Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kekemeliğin Sebepleri ve Çareler Üzerine
#1
??KEKEMELİK VE RUH, BEYİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR??
Kekemelik kısır döngüsünü besleyen derin yaralar,
Belki de derin izler, sürekli beslenmiş hatırlarla oluşan kalıp inanışlar,
Yetişkin olunca silinemiyor da tamamen bu izler,
Uzun yıllar mıhlı olarak çakılı kalan çiviyi çıkardığında kalan izler gibi
Adı üzerinde yetişkin, artık bir olgunlaşacak mertebe kalmamış, olmuş artık,
Derler ya insanın 7 yaşına kadar öğrendikleri 70 yaşına kadar öğrendiklerinden fazladır,
Ruh tarlasına ekilmiş olmuyor mu aslında bu negatif tohumlar,
Ruh dediğimiz duygu, düşünce, hissiyat ve hatta belki de 6.his dediğimiz esrara dair şeyler bile yine bu bilinmezlik alemi olan ruhun teşekkülatından mıdır, cevap evet gibi,
Ruhun kaptan köşkünde beyin oturuyormuş, ki zaten demezler mi nörolojik rahatsızlık bu, tam olarak sırrını çözen yok,
Beyin zaten kendisi başlı başına mucize ve esrar,
Beyinle ilgili her yeni bilgi beynin bilinmezlik oranını arttırıyormuş,
Onun mucize ve esrar olması 3-5 kg olan maddi şeklinden ötürü değil, ruhun kaptan köşkünde oturmasından ötürü olsa gerek, çünkü ruhun sırrı bizlere malum değil,
Mesele mekanik dışı alemimizle (bilinçaltı zihinsel ve duygusal alem) ilgili o zaman, 
Zaten ad takılmamış mı kekemeliğe ejderha ifadesi diye , var mı onu maddi gözlerle görebilen veya dokunabilen, ama sen öyle hücrelerine kadar hissediyorsun ki o ejderhayı,
Peki nerede bu ejderha, sanki sanal bir şey ama çok gerçekçi değil mi, bazen bizi boğuyor gibi bazen de çıkmaması için kelimenin set olmuş ağzımıza,
Ayrıyetten dile gelir, bir de bizimle de konuşur bu ejderha; kekeleyeceksin, kekeleyeceksin, blok yaşacaksın, o kelime senin en çok korktuğun harfleri içeriyor,
Sen de kimsin be adam demeye çalışırsın ama o öyle şekilde senin yanında her zaman hazır ve nazırdır ki nereden çıktın sen be demeye hak bile iddia edemezsin,
Bilinçaltı, ruh ve beyin denkleminde birşeyler var sanırım,
Onun da etkilendiği çevresel olaylar, negatif inanışlar ve duygusal kalıplaşmış mit lerimiz..
Belki bunları çözerek gerçek manada ilerleme kaydedebiliriz,
İlerleme diyorum dikkat edin, kökünden söküp atma değil,
Ama işin net olarak sırrı nedir acaba,
Bence Beynin esrarını çözen bu işi çözer,
Aslında ruhun sırrını çözen bu işi çözer desek daha mı iyi olur acaba... 
Bu da şu an itibariyle belki de sonsuza kadar imkansız olacağı için oturup pembe hap beklemek yerine imkanlı yolda mesafeler almak daha mantıklı gibi duruyor.
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi