Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 3/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Biz millete gerçeği söylersek gelmezler...
#1
Bundan üç buçuk yıl önce Kuşadası'nda tatil yaparken bir gezi esnasında (yanılmıyorsam Aydın'da) 'Kekemeliğe Son' diye afişler gördüm.
Hemencecik cep telefonumla afişin fotoğrafını çekip bir gün sonra Türkiye'den bir gencin telefonuyla afişte gördüğüm numarayı aradım.

Ustanın kendisi telefona çıktı, ben de kekeleyerek derdimi anlattım.
'Ssssssizin a... a... afişinizi gördüm ve memememerak ettim...'

Adam bana şu anki konuşmamın yanlış nefesten ileri geldiğini ve kekemeliğin tamamen psikolojik ve bir alışkanlık olduğunu söyledi. 
Bu iddiayı daha önce de Almanya'ya gelen bir heyetten duymuştum ancak kaynağını henüz bulmuş değildim.

Danışan numarası yaptığım için maalesef ustaya söylediklerinin doğru olmadığını söyleyemedim. Sadece dinledim. Bana değerlendirme için ofise gelmem gerektiğini ve kekemeliğimin 10 günde veya 15 günde düzelebileceğini söyledi. Fiyata gelince 1500-2500 TL arası olabileceğini söyledi.

Yurtdışında yaşadığımızı ve maalesef tatilin sona erdiğini ama bir dahaki sefere gelebileceğimi söyleyerek telefonu kapattım.
Daha sonra internette aynı adamın videolarını araştırdım ve o bağlamda 'kekemelik alışkanlıktır' iddiasının da kaynağını başka bir videoda buldum...

Aradan 7-8 ay geçtikten sonra artık 'Kekeme olmak güzeldir' isimli eski Facebook grubuna üye olmuştum. Grubumuza meğer konuştuğum kişi de üyeymiş.
Bir danışanı ilgilinin yanında gördüğü terapiyi överken altına ben de yorum yazdım. Ne yazdığımı hatırlayamamakla birlikte muhtemelen duyarsızlaştırma ile ilgili bir şey yazmışım.

Bunun üzerine messenger'den bana bir mesaj geldi ve gönderen kişinin Kuşadası'ndayken konuştuğum kişinin aynısı olduğunu hemen anladım. Beni başka bir terapistin uşağı olmakla suçladı halbuki o kişiyi tanımıyordum bile. Sırf duyarsızlaşma kelimesini kullandığım için öyle bir iddiada bulunmuştu. Ben de bunun üzerine Almanya'dan gruba katıldığımı ve duyarsızlaşmanın bizde normal olduğunu söyleyince aniden beni messenger'den aradı.

Aramayı kabul ettim ve adamla konuşmaya başladım. Bu sefer Kuşadası'nda yaptığım gibi kekeleyerek konuşmadım. Yani kekeledim ama istemli kekelemedim.
Benim avantajım: Ben kim olduğunu biliyordum, o ise daha önce konuştuğu kadın olduğumu bilmiyordu.

Bu sefer (fırsattan istifade) kekemelik hakkında bildiğim gerçekleri kendisine anlattım.
Bizdeki uzmanların, kekemeliğin ergenlikten sonra geçmeyeceğinden hareketle danışanlarına 'kesin çözüm' gibi vaatlerde bulunmadığını söyledim. Kekemeliğin kontrol altına alınabildiğini ama geçmeyeceğini vurguladım.

Bunun üzerine (hele Almanya'da olduğuma artık kanaat getirdiğinden) bana şu cevabı verdi:
Alıntı:Biz millete bunu söylersek bize gelmezler.
Ayrıca benim grupta yaptığım bilgilendirme / aydınlatmaların çok kötü olduğunu, insaf eylememi ve bu gidişle kendisini ekmek parasından edeceğimi söyledi.

Ben, ekmek parasının beni ilgilendirmediğini ama kekemelere karşı dürüst olmamız gerektiğini söyledim. Kendisine bizim paylaşımlarımızı okumasını ve bizden ders almasını önerdim.

Her insanın zaman zaman kekelediğini iddia eden de oydu, onun yüzünden forumu kurduktan sonra http://kekemelikforum.com/konu-her-insan...midir.html yazısını yazdım.

Ben bu hadiseden sonra bayağı etkilenmiştim ve Türkiye'ye yönelik çalışmalarımı daha da arttırmaya karar vermiştim.
Ve kazanımlarımız ortada
  • 1700 kişilik Facebook grubu
  • Kekemeler Derneği
  • Gerçek terapistlerin bizi desteklemesi
  • Özyardım buluşmaları
  • Kamuya açık bilgilendirici hangoutslar
    vs. vs.
Bu hadiseyi geç de olsa sizinle paylaşmak istedim.
Saygılarımla
Petra
#kekelemek #kekemelik #vanriper
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi