Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kekemelerin Beyninde Neler Oluyor?
#1
Konuşma Bozuklukları:

Kekemelerin Beyinlerinde Neler Oluyor?

Kekemelerin çoğu sorunsuz olarak şarkı veya şiir okuyabiliyorlar. Acaba konuşmaları neden aksıyor?

(Yazar: Lea Wolz)

28 Şubat 2018 Çarşamba tarihli Der Spiegel dergisinden

Neden bazı insanlar bazı kelimeleri akıcı söyleyemiyorlar? Bilim adamları uzun süre bu konuya cevap bulamadı. Ancak hassas görüntüleme yöntemleriyle artık kekeleyen bireylerin beyinlerinde hangi yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin bulunduğu gittikçe daha iyi tespit edilebilir.

Bir yandan çeşitli genetik sebepler var. Diğer yandan da mevcut farklılıklar, beynin adapte olması ve var olan zafiyetleri telafi etmeye çalışmasından kaynaklanıyor.

İnsanların çoğunda beynin konuşma ve dilden sorumlu bölgeleri beynin sol lobunda bulunmaktadır. Ancak kekeleyen insanlarda sinir hücreleri yoğun olan ve merkezi sinir sisteminin bir bölgesini oluşturan 'gri madde'de zayıflık/eksiklik var. Ayrıca beyindeki konuşma bölgelerini birbirine bağlayan belli başlı lif yolları yeterince gelişmemiş bulunmaktadır. Örneğin konuşmanın planlanmasından ve konuşma hareketlerinin uygulanmasından sorumlu bölgeler ile işitsel geribildirimden sorumlu bölgeler (yani kendi konuşmasını işiterek takip etmek) arasındaki iletişim yazı kalıyor.

Kekemelik neden her zaman olmuyor?

Her konuşma eylemi çok ince ve uyumlu bir sanat eseridir. Biz konuşurken kendi sesimizi duyuyoruz ve bunu yaparken bir sonraki heceyi planlıyoruz. Bochum Ruhr Üniversitesi St. Elisabeth Hastanesi Fonyatri ve Pedodoloji Bölümü Başkanı Katrin Neumann, 'Kekemelerde özellikle işitsel geribildirimin konuşmanın motorik planlanmasıyla iyi uyuşmadığı gibi görünüyor Duyuların algılanması ile kasların yönetilmesi arasındaki koordinasyon aksamaktadır' diyor.

Kekemelerin başlarına bir kulaklık takılıp kulakları yüksek bir sesle tamamen sağırlaştırılırsa veya kendi konuşmaları gecikmeli olarak geri bildiriliyorsa genelde akıcı konuşabilirler. Sol yarı küredeki lif bağlantıları zayıf olduğu için muhtemelen sağ lob devreye girip mevcut zayıflığı gidermeye çalışıyor. Bu bölge kekemelerde normal konuşanlara göre daha aktif çalışıyor.

Ancak bu kompanzasyon her zaman işlemiyor. Örneğin stres altında bu hassas sistem dengeden çıkıyor. Bu konuda Göttingen Üniversitesi Nörofizyoloji Uzmanı Martin Sommer diyor ki: 'Bir benzetme yapacaksak zaten iyi çekmeyen bir araba radyosu düşünelim. Ek bir etken geliyorsa (bir bina veya tünel gibi) bağlantının kalitesi yetmeyebilir. Zaten baştan beri zayıf işleyen sistem geçici olarak tamamen bozuluyor.' Bu kekemeliğin neden sürekli görülmediğinin de açıklamasıdır.

Beyindeki kritik bölgeler nasıl etkilenebilir?

Biraz sadeleştirilmiş bu model ile kekemelerin neden sorunsuz bir şekilde şarkı veya şiir söyleyebildiğini de açıklayabilir. Bunun bir sebebi, ezginin (melodinin) veya ritmin dışarıdan gelen bir 'ritim makinesi' gibi beyindeki zayıf bölgelerin doğru zamanlamayı tutturmasına yardımcı olması olabilir. Aktüel araştırmalar, lif yapısının çocukluk çağından itibaren farklı göründüğünü göstermiştir.

Ancak bugüne kadar çağdaş görüntüleme yöntemleriye elde edilen bilgilerin terapi sürecine henüz doğrudan bir etkisi yoktur. Martin Sommer, 'beyindeki kritik bölgelerde olup bitenleri yavaş yavaş anlıyor, bunların nasıl etkilenebileceğini öğreniyoruz' diyor.
Örneğin bir araştırma çerçevesinde bir grup denek bir yandan konuşma egzersizleri yaparken diğer yandan beyinlerinin belli bölgelerine elektrik uyarılar verilmiştir. Bu şekilde terapinin etkisinin daha kalıcı olup olamayacağı deneniyor. Araştırma sonuçları henüz yayınlanmadı.

İşin iyi tarafı: etkili terapilerle kekemelerin beynindeki özellikler en azından kısmen değiştirilebilir. Bu da artık kanıtlanabilir.

Kekemlikle ilgili hurafeler: Kekemelerin dilleri mi tembeldir?

1. Hurafe: Anne-babalar suçlu. Çocuklarına çok sert davranıyorlar, konuşma/dil açısından çocuktan yapabileceğinden fazlasını talep ediyorlar.

Gerçek: Anne-babaların çocuklarını yetiştirirken/eğitirken sergiledikleri davranış kekemeliğin oluşmasında kısmen de olsa sorumlu değildir.

2. Hurafe: Çocuğum çılgınca oynadı ve düştü. O gün bu gündür kekeliyor.

Gerçek: Genetik etkenlerin dışında kekemeliği tetikleyen unsurların ne olduğu sorusu çoğu zaman tam cevaplanamıyor. Ancak kekemeliğin başlangıcıyla çakışan bir olay (düşme gibi) geriye bakarak haksız yere kekemeliğin nedeni olarak algılanıyor. Fakat bu tür olaylar ancak ve ancak tetikleyici unsur olabilir. Bu demek oluyor ki: başka bir olay olsaydı genetik yapısı itibarıyla hassas olan bu beyin yine kekemelikle tepki verirdi.

3. Hurafe: Küçük çocuklar kekelediklerinin farkında değiller

Gerçek: Elbette yaş ilerledikçe kekemelik bilinci de artar. Ancak 2 yaşındaki çocuklar bile kekelediklerinin farkında olup belli başlı ortamlardan kaçmaya başlayabilir.

4. Hurafe: Kekemelerin psikolojik sorunları vardır ve o yüzden kekeliyorlar

Gerçek: Kekemelik ilgili bireyler için çok ağır bir yük ve hüsranla bağlı olabilir. Bunun sonucunda psikolojik sorunlar oluşabilir. Ancak bunlar kekemeliğin nedeni değildir. Bastırılmış arzu ve istekler de kesinlikle kekemeliğin nedeni değildir.

5. Hurafe: Kekemelerin dilleri tembeldir

Gerçek: Gerçekten antik çağda kekemeliği bozuk bir konuşma mekanizmasına bağlıyorlardı. Bu nedenle ilgili kişilerin ağızlarına çakıl taşı doldurarak bunları ağızlarında oynatıyorlardı. Fakat bunun hiçbir faydası yoktur.

6. Hurafe: Çocuklar konuşabildiklerinden daha hızlı düşünüyorlar

Gerçek: Bunun için hiçbir kanıt yoktur.

7. Kekemeler daha az zekidir

Gerçek: Kekemeliğin zekayla hiçbir alakası yoktur. Kekemeler diğer insanlar kadar zekidir. Ne söylemek istediklerini de biliyorlar. Fakat bazen daha fazla zamana ihtiyaçları vardır.

Almanca orijinalı: http://www.spiegel.de/gesundheit/diagnos...90534.html
#kekelemek #kekemelik #VanRiperTürkçe
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi