Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kekemelik Tedavisinde ve Teşhisinde Tıbbi Faktörler
#1
Kekemelik tedavisinde ve teşhisinde gözardı edilmemesi gereken tıbbi faktörlerden en önde geleni Kulak Burun Boğaz uzmanının degerlendirmesidir herhalde.Bunun haricinde kekeme bireylerde mutlaka kontrol edilmesi yada yapılması gereken tıbbi testler nelerdir.Nöroloji uzmanının muhakkak değerlendirmesi ve çekilmesi gereken nöroloji dalı uzmanliginda beyin filmleri,testler vb. var mıdır?Tıbbi açıdan tecrübeleri olanlar varsa ve paylasirsa faydalı olacağını düşünüyorum.
Ara
Cevapla
#2
Merhaba Ayhan bey,
ayhan topaloglu Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Kekemelik tedavisinde ve teşhisinde gözardı edilmemesi gereken tıbbi faktörlerden en önde geleni Kulak Burun Boğaz uzmanının degerlendirmesidir herhalde.Bunun haricinde kekeme bireylerde mutlaka kontrol edilmesi yada yapılması gereken tıbbi testler nelerdir. Nöroloji uzmanının muhakkak değerlendirmesi ve çekilmesi gereken nöroloji dalı uzmanliginda beyin filmleri,testler vb. var mıdır? Tıbbi açıdan tecrübeleri olanlar varsa ve paylasirsa faydalı olacağını düşünüyorum.
Sizde nasıl bilmem ama bizde konuşma terapistine havale doktor tarafından yapılıyor. Çocuklarda çocuk doktoru da bunu yapabiliyorsa da genelde büyüklerde KBB uzmanı bu havaleyi yapmak zorunda. Bunun nedeni havale fişi veya 'reçete' (genellikle 10 seans içindir, devamı için terapist raporu bazında doktor uzatma reçetesi veriyor) ile terapist ücretini yasal sağlık sigortasından alıyor.

Olağan nörolojik muayenelerle (örneğin MRT) kekemelerdeki farklılıklar tespit edilemiyor. Beyin belirli eylemlerle meşgul iken aktif olan bölgeler görüntülenmeli ve ancak o zaman normal konuşanlara olan farklılıklar ortaya çıkabilir. Bunu da FMRT isimli bir yöntemle yapabilirler.

Kekemelerde beynin BROCA bölgesinde bir zaafiyet tespit edilmiştir. O bölge konuşmada gerekli olan hareketlerden yani dil, damak vs. olan artikülatörlerden sorumludur. Örneğin inme geçiren insanların broca bölgesi hasar görürse konuşma bozukluğu (genellikle afazi) yaşarlar.

Bu bölge aynı zamanda işitmeden sorumlu ve konuşmanın planlanmasından sorumlu olan bölgelerle iletişim içerisindedir. Ve bu iletişimi sağlayan bağlantılarda, liflerde bir zaafiyet tespit edilmiş. Bu sonuç üç ayrı deneyde elde edildiği için artık neredeyse kesin (yani tesadüfi değil) bir sonuç olarak kabul edilebilir. Ancak somutlaştırılamayan bir soru var: Bütün araştırmalar çocukluklarından beri kekeme olan yetişkin deneklerle yapılmış. Kekemeliği daha kronikleşmemiş yani geçme olasılığı olan çocuklarla aynı sonuçlar çıkarsa bu durum kekemeliğin kaynağı olarak varsayılabilir. Değilse de kekemeliğin sonucunda ortaya çıkmış bir durum olarak kabul edilebilir. Araştırmalar devam ediyor (ancak küçük çocuk denek bulmak çok zordur).

https://www.youtube.com/watch?v=TjDP15m2wHE
Filmin dublajını yapabilirsek Türkçesini yayınlarız.

Anlaşılan kekemelerin mevcut tıbbi sorunları yani beyin bölgeleri arasındaki iletişim zaafiyeti bilinmektedir. O yüzden kekemeleri tek tek bu konuda emarlara sokup incelemek muhtemelen yeni sonuçlara yol açmayacaktır. Tıbbın bu bağlamdaki sorunu, beyindeki bu zaafiyet nasıl giderilebilir veya nasıl dengelenebilir.

Şu anda Göttingen üniversitesinde filimde gösterilen kekeme profesörün yönetiminde terapi sonuçlarını değerlendiren bir çalışma yapılmakta. Yıllardır devam ediyor, ilk ön sonuçlar elde edilmiştir ama bu tür çalışmalar uzun nefes ister.
Aktüel çalışmada Van Riper terapisi alan almayan iki grup deneğin beyinleri kontrol ediliyor. Terapi alan grupta özellikle terapiden sonra belirgin bir değişikliğin olup olmadığı araştırılıyor. Bakalım hele nasıl sonuçlar çıkacaktır.

Bütün tıbbi bulgular kekemeliğin bedensel bir sorun olduğunu fakat dilin kısa veya uzun, damağın düz veya yamuk, gırtlağın kalın veya ince olduğuna bağlı olmadığını göstermiştir. Birçok nörolojik rahatsızlık gibi kekemelik de bir nevi kaderdir ama iyi bir terapiyle birey çok iyi düzelmeler yaşayabilir.

Size ve oğlunuza başarılar dilerim
Petra
#kekelemek #kekemelik #VanRiperTürkçe
Ara
Cevapla
#3
Merhaba Petra Hanım
Bizdeki sistem formalitesi çok ve ailelerde kafalarda çok fazla soru işaretleri bıraktığı için sıkıntılı.Almanya da uygulanan sistem gayet kısa ve anlaşılır.Örgütlenip bu konu hakkında Almanyadaki sistemin uygulanmasi hakkında sağlık bakanlığı ile yazisilabilir.Ayrica sorum hakkındaki bilgilendirmeleriniz için çok teşekkür ederim.İnsallah bu actigim konu hakkinda tecrübesi olanlarda paylaşım yaparsa sevinirim.Acaba aramızdaki hiç kimse mi kekemelik nedeniyle nöroloji doktoruna gitmedi çok merak ettim şimdi ?
Ara
Cevapla
#4
ayhan topaloglu Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Kekemelik tedavisinde ve teşhisinde gözardı edilmemesi gereken tıbbi faktörlerden en önde geleni Kulak Burun Boğaz uzmanının degerlendirmesidir herhalde.Bunun haricinde kekeme bireylerde mutlaka kontrol edilmesi yada yapılması gereken tıbbi testler nelerdir.Nöroloji uzmanının muhakkak değerlendirmesi ve çekilmesi gereken nöroloji dalı uzmanliginda beyin filmleri,testler vb. var mıdır?Tıbbi açıdan tecrübeleri olanlar varsa ve paylasirsa faydalı olacağını düşünüyorum.

Ayhan Bey merhaba,
Kekemeliğin tanılanması için kulak, burun, boğaz doktoruna gidebilirsiniz. Kbb doktoru kekemelik dışında ek bir problem olup olmadığını saptar. bununla birlikte bir nörolog da bunu yapar. Ancak siz, kekemeliğin terapi sürecine girmek istiyorsanız Türkiye' de bunu yapacağınız iki yol var. Birisi rapor çıkartıp ücretsiz olarak konuşma terapisi hizmeti almak, diğeri ise ücreti sizin tarafınızdan ödenen değerlendirmeler ve terapiler. Şimdi size bunları açıklamaya çalışacağım.
1- Rapor alma süreci: Tam teşekküllü bir hastaneden çıkartılan rapordan sonra rehberlik araştırma merkezinden de bir rapor alıyorsunuz. Eğer sorun sadece kekemelik ise raporunuz "Dil ve konuşma güçlüğü", engel yüzdesi de % 20 olmalıdır. Bu raporu çıkartırken psikiyatri, nörolog, kbb uzmanı değerlendirme yapıyor. Ama bana sorarsanız bu değerlendirmeler çok yüzeysel yapılıyor. Sadece rapor vermek için prosedür. Bu rapor ile rehberlik araştırma merkezinde de değerlendiriliyorsunuz. Raporunuz 6 ay veya 1 yıllık hazırlanır ve bu sürelerde ücretsiz olarak terapi alabiliyorsunuz. Sıkıntıları ise; doğru değerlendirmelerin yapılmayışı, etiketlenme (engelli olma) konusunun tartışılır olması (kimisi ilerde karşısına çıkar, kimisi rapor iptal ettirilince sitemlerde engelli olduğu görülmez der), bu testler sırasında konuşma terapisti tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmaması, rapor çıkarma sürecinin uzun ve meşakkatli olması, bazen yüzde %20 düzeyinde engel oranı alınamadığı için raporun geçersiz olması, rehberlik araştırma merkezleri tarafından bazen rapor verilmemesi, rehabilitasyon merkezlerinin iyi seçilmeyişi, uzman kişilerce terapi yapılmayışı vs.
2- Ücreti sizin ödediğiniz: Doğru bir uzman bulduğunuzda (konuşma terapisti olan kişilerce) ayrıntılı bir değerlendirme yapılır, kekemelik çeşidi ve yüzdeniz belirlenir. Kendisi sizden mutlaka hastane öyküsü isteyeceği için bir KBB uzmanı tarafınızdan görülmenizi ister. Alınan tanı, çocuğunuzu etiketlemez çünkü bu tanıyı hiçbir sisteme bildirmek zorunda değildir. Terapi süreci hemen başlar, yapılan çalışmalar sürekli kontrol edilebilir. Dezavantajı ise maliyetinin olmasıdır.
Bu durumda karar size kalmıştır. İsterseniz rapor çıkartarak terapi, isterseniz ücreti tarafınızca ödenen terapiyi seçebilirsiniz. Eğer seçiminiz birinciden yana olacaksa önerim; etiketleme olayını iyi bir şekilde araştırmanız, terapi başlama sürecinde iyi bir kurum ve doğru bir uzman bulmanız ve mümkünse diplomasına bakmanızdır. Seçiminiz ikinciden yana olacaksa en önemli olan doğru bir uzmanla çalışmaktır. Mutlaka diplomasına bakın, referanslar varsa inceleyin(Çoğu terapist mahremiyet nedeniyle hastalarını açıklamak istemez, bu da bir tercihtir)
Hale HANÇER
Odyoloji, Konuşma, Ses Bozuklukları Uzmanı
<!-- w --><a class="postlink" href="http://www.dilkonusmaterapisiankara.com">www.dilkonusmaterapisiankara.com</a><!-- w -->
Ara
Cevapla
#5
Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler 1.sini hastaneden rapor almanıza ragmen RAM in sizinde anlattiginiz nedenleri söylemesi üzerine yapmadık. 2. yi büyük maaliyetlerle olmasına rağmen 1 yıl devam ettik terapistimize inancımız ve güvenimiz kalmadigi icin terapiyi sonlandırdı kısacası sonuç alamadık .Bu face grubu ve forum oğlumu ve bizleri çok aydinlatti.Oglum artık daha inançlı ve ozguvenli.Oglumun ilerleme durumuna göre Van Riper tekniğini uygulayan bir terapist araştırarak oğlumuzun istekleri doğrultusunda yolumuza devam etmeyi düşünüyorum.
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi