Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Chervin ve Richard tekniği
#1
Günlük hayatta uygulanacak bazı teknikler
Paris'te bulunan (Kekemelik Enstitüsü) Eski Müdürlerinden Dr. Chervin bu sorunun üç haftada düzeltilebileceğini söyler.
Dr. Chervin tekniği: 
İlk hafta.
- Soluk alıp vermeye ait alıştırmalar. (Soluk alıp verdikten sonra dinlenme.) Birbirinden ayrı olan seslerin çıkarılması için soluk vermeye alışmak, sonra da seslerin bağlanması.
Önce kolay olanların söylenişinden başlayarak ünlüleri, sonra ünsüzleri, kelimeleri, cümleleri söylemek.
Alıştırmaların dışında susmak. 
İkinci hafta.
 - Öğrencinin konuşmasına bırakılmıştır.
Eğer o, ağır konuşursa kekelemez. Dudak ve dilin düzenli hareketleri öğretilir. Doğal heceleme üzerinde çalışılır. Yüz buruşturmaları, ispazmozlar, kararsızlıklar kaybolur. 
Üçüncü hafta.
 - Yavaş yavaş konuşma alışkanlığının sağlanması. Kısa cümleler ve bükümler üzerinde çalışmalar. Ağır başlı bir diksiyonla, cümlelerin hakkını vererek söylemeye alışmak. Şunu da söyleyelim ki açık havada yapılan solunum alıştırmaları çok yararlıdır.
Kekemelik diğer söyleniş kusurları gibi düzeltilebilen bir sorundur. Birçok uzman kekemeliğin doğuştan gelme bir kusur olduğunu kabul etmeyip, onun bir büyük travma,korku,şiddet neticesinden ileri geldiğini söylerler. 
E. Richard'ın düşüncesi ve tekniği:    
  Çocukların ilk kelimelerini kekelediklerine pek seyrek rastlanır. Çünkü, onların genç ve dinç olan bellekleri ilk kelimeleri çabucak meydana getirir. Eğer
kelimeler önceden zihinde tasarlanmamış olursa çıkarılması güçleşir. Sabırsızlık, utangaçlık, dalgınlık, düşüncede kararsızlık, bunun başlıca nedenleridir. 
Kekemelik, kelimelerin boğumlanmasıyla, soluğun çıkmasında beraberlik olmamasından ileri gelir.
Uygulaması: 
1 - Düşünceye ait ve mekanik ortamlar.Düşünceye ait ortamların hepsi söylemeden önce düşünmek gerektiği üzerinde özetlenebilir. Kekeme ne söyleyeceğini önceden kafasında tasarlamalıdır.
Düşünce de kararsızlık, kesin olarak bir kelimeyi söylemeyi önler. Bu da elbette ki düşüncenin tembelliğinden meydana gelir. Sözün kesin olmayışı düşüncesinin belirli anlatılmamasından doğar. Şu halde söylemeden önce kesin olarak düşünmeye çalışmalıdır.
Düşünceleri kısa cümleler halinde anlatmaya çaba göstermelidir. 
Birinci dönem.
 1-Solunum alıştırmaları. Soluk alıp verdikten sonra dinlenme.Nefesin doğru yerden alınması ve verilmesi. 
2-Ünlülerin çıkarılması (A, E, I, İ, O,Ö, U, Ü).
 3-Ünlüleri birbirine bağlıyarak çıkartmak. (AE Iİ OÖ UÜ ).
AE   AI   Aİ   AO   AÖ AU   AÜ
EA   EI    Eİ   EO   EÖ  EU   EÜ 
IA   IE    Iİ   IO    IÖ  IU    IÜ
İA   İE    İI   İO    İÖ  İU    İÜ
OA  OE   OI   Oİ    OÖ OU  OÜ
ÖA  ÖE   ÖI   Öİ   ÖO  ÖU  ÖÜ
UA  UE   UI   Uİ    UO  UÖ  UÜ
ÜA  ÜE   ÜI   Üİ    ÜO  ÜÖ  ÜU
4-Ünlülerin çıkarılmasının tekrarı. 5-Ünlülere ünsüzleri bağlamak. (Hece tablosundan çalışabilirsiniz) 6-Kısa heceler meydana getirmek. (Hece tablosundan çalışabilirsiniz) 7-İki ve üç heceli kelimeler meydana getirmek. 8-Daha uzun heceli kelimeler meydana getirmek. Bu alıştırmaların dışında susmak yararlıdır. 

İkinci dönem.
 - Eğer durum daha iyiye doğru gidiyorsa, kekelemekten kaçınmak şartıyla, yavaş yavaş kısa cümlelerin söylenmesine geçilir. 
Üçüncü haftaya doğru boğumlandırma başlar. Dudak ve dil hareketlerindeki bazı kusurlar düzeltilir. Bununla beraber sabırsızlık ve kekeleme belirtileri zaman zaman baş gösterir. O zaman temiz bir boğumlanma elde etmeye çalışılır. Bu çalışma da ağır ve susma payı bırakılarak yapılır.
Üçüncü dönem. 
- Uzun cümlelerin söylenmesine çalışılır. Bunları söylemekte kararsızlık hissedilir edilmez durulur. Bu defa çok ağır söylenir. Kekeme kalabalıkta kısa cümlelerle konuşmaya çalışmalıdır. İyi bilinmeyen şeyler üzerinde konuşmamalıdır. Kekemeliği tekrar ortaya çıkaracak münakaşalardan, sinirlenmelerden, heyecanlanmalardan,tartışmalardan kaçınmalıdır. 

Diğer:
Eskiden Çin ve Almanya'da uygulanan yöntemler
Kekemelerin sorunlarını çözen uzman Chen Jiarong - 10.09.2007
Burası Çin Uluslararası Radyosu. İyi akşamlar sayın dinleyiciler. "Bilim, Eğitim ve Sağlık" programında yeniden birlikteyiz. Çin'in kuzeybatısındaki Xi'an kentinde yaşayan kekeme uzmanı Chen Jiarong, yıllar süren araştırmalardan sonra kekemelerin konuşma bozukluğunu düzelten bir dizi yöntem buldu ve ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen 20 bini aşkın kekemenin sorununu çözdü. Artık bu kişiler sağlıklı kişiler gibi akıcı olarak konuşabiliyorlar. Bugünkü programda bu konudan söz edeceğiz. Xi'an kentinde Chen Jiarong tarafından konuşma bozukluğu olanlar için kurulan okul bulunuyor. Chen, muhabirimize, içlerindeki duyguları akıcı şekilde ifade edebilmenin, kekemelerin en büyük arzusu olduğunu belirtti. 
    Muhabirimiz okula girerken dersten çıkan öğrencilerle karşılaştı. Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nden gelen Wang Hua adlı öğrenci, muhabirimize espri yaparak şöyle dedi:    "Ben bir petrol işçisiyim. Konuşma sorunum çözüldükten sonra daha iyi çalışabilirim. Bu da gelecekte daire başkanı ve müdür olmama zemin hazırlayacak."     Konuşurken öğrencilerin kekeme oldukları hiç fark edilmiyor. Çünkü bu öğrenciler kısa süre sonra okuldan mezun olacaklar. Chen, muhabirimize bu öğrencilerin ilk geldiklerinde ağır kekeme olduklarını söyledi.     Chen'in en iyi tedavi yöntemi, kekemelerin cesaretle ve mümkün olduğu kadar fazla konuşmalarının teşvik edilmesidir. Yani gördüklerini, düşündüklerini ve duyduklarını ne olursa olsun her şeyi ifade etmeye çalışmaları gerekiyor. Bu konudaki sorunlarının çözülmesinden sonra sıra kekemelerin psikolojik engellerinin giderilmesine geliyor.    Chen, kekemelerin konuşma biçimini düzeltmek için ilk aşamada yavaş, esnek ve yumuşak konuşmaları gerektiğini, ikinci aşamadaysa psikolojik tedavi yapılarak onların aşağılık duygularının giderilmesi ve psikolojik engellerinin kaldırılması gerektiğine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti:     "Kekemeler, heyecanlandıklarında, birçok kişi, özellikle karşı cinsten insanlar karşısında sorunun daha ciddi olacağını düşünüyorlar. Biz onların bu tür psikolojik engellerini gidermeye çalışıyoruz."    Psikolojik engellerin kaldırılmasından sonra kalabalık karşısında konuşma yapma cesaretinin geliştirilmesi ve kişilerle iletişim kurma yetkinliğinin artırılması aşamasına giriliyor.

Öğrenciler bu aşamaya girdiklerinde Chen, onları otobüs ve caddelerde konferans vermeye teşvik ediyor.
Caddelerde konferans vermeyi başaran kız öğrenci Wang Youli, muhabirimize şunları söyledi:    "Geçmişte biraz kekelediğim zaman çok utanıyordum. Yüzüm, hatta kulaklarım kızarıyordu.
Başkaları kekelediğimi uyardığında ise daha çok utanıyordum. Şimdi akıcı konuşabiliyorum. Bu benim en büyük arzumdu." 
Chen, araştırıp bulduğu tedavi yöntemleri için Çin Devlet Fikri Mülkiyet Hakları Müdürlüğü'nden patent aldı.
Chen Jiarong, daha çok kekemenin mutlu şekilde yaşamalarını sağlamak için çabalarına devam edeceğini söyledi.


Almanya’dan bir merkezin tedavi yaklaşımı
 Sunduğumuz terapi konsepti temel bir çalışmaya ve bunun sonucunda doğan derin ve detaylı bölünmelere dayanıyor. Bundan sonraki aşama ise yoğunluk kursları ve bu kurs bir yıllık süreci kapsıyor. Bu bir yıllık süreçte en fazla yoğunlaşdığımız alan tabiki akıcı konuşma alanı ve bunun doğal olarak sosyal hayatta uygulanması. Bu terapi konsepti Fiedler ve Standup (1994) konseptine dayanıyor. 

Kekeme konsepti bir insanın tüm düşüncesini incelemeyi vurguluyor ve insan psikolojisini baz alıyor.
Onun üzerine davranış terapisinde olan mühim unsurlar uygulanıyor, örneğin;Kanfer ve Saslow’dan “Sorck-Modeli”. Bu model davranış problemleri üzerine bina edilen analizler yapar. Dahası “Sosyal Davranışlar” (Ullrich ve Ullrich, 1976), Bandura’dan “Model Öğrenme Şekilleri” (1969, 1976.1978) ve  “Stresi Önleme Teknikleri” (Meichenbaum, 1977) gibi yöntem ve teknikler bu konseptin temelini oluşturuyor. Bilhassa Meichenbaum`dan  “Stresi Önleme Teknikler”, kekeme olan insanların sosyal hayatta konuşma ile ilgili korkularını önleyen çok ciddi bir etkendir. 
Bizim uyguladıgımız metotlardan bir taneside konuşma bozukluğundan kaynaklanan korkularla kekemenin yüzleşmesi ve bilinçli bir şekilde bu korkunun üzerine gidilmesi. Tabiki bu konuşma korkusunu yenmek için, kekemeyle birebir ve yakından ilgilenmek ve onu sürekli motive etmek lazım. Konuşma korkusuyla  etkili mücadele etmek için rahatlatıcı seanslar ya da meditasyonlar en önemli etkenlerden bir tanesi. Akıcı konuşmanın en önemli etkeni ya da temeli nefes alıp vermede dengeyi sağlamak.

Bunun için en fazla yoğunlaşdığımız alan bu. Kekemeler ne kadar bilinçli ve dengeli nefes alıp veriyorsa, o kadar düzgün ve akıcı konuşabilirler. Yaşadığımız tecrübeler bunu gösteriyor.
Kekemelik tedavisinde kullanılan tekniklerin ortak özellileri dünyanın her yanında aynıdır.Psikolojik destek,nefes egzersizleri,konuşma hızının düşürülmesi…Bu Çin’de de Almanya’da da Amerika’da da böyledir.Kimi merkezler bu süreci 1 ya da 2 yıla yayarken bazıları kısa süreli yoğunlaştırılmış terapi uygulamaktadır.Bu yoğunlaştırılmış terapiler birkaç ay sürmektedir.

Kekemelik tedavisinin başarılı olması için aşağıdaki çalışmaların yapılması gerekir.

- Özgüven duygusunu oluşturmak - Nefes egzersizeri ve bunu bilinçli bir şekilde idrak edip, akıcı konuşmayı sağlamak - Kemikleşmiş eski konuşma yapısının yerine yeni sağlıklı ve düzgün bir konuşma yapısını tesis etmek - Meditasyon ve rahatlatıcı tekniklerle (seanslarla)  iç sükuneti teşvik etmek - İç ve dış streslere karşı dirençli olmayı öğrenmek - Kendi duygularını bilinçli bir şekilde ifade edebilmek Kekelemelik tedavisindeki eksiklikler nelerdir?

Kekeleme çok kompleks ve derin bir problemdir. Bunun için tek bir yöntem ya  da teknik tek başına tedavide yeterli olmayabiliyor. Kekemelik tedavisinin geniş kapsamlı ve bütüncül olması gerekiyor.Gideceğiniz merkezlerin bütüncül bir terapi uygulayıp uygulamadığına dikkat ediniz.Çünkü;

1. Sadece nefes terapisi ya da diyafram solunumu ile kalıcı bir başarı sağlanmıyor. Kısa bir zaman sonra iyileşme görülse bile, maalesef devamı gelmiyor. 
2. Sadece psikolojik tedavilerde bu sorunun çözümünde yetersiz kalıyor. Çünkü kekemelik tipik bir psikolojik hastalık değil, daha derin boyutları olan bir konuşma bozukluğu.
3. Konuşma teknikleri kısa bir zaman sonra ilk günlerdeki etkisini yitiriyor. Çünkü kekeme olan bir insan yılların verdiği bu kekeme psikolojisini içselleştiriyor ya da adeta onun bir karakteri haline geliyor. 
4. Yoga ve meditasyon gibi teknikler insanı rahatlatan ve iç huzura götüren yöntemlerden bir tanesi. Ve bunun sonucunda akıcı konuşma sağlansa da, en ufak stresli ve heyecanlı durumlarda tekrar kekeleme ihtimali içten bile değil. 

5. Hipnoz süreçleri genelde belirli bir zaman sonra etkisini gösteriyor.Başlangıçta, özellikle stresli durumlarda insana psikolojik yönden yeterli güven duygusunu vermiyor. 
6. Konuşma hızını düşürmek belli bir süre işe yarasa da bir süre konuşma yeniden bozuluyor. 
7. Peki olması gereken nedir? Bütün bu teknikleri tek tek değil de bir bütün olarak,hepsini bir arada uygulamak gerekiyor.Böyle bütüncül bir yaklaşım tedavinin kalıcılığını artırıyor.Geri dönüşleri engelliyor.

Psikolog Asım Eren’in kitabından alınmıştır.

Kaynakça

AKGÜN, Ö. “Türkçe Konuşan 3-6 Yaş Grubundaki Kekemeliği Olan Ve Olmayan Çocukların Konuşma
Akıcısızlıklarının İncelenmesi” Dil ve Konuşma Terapistliği Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eylül, 2005 A. AYTUNA, Hasip   MİLLÎ EĞİTİM BASIMEVİ.1.Baskı-İSTANBUL -1960.
BALTAŞ, Zühal, BALTAŞ, Acar, Stres ve Başaçıkma Yolları, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1988.
Bugay, F., “Aile tutumlarının kekemelik problemi olan çocukların psiko-sosyal gelişimine etkisinin incelenmesi”, Hacettepe Üniversitesi Yayınlanmamış Bilim Uzmanlığı Tezi, Ankara, 1990.
CENKSEVEN, F., “Kekeme Ve Kekeme Olmayan Çocukların Anne-Çocuk İlişkisini Reddedici Algılama Düzeylerinin Öz-Kavramlarına Etkisinin Karşılaştırılması” Çukurova Üniversitesi,Sosyal Bilimler Enstitüsü,Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,ADANA-2000 
DUMANOĞLU, A. “Kekemelerde Yaygın Kekemelik Tutumlarının Kaygı Ve Depresyon Düzeyleri Açısından İncelenmesi” .Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü . Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İzmir, 2006 
DSM-IV-TR., “Tanı Ölçütleri Basvuru Elkitabı”, Amerikan Psikoloji Birliği Hekimler Yayın Birligi, 2004.
Embiyaoglu, G., “Kekemeliğin psikolojik ve psikanalitik açıdan incelenmesi”, İstanbul Üniversitesi Cerrah Pasa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kürsüsü, Doktora Tezi, İstanbul,1976.
Eryavuz, A., “Kekemelik tedavisinde Pasif Hava Akımı Tekniği’nin geçerlilik çalışması”, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İzmir,1998.
Madanoğlu. G.K, “Kekeme Çocuklar  İçin  Bir Tarama Çalışması Ve Kekemelikle Baş Etme Konusunda Hazırlanmış Bir Programın Değerlendirilmesi”, Marmara Üniversitesi,Eğitim Bilimleri Enstitüsü,Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı, Doktora Tezi , İstanbul, 2005 
ŞENBAY, Nüzhet, “Alıştırmalı Diksiyon Sanatı”  Milli Eğitim Yayınları-İstanbul-1991 VURAL, Birol. “Doğru Ve Güzel Konuşma Sanatı” .Hayat Yayınları.6.Baskı.İstanbul-2007 Yıldırım,İbrahim-Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi.sayı:6.syf:175-189.1991
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi