Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Farkındalık Gökyüzünden Aşağı Düşmez...
#1
Farkındalık çalışmasını kekemelerden başka hiç kimsenin neden yapamadığına dair bir mütalaa...

Sizleri uzaktan izleyen biri olarak nelerin dikkatimi çektiğini size anlatmak istiyorum.
  • İnsanların kekemelere karşı saygısız davranmalarından yakınıyorsunuz ama sesinizi etmiyorsunuz!
  • İş konusunda kekemelere karşı duyarsızlık sergilendiğini, 'diksiyon' gerekçesiyle işe alınmadığınızdan yakınıyorsunuz ama protesto etmiyorsunuz!
  • Kekeme olan terapistlerin lisans eğitimine alınmadığından şikayetçisiniz ama kampanya başlatmıyorsunuz!
  • Kekemeliğin geçmeyeceğini içgüdüsel olarak hissediyorsunuz ama %100 çözümcüleri teşhir etmiyorsunuz!
Anlaşılan sizin durumunuz, bizim Almanya'daki durumun 40 önceki haline benziyor.
Size, durumlarından hoşnut olmayan Alman arkadaşlarımızın kendine çare bulmak için neler yaptıklarını ve hangi başarıları elde ettiklerini tek tek anlatmaya çalışacağım.

Özyardım gruplarının kurulması

Aynı sorunu paylaşan insanlar oturdukları kent ve kasabalarda dert ortakları arayarak grup kurdular. Bu gruplar belirli zamanlarda (haftada bir, iki haftada bir) buluşup çalışma yapıyor. Grupların resmileşmesi için dernekler kanunu bünyesinde kurumlaştılar. Almanya'nın çeşitli yerlerinde bulunan gruplar konferans ve kongre düzenleyerek ortak bir federasyon kurdular.
Daha fazla bilgi için bakınız

Uzmanlaşarak broşür ve kitapçık hazırlamak

Kekemeler 60'lı 70'li yıllarda mevcut çözüm modellerinden memnun olmadıkları için çözüm arayışına girdiler. Yurtdışına çıkıp daha cazip modeller aradılar. Uluslararası alanda yürütülen bilimsel çalışmalara katılıp gerekli alanlarda uzmanlaştılar. Bilimsel çalışmaları Almanya'nın çeşitli üniversitelerinde, örneğin terapist eğitiminde veya kekemeliğin kaynağını araştıran nöroloji fakültelerinde oturttular.
Artık kekemelikle ilgili güvenilir bilgilerden oluşan broşürler ve kitaplar hazırlanarak özellikle eğitim ve sağlıkla ilgili kurumlara dağıtılıyor. Bu bağlamda örneğin kekeme öğrencilerin okullarda engelli haklarından faydalanmasını sağlamışlar. Aynı zamanda federasyonun direktifinde çocuk doktorlarına dağıtılmak üzere güvenilir bilgi içeren bir broşür hazırlandı. Bunun ötesinde 'kekemelik' konusunun küçük çocuklarda düzenlenen seri kontrollerde sorgulanmasını da sağlamışlar.
Ayrıca kekemelere yönelik (terapi / öz terapi amaçlı) kitapların (yabancı dillerden de çevrilerek) federasyonun kendi yayınevi (Demosthenes Yayınları) bünyesinde yayınlanmasını sağlamışlardır.

Lobi çalışması yürütmek

Kekemelik Özyardım hareketi kurumlaştıktan sonra Sağlık ve Eğitim Bakanlıkları ile irtibata geçip lobi çalışması yapmaya başladı, örneğin terapist eğitiminden sorumlu okullarla işbirliği yaparak terapist adaylarına yönelik eğitim veriyorlar. Terapistlerin çalıştıkları kurumların bağımsız kurumlar tarafından (örneğin üniversiteler tarafından) belli kıstaslara göre değerlendirilmesini koordine veya en azından takip ediyorlar. Kekemelik araştırması yapan seçkin öğrencilere burs veriyorlar. Almanya çapında çalışan terapist ve kurumlar arasında 'güvenilir / sertifikalı uzman' olanlarının bir listesini hazırlayıp sürekli güncelleştiriyorlar. Bu liste ihtiyaç duyan her kekeme ve kekeme ebeveynlerine dağıtılıyor. Ayrıca bir telefon danışma hatları bulunmaktadır. (Bir şey unuttuysam beni bağışlayın, bilen varsa tamamlasın).
Bugün Almanya Kekemelik ve Özyardım Federasyonu'nun onaylamadığı terapilerin işi zordur. Yok değil, ama bilimsel süpervizyonu olmadan çalışmak veya üniversite öğrencilerinin yapmak istediği memnuniyet değerlendirmesini reddetmek bir merkezin şöhretine zararlıdır.
(Hala yüklü paralar harcayıp TV showlarında reklam yapan tek tük merkezler vardır, maalesef danışanları sonunda yine 'güvenilir' diye bildiğimiz merkezlere düşerler.)

Kamuoyu ve farkındalık çalışması yapmak

Herbir özyardım grubu fırsat buldukça belediye etkinliklerinde veya fuarlarda stant kurup federasyonun broşürlerini dağıtıyor. Bu hem kekeme olan üyeler için bir duyarsızlaştırma çalışması oluyor, hem de muhatap oldukları kişilere kekemelik konusunda doğru bilgi verebiliyorlar.
Örneğin Köln grubu her 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık gününde ana okullarına kahramanı kekeme olan resimli bir çocuk kitabı bağışlıyor. Bu kampanya ile hem okul öncesi öğretmenler kekemelik konusunda bilgilendiriliyor hem de kitap anaokulu ortamında çocuklara okutularak empati yaratılıyor.

Bugüne kadar hangi kazanımları elde ettik?
  • Almanya'daki kekemeler hala bazı konularda dezavantaj yaşasalar dahi toplum tarafından kabul görmektedir
  • Öğrencilere okulda gerekli ayrıcalıklar tanınmaktadır
  • İş tamamen konuşma odaklı değilse kekemelik istihdamda sorun edilmiyor
  • Almanya'da artık ilgili hiç kimse kekemeliğin alışkanlık veya davranış bozukluğu olduğunu iddia etmez, herkes nörofizyolojik bir bozukluk olduğunu bilir
  • Kekemelik dendi mi Kekemelik ve Özyardım Federasyonu'ndan geçilmiyor.
Bunu yapan kim? %100 kekemelerdir. Kekeme olmayan destekçiler ve uzmanlar varsa bile ipler kekemelerin elindedir.
Ve sorunun çözümü sadece böyle olabilir.

Ben ne diyorum?
Alıntı:Bir erkek çok iyi bir doğum uzmanı olabilir ama doğum sancılarını hissetmek için öncelikle kadın olmak lazım!
İlk çocuğuna hamile olan bir kadın erkek bir doktora: 'Doktor bey, doğumdan çok korkuyorum, ne tavsiye edersiniz?' dese, nasıl bir cevap alır sizce?
Aynı soruyu kadın bir doktora sorsa ne diyecek: 'Kzım bak, ben ilk çocuğuma hamileyken...'
Ondandır arkadaşlar!

Size ilk tavsiyem: Kendi çevrenizdeki kekemelerle en kısa zamanda grup kurup düzenli olarak buluşun, birbirinize destek olun. Gerisi gelir!
Size mutlu ve başarılı bir yıl 2017 dilerim!
Petra
#kekelemek #kekemelik #VanRiperTürkçe
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi