Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Dikkatimi çeken O yazı
#1
Arkadaşlar  facebook ta Kekemelik Pratik Bilgiler, Çalışmalar ve Özyardım adlı grubumuzda bir Arkadaşımızın paylaştığı bir yazısı dikkatimi çekti  
dikkatimi çeken o yazı ''DÜŞÜNCE ( KONUŞACAKLARINI BEYİNDE NETLEŞTİRME ) ''
Arkadaşımızın bu görüşüyle ilgili duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum
kekemelikle ilgili bir çok yazı okudum fakat bir konudaki zıtlık dikkatimi çekti
bazı şahıslar şu fikri savunmaktadır ''kekeme birey konuşma anında ne anlatmak istiyor bunu kafasında toparlayamadığı için(kararsızlık) bu durum bireyin kekelemesine sebep olan diğer faktörler(stres kaygı falan ) gibi kekelemesine sebep oluyor'' derler
yine bazı şahıslar ''kekeme birey ne diyeceğini bilmekte fakat bunu söylemekte zorlanmaktadır ''der
tecrübelerim bana gösteriyor ki
konuşma anında bazen ne diyeceğimi bilmediğim durumlarla(kararsızlık) karşılaşıyorum ve karşımdaki kişiyi fazla bekletmemek için düşünmeden konuşuyorum yani o an aklımdan ne geçiyorsa bunu söylesem mi söylemesem mi bunu sorgulamadan konuşu veriyorum bazen böyle durumlarda düşünmeden konuşmak başıma dert açıyor ama konuşurken az zorlandığımı gördüm
düşünerek planlı konuştuğum zamanlar kekeleme sıklığım mekana ve şartlara bağlı olarak azalıyor yada artıyor bu durumumun böyle değişken olmasını fazla arkadaşım olmamasına ve kekelemekten korktuğuma bağlıyorum
mesela kekemelik sıkıntısı çekmeyen diğer bireyler düşüncelerini söylemekte zorlanmıyor çünkü bunun alıştırmalarını sürekli konuşarak yapıyorlar
ne düşünüyorsunuz yazın lütfen

Alıntı:değerli bir arkadaşımız : Benim görüşüm, kekemeliğe başlangıç aşamasında ne söyleyeceğini ya da nasıl söyleyeceğinden süphe etme ile başlıyor. İleriki aşamalarda, söyleyeceklerinden emin de olsan bu durum tekrarlıyor. Çünkü çoğu kez emin olduğum ya da bildiğim konuyu anlatırken kekemeliğim oldukça azalıyor.
Cevapla
#2
Merhaba Mert bey,
feys grubunda paylaşılan bu güzel düşünceyi foruma aktardığınız için teşekkürler. Burada gerçekten çok enteresan olan bu konu daha geniş, daha ayrıntılı ve daha bireysel tartışılabilir bence.

Zaten kekemelik hakkında netleşmek, gün be gün yaşadığımız kekemelik gerçeğimizle yüzleşmek sorunu çözmek yolunda ilk aşamayı teşkil ediyor. Kekeme olan birey kendi kekemeliğini tanımadan kendisine önerilen çözüm araçlarını da sorgulayamaz ve şarlatanlar tarafından kandırılmaya elverişli hale gelir.
Mert Aksoy Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Arkadaşlar facebook ta kekeme olmak güzeldir adlı grubumuzda bir Arkadaşımızın paylaştığı bir yazısı dikkatimi çekti (...)
bazı şahıslar şu fikri savunmaktadır ''kekeme birey konuşma anında ne anlatmak istiyor bunu kafasında toparlayamadığı için(kararsızlık) bu durum bireyin kekelemesine sebep olan diğer faktörler(stres kaygı falan ) gibi kekelemesine sebep oluyor'' derler
Bu iddia tamamen kekeme olmayan insanların izlenimini yansıtıyor. Kendileri kekemelik gerçeğini bilmedikleri için kendilerinin yaşadığı kararsızlık veya şaşkınlık anındaki tereddütleri, konuşurken gösterdikleri aksamaları 'kekemelik' ile özdeşleştiriyorlar. Ondan sonra da stres, kaygı gibi faktörler de eklenince 'gerçek' kekemeliğin ortaya çıktığını söylüyorlar. Bu tamamen yanlış olan bir iddiadır ve maalesef kendilerini 'uzman' diye tanıtan kişiler tarafından Türkiye'de hala savunulmaktadır.
Mert Aksoy Adlı Kullanıcıdan Alıntı:yine bazı şahıslar ''kekeme birey ne diyeceğini bilmekte fakat bunu söylemekte zorlanmaktadır ''der
Bu iddia ise kekemeliğin uluslararası tanımlanmasının bir parçasıdır. 'Kekeme birey ne diyeceğini iyi bilmekte fakat bunu söylemekte zorlanmaktadır'.
Mert Aksoy Adlı Kullanıcıdan Alıntı:tecrübelerim bana gösteriyor ki
konuşma anında bazen ne diyeceğimi bilmediğim durumlarla(kararsızlık) karşılaşıyorum ve karşımdaki kişiyi fazla bekletmemek için düşünmeden konuşuyorum yani o an aklımdan ne geçiyorsa bunu söylesem mi söylemesem mi bunu sorgulamadan konuşu veriyorum bazen böyle durumlarda düşünmeden konuşmak başıma dert açıyor ama konuşurken az zorlandığımı gördüm
Sizin bu izleniminizi paylaşan birçok kekeme tanıyorum. Konuşacağımız, söyleyeceğimiz sözleri ne kadar az planlıyorsak (düşünmek kelimesini kullanmak istemiyorum çünkü düşünmeden konuşamayız; burada söz konusu olan ne kadar önceden söyleyeceğimiz ifadeleri planlamamız) o kadar da az takılıyoruz. Başımıza dert açabilecek tek şey, düşünmeden konuşmak, yani icabında konuyu karıştırmak.
Mert Aksoy Adlı Kullanıcıdan Alıntı:düşünerek planlı konuştuğum zamanlar kekeleme sıklığım mekana ve şartlara bağlı olarak azalıyor yada artıyor bu durumumun böyle değişken olmasını fazla arkadaşım olmamasına ve kekelemekten korktuğuma bağlıyorum
Bu kişisel bir tespit ile yorumdur. Eğer yorumunuz doğruysa bundan sonra daha fazla arkadaş edinmeyi, arkadaşlara kekeleme sıkıntınızı anlatmayı ve yabancı insanlarla konuşa konuşa kekeleme korkusunun üstesinden gelmeyi tavsiye ederim.
Mert Aksoy Adlı Kullanıcıdan Alıntı:mesela kekemelik sıkıntısı çekmeyen diğer bireyler düşüncelerini söylemekte zorlanmıyor çünkü bunun alıştırmalarını sürekli konuşarak yapıyorlar
ne düşünüyorsunuz yazın lütfen
Ben de aynı izlenimleri kendimde yapmıştım. Diğer insanlardan farkım ne diye her zaman kendi kendime sorardım. Dil, dudak, damak hepsi aynı, neden bunlar duraksamadan düşüncelerini ortaya atabilir de ben niye ikide bir takılıyorum, takıldıkça kelime değiştiriyorum ve karman çorman bir şey yaratıyorum.
Sonunda hepsi kekemelik korkusunu atmakla geçti. Sunum yaptığım veya bir topluluğa hitap ettiğim zaman kekemeliğimi her an açıklamaya hazır olduktan sonra, bunu birkaç defa uyguladıktan sonra önceki kaygılarım geçti. Kekemeliği bir gerçek olarak tanıttığınız zaman dinleyiciler genellikle anlayış gösterir. Ama kekemeliği utanarak veya suçmuş gibi yansıtırsanız ve kendinizi suç üstü yakalanan bir katil gibi hissederseniz dinleyicilerin reaksiyonları da ona göre olur. Çözüm kekemeliği öz güvenli bir şekilde negatif duygulara kapılmadan izah etmek. Bunu deneyin ve tecrübelerinizi aktarın!
Mert Aksoy Adlı Kullanıcıdan Alıntı:
Alıntı:değerli bir arkadaşımız : Benim görüşüm, kekemeliğe başlangıç aşamasında ne söyleyeceğini ya da nasıl söyleyeceğinden süphe etme ile başlıyor. İleriki aşamalarda, söyleyeceklerinden emin de olsan bu durum tekrarlıyor. Çünkü çoğu kez emin olduğum ya da bildiğim konuyu anlatırken kekemeliğim oldukça azalıyor.
Çünkü... ile başlayan cümleye tamamen katılıyorum. Emin olduğumuz konularda daha az kekelememiz birçok kişi tarafından izlenmektedir. Ama sonuçta bu sadece 'az' veya 'çok' kekelediğimiz ortamları birbirinden ayıran faktörlerden biri.
Eğer kekeleyip kekelememek sadece konuya hakim olmak olgusuna bağlı olsaydı yazılı bir metni sesli okuduğumuz zaman hiç kekelemememiz gerekirdi. Fakat tam da bu konuda görüşler (veya deneyimler) ayrılıyor.

Kekemelerin bir kısmı sesli okurken daha az veya hiç kekelemiyor, diğer kısmı da daha fazla takılıyor. Bu tespitlere de farklı yorumlar getirebilirsiniz. Örneğin belli harflerden/sözcüklerden kaçınan kişilerin sesli okurken bu yönteme başvuramadığı, takılacakları kelimeleri de söylemek zorunda olduklarından daha çok kekeledikleri yorumu getirilmektedir.
Daha az kekeleyen insanlar da yazılı metne konsantre olduklarından, yani yazılı metne odaklandıklarından kekelemediğini filan söylüyor. Nitekim bunların hepsi sadece birer yorumdur, gerçek nedeni bilinmiyor.

Ama tüm kararsızlık veya emin olmama iddiaları okuma tezi ile çürütülebilir.

Sizin sesli okurken kekeleme veya kekelememe deneyimleriniz nasıl?

Ben mesela daha kekelemekten korktuğum dönemlerde (ortaokulda) okurken daha fazla kekelerdim. Özellikle sesli harflere takılır, gözlerimi yumar, daha sonra bulunduğum yeri bulamazdım. Bu durum da daha fazla heyecanlanmama neden olur ve beni tamamen teslim alırdı.

Kekemelik korkusunu attıktan sonra artık 100-200 kişinin karşısında konuşurken de hiç bir takılma kalmadı, bunu çok defa denedim. Ama spontane konuştuğum veya yabancı bir dilde (Türkçe yabancı dil olduğu halde onu yabancı dil olarak saymıyorum, daha çok İngilizce veya Fransızca gibi yarım yamalak bildiğim dilleri kastediyorum) okuma yaptığım zaman kekelerim.

Hatta şunu da izledim: Benim için anlamsız fakat karşımdaki insan için anlamlı olan bir metni okuduğum zaman (Bir Yunanlıya Yunanca bir cümleyi okudum, ben sadece harfleri seçerek okudum, kendisi de anladı) kekelerim! Bu da ilginç bir izlenim, birkaç yabancı dille deneyerek doğruladım.

Neyse, konuyu biraz saptırdım galiba.
Ama esas bu tür tespitler insanı ileri götürür. Kendi kekemeliğini çok iyi bildiğin zaman seni artık korkutamayacaktır da ondan.
Size iyi günler dilerim.
Petra
#kekelemek #kekemelik #VanRiperTürkçe
Ara
Cevapla
#3
Merhaba Mert Bey,

Kekemelik dünyasinin en can alici noktasina deginmissiniz. Kekelemek ve konusmak arasinda o kadar ince bir cizgi var ki, mesele konusma becerisini en saglikli bir bicimde olusmasini saglamak. Bu olay kekemeler icin o kadar da kolay degil maalesef. Kekemeler konusmaya baslamadan veya konusurken sonra ki söyleyecegi kelimeyi "evet söyleyebilirim" yada "eyvah takilacagim" diye otomatik düsünüyor ve ikisinden biri muhakkak oluyor. Burada cevaplanmasi gereken bir soru var. Nereden biliyor takilacagini yada takilmayacagini? Beyin nasil isliyor ve karar veriyor?

Kekeme olarak bence beyinimiz ve bilincaltimiz kekemeligi,takilip-takilmayacagimizi o kadar kabullenmis, inanmis ve kaliplasmis ki bunu temizlemek söküp atmak uzun bir yolculuk ve emek istiyor.

Bu derdi yasayan bütün kekeme arkadaslarima basari ve sifa diliyorum.

iyi aksamlar
Ismail
"ya kendini ifade et ya da kargo olarak yoluna devam et"
Lon L. Emerick
#Kekemelik #VanRiper #Stottern
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi