Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Doğru diksiyonun önemi/ bir mor vampir
#1
Kekeme olmayan insanlara 3 kelimelik bir tekerlemeyi hızlı söylettirdiklerinde insanlar tekliyor.

Nedeni: doğru diksiyona sahip olmayan insanlar günlük hayatta normal diyaloglarda tamamen akıcı olsalar da, sadece harfleri tam kurallara göre çıkarabilenlerin başarabileceği basit bir tekerlemede tekliyorlar.

Dikkat edin , tekleme olan yer sessiz harf, vampirin v sinde tekliyorlar.
Çünkü normal hızda diksiyon hatası sorun çıkarmaz iken , yüksek hızda hata
direk kendini ele veriyor.

Bu aynı şuna benziyor: Turbolu bir arabanın turbosunun bozuk olduğunu düşük devirlerde
anlayamazsınız, ancak yüksek devirlere çıkınca oluşan çekiş kaybından anlayabilirsiniz.

Tabi diksiyon kekemelik için tek faktör değil, ama olmazsa olmaz.
Diğer türlü streste hızınız biraz artınca teklemeye başlarsınız.
Diksiyonu düzgün olanlar hızlı konuşsa da her harfi anlaşılır ve tekerleme söylerken
takılmazlar.

Kendinizi basit tekerlemeleri yavaş ve hızlı okuyarak test edin.Eğer harf yutuyorsanız diksiyon
hatası yapıyorsunuz demektir ve bu streste kendini tekleme olarak gösterir.

Ara
Cevapla
#2
(01/10/2019, 21:01)Tommiks Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Kekeme olmayan insanlara 3 kelimelik bir tekerlemeyi hızlı söylettirdiklerinde insanlar tekliyor.

Nedeni: doğru diksiyona sahip olmayan insanlar günlük hayatta normal diyaloglarda tamamen akıcı olsalar da, sadece harfleri tam kurallara göre çıkarabilenlerin başarabileceği basit bir tekerlemede tekliyorlar.

Diksiyonun birinci derecede kekemelikle hiçbir alakası yoktur, onu unutmayalım!
Diksiyonu çok düzgün olan kekemeler vardır - ama yine de kekeliyorlar.

Özellikle Toastmasters kulüplerinde kekemelerin birinciliği aldıklarını sıkça okuyoruz. Diksiyon tam, vurgu, beden dili filan hepsi süper... Ama bu demek değildir ki bu insanlar artık kekeme değildir.

Ben üniversite yıllarımda hem şan dersi (doğru nefes, doğru ses çıkarma vs.) hem de diksiyon dersi aldım.
Özellikle diksiyon dersinde tekerleme vs. çok okutuyorlardı, evde çalışma yapmamızı söylüyorlardı ben de çok çalışma yapıyordum.

Kursta da benim diksiyonum hepsinden iyiydi. Özellikle yüksek sesle okuma, tiyatral konuşma tarzı, hitabet filan... Bunları en iyi ben becerebiliyordum. Yüksek sesle okuma cesaretim de vardı - çoğunun (ki hiçbiri kekeme değildi) yoktu. (Hepsi öğretmen adayıydı)

Ama kekemeliğe etkisi oldu mu olmadı mı diye soracak olursan... Şöyle oldu: İnsanların karşısına çıkıp sunum yapmam sorun olmaktan çıktı. Aynı tiyatral konuşmayı, aynı hitabeti şimdi de her ortamda uygulayabiliyorum ve kekemelik sıfır.

Ama sahneden aşağı indiğimde - atıyorum - bir bardak su istersem takılabilirim.
Buna alışmak da kolay değil. Çünkü daha beş dakika önce herkes 'Vay ne güzel konuştun' diye övgüler yağdırdı ama o akıcılığı günlük yaşamda tutturamıyorsun.

Yine de herkese diksiyon dersi veya Toastmasters gibi şeyler tavsiye ederim. Doğru diksiyon, doğru hitabet kekemeliğe de iyi gelir, en azından dilinle, konuşma tarzınla oynayarak bişeyler değişebildiğini fark edersin.

Başka bir örnek: benim anadili Rusça olan bir arkadaşım yabancılar için Almanca öğretmenidir. Ergenlikten sonra Almanca öğrendiği halde benim tanıdığım yabancılar arasında telaffuzu en iyi olan insandır. Kendisi ağır bir kekeme.

Yani seninle normal bir ortamda sohbet ettiğinde her cümlede en az 3-5 kere takılır. Ancak öğrencilerine ders verdiğinde kekemelik sıfır. Neden? Çünkü farklı bir konuşma tarzı uyguluyor. Yavaş, net ve vurgulu konuşuyor. Şimdi diyeceksin ki madem ki bunu yapabiliyor, niye günlük yaşamda bunu uygulamıyor? Uygulayamıyor işte. 
Kendisi de diyor, 'kurs için en doğru tarz budur çünkü öğrencilerim Almancayı daha yeni yeni öğreniyor, hızlı konuşsam beni anlamazlar. Ama seninle bu şekilde konuşsam kendim olamıyorum.'

Onun dışında normal konuşanların teklemeleri kekemelikle özdeş değildir. Bu konuda şu yazıyı okumanı tavsiye ederim:
http://kekemelikforum.com/konu-her-insan...midir.html
#kekelemek #kekemelik #vanriper
Ara
Cevapla
#3
Çok değerli bilgiler verdiniz.

Çok teşekkürler Petra Hanım.


Zaten videolarınızda çok net konuşuyorsunuz.

Bahsettiğiniz çalışmaları yapmanız çok şey kazandırmış.

Diksiyon sadece bir ayak, bunun yanında nefes ve duygular da var

Bahsettiğiniz kişiler kendi ortamlarında patron oldukları için ve onları 
o ortamda kimsenin yargılayamayacağını bildikleri için sakin kalarak akıcı oluyorlar.

Fakat dışarı çıkınca artık patron olmayınca duygusal sakinlik kayboluyor ve 
teklemeler başlıyor.Bir restoran müdürü hikayesi okudum, işindeyken yani patron rolünde akıcı, dışarda patronluk kalmayınca kekeliyor.Çünkü konfor bölgesi dışında duygusal travma etkisi altında.

Duygu temizliği yaparak kısmen de olsa rahatlayabilirler.
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi