendisine saldıran büyük kuşu bir halatla bağlayıp kontrol altına alıp sonra onunla uçmaya başlayan Jake Sully gibi.

Unutmayın bilinçaltınız sizin tek başınıza dışarı çıkıp savaşıp galip gelmenizi bekliyor.Bunu üst üste 3-4 kez yaptığında alarmlar kapanacak.Herşey güvenli sinyali ile ses telleriniz içerde düzgün hava akışı olduğu sürece kapanmayacak.

Haydi gazaya.Gazanız mübarek olsun.

https://youtu.be/I33u_EHLI3w


Merdivenlerin üstünde kollarımız havada buluşalım.
Ara
Cevapla
#2
Gerçekten anlatımınız mükemmel.Anıl Bey şu anda her ortamda her yerde her şekilde hiç kekelemeden konuşabiliyormusunuz? Hikayeniz çok etkileyici. Selamlar
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi