Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
türkiyede dil ve konuşma terapistliği bir rant alanına mı dönüşüyor?
#1
80 milyonu aşkın nüfusa sahip ülkemizdeki elimizde yeterli veriler olmamakla beraber yaklaşık 1 milyon yetişkin birey dil ve konuşma sorunu yaşıyor.Böylesine potansiyel bir terapi ihtiyacı varken ülkemizde bu ihtiyacı karşılayabilecek uzman yok ne yazık ki ..
Önce dkt yüksek lisans alanları açılarak başlandı bu sürece.
Yan dallardan(duzeltme!) bir çok branstan kişiler yüksek lisans yoluyla yani(düzeltme:eğitimler stajlar dahil 6 dönemmiş) gerekli eğitimle  mezun olarak terapist unvanına sahip oldu.Bu konuda öncü olarak anadolu üniversitesinde lisans alanı olarak dkt bir ilk olarak açıldı.
Kontenjanları ve sayıları halen çok yetersiz.Ardından vakıf üniversiteleri devreye girdi ve şu an yaklaşık 5 üniversitede dkt lisans alanında öğrenci alımına başlandı.
Böylesine gerekli uzman ıhtıyacı varken kamu üniversiteleri bu alanı yaygınlaştırabilecekken özel üniversiteler bu konuda yetişmiş uzmanlarıda kadrolarına alarak bunu imkansız hale getiriyorlar.
üstelik bu üniversitelerin çoğunda %100 burslu okuyabilecek öğrenci sayısı kontenjanın %10 u dolayında.
Yani bizler için gerekli olan terapist ihtiyacını sadece parası olan ve bu maddi külfeti karşılayabilecek kişiler okuyabiliyor.
81 ile kamu üniversite açmışken bunu anlaybilmek mümkün değil.
Anadolu üniversitesinin yetişmiş kadrolarınıda bu üniversiteler bünyesine ekliyor.
Terapi ücretlerinin bu denli yüksek olmasının bir diğer sebebi ise;
Türk terapistler gerekli bazi eğitimleri ,kursları dahi dolar ve euro bazında aliyor.Dolayli olarak terapi ucretlerinede yansitilmis bir fiyat artisi yasanmasi kacinilmaz durumda.
Yani kur şoku bu alanıda etkiliyor.Ve terapi ücretleri inanılmaz derecede artiş görmüş durumda
sağlık alanındaki hiçbir mesleğin sadece para kazanma odaklı yapılmaması gerekitğine inanıyorum.
Vakıf üniversitelerindeki dkt alanlarının artırılması yerıne kamu üniversiteleri bu alanı açmalı ve ülkemizin her bölgesine erişiiebilir olmalı.
Kekeleyen kişilerinde dkt lisans alanlarına alımlarında ayrımcılığa maruz kalmamalrını sağlayabilmeliyiz.
Avrupada başarılı bir çok terapist aynı zamanda konuşma sorunu yaşayan bireylerdir.
Dil ve konuşma terapileri bir ihtiyaçtır ve bunun ücretleri de sosyal dengeye uygun olmalıdır.
Ülke nüfusunun %40 ı asgari ücretle geçinirken aynı zamanda iş hayatındada sorun yaşayan kekeleyen bireyler bu ücreti nasıl ödesin?
Bu konuda defalarca girişimde bulundum.Bazı hastaneler alımlar yapılmaya başlandı fakat bu bizim istediğimiz durum değildir.Hastane ortamları terapilere uygun değildir.
Sigorta sistemleri ile entegre bir süreç yaşanmalı.Bu konuya terapistlerde dahil olmalı.Bu rakamlara mecbur değiliz ve olmamalıyız.
Ara
Cevapla
#2
Yüksek lisans yapan terapistler emin olun lisanslar kadar ders alıyorlar. Sadece 3 dönem yazdığınız kısmı düzeltmek istiyorum. DKT yüksek lisans programı 4 dönem ders dönemi ve 2 dönem de 400 saatlik klinik uygulama dönemini içeriyor.
DKT'nin yaygılaşmasına gelirsek şuan 3 vakıf üniversitesinin terapi merkezinin hizmet verdiğini biliyorum. Ayrıca 1 vakıf üniversitesi de şuanda çok büyük bir projeyi yürütüyor.
Dil ve Konuşma Terapisi alanında yetişmiş akademisyen sayısı çok az sayıda, doktora sahibi akademisyen sayısı belki 20 bile yoktur. Dil ve Konuşma Terapisi bölümü için YÖK tarafından belirlenen akademik norm kadro sayısı 6' dır. Yani bir bölümün düzenli işleyebilmesi için en az 6 adet hoca gerekmektedir. Dolayısıyla kamu üniversiteleri eğer hocasız oradan buradan toplama alakasız kişilerle(biyoloji, dilbilim, nöroloji, fizyoloji vb. alanlardan hocalarla) bölüm açarsa ne öğrencilerin aldığı eğitimin ne de sizin alacağınız terapilerin bir niteliği olacaktır.
Şuan çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetişiyor, önümüzdeki 5-6 yıl içerisinde Türkiye'nin birçok yerinde DKT bölümü açılacaktır. En önemli hususlardan biri bu bölümlerde eğitim verecek hocaların Dil ve Konuşma Terapisi bilim alanından olmasıdır.
Şuanda kekemeliği olup DKT okuyan lisans ve yüksek lisans öğrencileri var. Bu konuda sorun yaşandığını sanmıyorum.
Ücretler konusunda ABD'deki gibi sigorta sistemlerinin dahil olduğu bir sistemin sağlıklı olacağını düşünüyorum.
Ara
Cevapla
#3
Yukarıdaki yazıyı facebook grubumuzda paylaştıktan sonra şu cevaplar geldi:

Alıntı:Egemen Nakışçı Öncelikle şunu düzeltmek gerekiyor kimse üç dönem ders alarak dil konuşma terapisti olmadı. Minimum altı dönem yani üç yıllık bir eğitimle dil ve konuşma terapisi olabildiler. Bu da zaten ilk bir yılını YÖK dersleri olduğunu düşündüğünüzde yaklaşık dört yıllık bir eğitim süresine denktir. Kalan diğer kısımlardaki hususlar üzerine tartışılabilir fakat ben bunu düzeltmek istedim.
Alıntı:Gizem Sengun Bir de ''alakasız branşlardan'' gelinmediğini de belirtmek isterim. Dil ve konuşma terapistliği geniş bir çalışma alanı, kimi zaman psikolojiyle, kimi zaman fizik tedavi ile, bazen eğitim, bazen özel gereksinimli bireylerin eğitimi, bazen çift dillilikle ile ilişkili bozukluk durumlarıyla çalışıyoruz. Çok da alakasız alanlardan öğrenci alınmadığını söylemem gerek. Örneğin benim lisansım özel eğitim ve dil, konuşma terapistliği için oldukça güzel bir alt yapı hazırladığını düşünüyorum. Dünyada da, ilişkili başka alanların üzerine, dil ve konuşma terapistliği eğitimi alınabiliyor. Yine fizyoterapi, psikoloji, özel eğitim gibi alanları kabul ediyorlar. Tabi ki farklı lisans dalından gelmenin telafisi olan fark derslerini, ekstradan almaları gerekiyor, tıpkı bizlerin yaptığı gibi. Bir dönemde 13'e yakın dersimiz oluyordu, çünkü lisans ve yüksek lisans dersleri bir arada gibiydi neredeyse.
Alıntı:Sema Uz Hasırcı Merhaba mevcut yazıda yerinde gözlemler olmakla birlikte bazı noktalara açıklık getirmek isterim. 
1) Egemen Nakışçı belirttiği gibi 3 donemde değil en az 6 donemde (3 yıllık bir eğitim sonrası) Bu unvanı kazanıyorsunuz. 2) Birçok Uzm. Dkt.’nin lisansı psikoloji, pdr, özel eğitimdir. Bu alanların dil ve konuşma bozukluklarıyla ilgili olmadığını belirtmek pek doğru olmayacaktır. 
3) 2016 yılında YÖK tarafından 14 kamu üniversitesinde bölüm açıldı. Ancak yeterli akademisyen olmadığı icin bu bölümler henüz öğrenci kabul etmiyorlar. Yakın bir zamanda bu üniversitelerin de öğrenci alımına başlaması planlanmaktadır.
4) DKT lisans ve yüksek lisans programlarına konuşma bozukluğu olan öğrenciler artık kabul edilmektedir. Bunun bir örneği Medipol Üniversitesi’nde mevcuttur.
5) hastanelerde DKT kadroları giderek artmakta bu hizmete erişim olanağı arttırılmaktadır. 
6) özel banka sigortaları her türlü dil ve konuşma bozukluğunu karşılamaktadır.
7) Rapor alınarak her türlü dil ve konuşma bozukluğu hizmeti ücretsiz olarak gerekli uzmanlardan alınabilmektedir. 

İlgili yazıyı okuduğumda yazarın haklı olduğu konulara katılmakla beraber kullanılan sözcüklerin mesleğim adına rahatsız edici olduğunu belirtmek isterim. Saygılarımla.
Alıntı:Gizem Sengun Terapi ücretleri ile ilgili de şuna değinebilirim: RAM raporu alarak, bünyesinde dil ve konuşma terapisti bulunan rehabilitasyon merkezlerinden hizmet alabilirsiniz. Evet az sayıda rehabilitasyon merkezinde DKT bulunuyor maalesef, ama sayı giderek artıyor. Şunu söyleyebilirim 2014 yılından beri alanda dil ve konuşma terapisti olarak çalışıyorum, rehabilitasyon merkezine başvurmuş yetişkin olarak karşılaştığım kişi sayısı yalnızca 1. Çocuklarda yine sayı bir miktar daha yüksek. Rapor almanızın sizler açısından, çekinilecek herhangi bir sakıncalı durum yaratacağını sanmıyorum. Yanılıyorsam lütfen düzeltin. Ama toplumda böyle bir algı var sanırım.
Alıntı:Hayri Büyükçay Dil ve konuşma terapistinin ülkemizde ne kadar az olduğu yorumuna kesinlikle katılıyorum. Kekeme bireyler olarak tedavi sürecine katılmak istiyoruz ancak sayı az olduğu için hem seçme şansımız bulunmuyor hem de ücretler gerçekten ürkütücü.
Alıntı:Gizem Sengun Bünyesinde dil ve konuşma terapisti bulunan rehabilitasyon merkezlerinden hizmet alabilirsiniz (bazı merkezlerde ücretsiz, bazı merkezlerde cüzi bir aylık ücreti var)
Alıntı:Hayri Büyükçay Ücretler makul seviyede olursa rapor almaya neden ihtiyaç olsun ki. Sonuçta ilaç ile tedavi edilmiyoruz. Bir çok hastalıkta rapor alma zorunluluğu ilaçların ve tedavi sürecinin pahalı olmasından kaynaklanıyor bence.
Alıntı:Gizem Sengun Hayri bey rapor almak sizin için dezavantajlı bir durum değil. Bireysel terapiler malesef terapist açısından oldukça fazla emek gerektiriyor. Terapi seansının dışında da, danışanlarımız için çalıştığımız görünenin arkasında süreçler var. Özelde fizyoterapi, psikoterapi, dil ve konuşma terapisinde durumlar benziyor bu sebeple. Devlet sizlere destek olmak için ödenek veriyor. Rapor ilaç için değil, terapi masraflarınızın devlet tarafından desteklenmesi için çıkarılıyor.
Alıntı:Egemen Nakışçı Buna ek olarak rapor alarak isteyen herkes istediği rehabilitasyon merkezinden ücretsiz eğitim alabilir. Haftada 2 saat ücretsiz eğitim hakkı tanınıyor akıcılık sorunu olan her vatandaşa.
Alıntı:Çınar Çoban Döviz ile kur ile nasıl terapi veriliyor anlamış değilim dkt dışardan mı ithal ediyoruz
Alıntı:Egemen Nakışçı Çınar Çoban bu da yazıda geçen bir başka maddi hata/yalan. Böyle bir şey yok. Bazen Almanya’dan Amerika’dan eğitmenler geliyor ve DKT’lere eğitim veriyorlar ve tabiki o uzmanların ücretleri kendi ülkelerinin para birimiyle ödeniyor. Türkiye’de yaşayan çalışan dkt’ye dolarla falan ödeme gibi şeyler yok.
#kekelemek #kekemelik #vanriper
Ara
Cevapla
#4
Hiç şaşırmadığım üsluplarla cevap aldım yine.Egemen bey ben yalan atmıyorum.Eksik yada yanlış bilgilerim olabilir ve düzeltme yapacağım zaten ama yalan kelimesini kabul edemem. Tezli yüksek lisanslar dahi 4 dönemken dkt yüksek lisansının 6 dönem olabilecğini bilmiyorum.Dilkom sitesinden staj ve uygulama dönemlerini çıkardığımda 3 dönem kalmıştı yada ben yanlış hesapladım.Bu kısmı düzeltirim
2) sema hanımın cevapları için teşekkür ederim.Üslubunuz için teşekkürler.Öncelikle sema hocam medipol bir vakıf üniversitesi ve ücretlerinden haberiniz vardır umarım.Vakıf üniversitelerinde kekeme olmama şartı aranmıyor ama Anadolu üniversitesi lisans alanında dahi kekeme olmama raporu istiyor ösym kılavuzu tercih yapmama dahi izin vermedi be özel üniversitede okumak zorunda değilim.Burslu dahi girersem bursumun kesilme riski var.Kamu üniversitelerindeki bu ayrımcı maddeye kaç terapist itiraz etmiştir?Bn araştırmadan yazmam bunu beni tanıyanlar bilir.
3)ram raporlarında yaş şartı olduğunu biliyorum yani yetişkin her kekeme ram raporuyla terapi olamıyor ram raporumuz olsa dahi 81 ilde her rehabilitasyon merkezınde uzman yok olan uzmanların çoğuda ücretli danışan alıyor.
4)ram kayıtları silinmez bunun bir sakınca yaratma risini blmiyoruz
5)devlet hastanelerine terapist alımı yapılıyor bunu grupta duyuranlardan biri benim zaten fakat hastane ortamı terapilere uygun değil terapi süremiz 20 dakikayı geçmiyor randevu sıklığı en erken 1.5 ayda bir.
6) ben terapiler dolarla veriliyor demedim.Terapi eğitimlerinin çoğu dolar veya euro bazında yapılıypr ve terapistler bu ücreti ödüyor.
Son 1 senede kur şoku %40
bu eğitimlere para veren terapistler daha fazla maddi emekle mesleklerinde ilerleyebiliyor bunun sonucundada terapi ücretlerine dolaylı olarak artış yansıyor aslında terapistlerin yaşadığı sorunu anlatıyorum dolaylı olarak bize de yansıyan bir sorun bu.

ftr yada özel eğitim mezunlarıda dkt eğitimi alabiliyor zaten ama bu geçiş döneminde uygulanmalıydı.Şu an yetişmiş ve mezun olmuş dkt lisans mezunları bu yüksek lisans alımlarında öncelikli olmalı.Benim sorunumun eğitimi için üniversite kazanmış kişiler dururken neden yan alanlardan başka bransşlar bu mesleğe geçiş yapsın.Terapist ihtiyacı tamamlanınca zaten bnun yök tarafından kaldırılacağını düşünüyorum.
o kadar kolay anlatmışssınızki sanki isviçrede yada fransa almanyada yaşıypr gibi geilyorsunuz bana.
Bizlerin yerinde sizin çocuklarınızda olabilirdi.ücretsiz terapi almak bu kadar kolay değil malesef.İstanbulda ankarada izmirde yaşayanlar şanslı olabilir ama türkiyede 81 şehir var.Uzman sayısı bu kadar azken üstelik çoğu uzman özel çalışmak istiyor kpss de açılan dkt alımları komik puanlarda bile dolmuyor.
Asıl sorunumuz bizler için kesin ve tek bir çözüm yok.Olsa zaten herkes saati 250 300 tl den 6 ay yada 3 ay seans alıp bitirebilir fakat hiçbir yöntemin hiçbir terapinin kesinliği yok.6 ay gidip başarısz olabilecek terspinin bedelinde bizler ödeyeceğiz.Anlatmak istedğim şey bu.

(11/02/2019, 22:46)dilvekonusmaterapisti Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Yüksek lisans yapan terapistler emin olun lisanslar kadar ders alıyorlar. Sadece 3 dönem yazdığınız kısmı düzeltmek istiyorum. DKT yüksek lisans programı 4 dönem ders dönemi ve 2 dönem de 400 saatlik klinik uygulama dönemini içeriyor.
DKT'nin yaygılaşmasına gelirsek şuan 3 vakıf üniversitesinin terapi merkezinin hizmet verdiğini biliyorum. Ayrıca 1 vakıf üniversitesi de şuanda çok büyük bir projeyi yürütüyor.
Dil ve Konuşma Terapisi alanında yetişmiş akademisyen sayısı çok az sayıda, doktora sahibi akademisyen sayısı belki 20 bile yoktur. Dil ve Konuşma Terapisi bölümü için YÖK tarafından belirlenen akademik norm kadro sayısı 6' dır. Yani bir bölümün düzenli işleyebilmesi için en az 6 adet hoca gerekmektedir. Dolayısıyla kamu üniversiteleri eğer hocasız oradan buradan toplama alakasız kişilerle(biyoloji, dilbilim, nöroloji, fizyoloji vb. alanlardan hocalarla) bölüm açarsa ne öğrencilerin aldığı eğitimin ne de sizin alacağınız terapilerin bir niteliği olacaktır.
Şuan çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetişiyor, önümüzdeki 5-6 yıl içerisinde Türkiye'nin birçok yerinde DKT bölümü açılacaktır. En önemli hususlardan biri bu bölümlerde eğitim verecek hocaların Dil ve Konuşma Terapisi bilim alanından olmasıdır.
Şuanda kekemeliği olup DKT okuyan lisans ve yüksek lisans öğrencileri var. Bu konuda sorun yaşandığını sanmıyorum.
Ücretler konusunda ABD'deki gibi sigorta sistemlerinin dahil olduğu bir sistemin sağlıklı olacağını düşünüyorum.

Ayrica Anadolu univ dkt lisans alaninda kekeme olmama sarti ariyor.Bi,zat ben yasadim bu sureci.Vakif universitelerine onay vermek.yerine ulkede yetismis ogretim elemanlari dahi bu vakif universitelerine geciyor.Nasil kamudaki universiteler ogretim uyesi bulacak?Bu bir ranttir iste.Bunu anlatmak istiyorum.Osym kilavuzunu acin inceleyin.Tercih yapmama bile izin vermiyor.Ustelik dilkom yuksek lisanstada akici olma sarti ariyor.Bu ayrimcililtit.Neden ozel universiteye mecbur birakiliyoruz?
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi