Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yabancı dilde kekeleme
#1
Youtube da sokak röportajında normalde kekelemeyen , fakat ingilizce konuşurken baya kekeleyen insanlar gördüm.


Bunun sebepleri bence:

1. Eksik oldukları bir konu çıkınca kendilerini sıkıntıya sokmaya başlıyorlar. Oysa sadece anlamıyorum, bilmiyorum deseler rahatlayacaklar.Nedense bunu kendilerine yakıştıramıyorlar.
2. Söylenenleri anlamama ve cevap verememe korkusu ortaya çıkınca bu sıkıntı daha da artıyor.
3. Bu sıkıntıyla başlayınca zaten az bildikleri dilde cümle kuramadan konuşmaya başlıyorlar.Kelimeler düzgün çıkmıyor, ııı mmm  diyorlar.
4. Bu konuşmadan tabi ki kendileri de tatmin olmayınca konuşma daha da bozuluyor.

Diğer bazı kişiler ingilizce soruya direk Türkçe cevap verdiler, hiç sıkıntıya girmediler.

Ben de kendimi darda hissettiğim bu gibi durumlarda kısa ve öz bir cümle kurup sadece 
bunu düzgün söylemeye odaklanarak üzerimdeki yükü azaltıyorum.
Ara
Cevapla
#2
(18/10/2019, 11:48)Tommiks Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Youtube da sokak röportajında normalde kekelemeyen , fakat ingilizce konuşurken baya kekeleyen insanlar gördüm.

Senin burada 'kekelemek' adı altında bahsettiğin şey bizim bildiğimiz kekemelik değildir anlaşılan.
Normal konuşanlar da 'kekelemek'ten bahsediyorlar, ancak onların yaşadıkları bizimkine benzemez, onlar ya kelime ararlar, ya da heyecandan kendilerini toparlayamazlar, sevinçten ne diyeceklerini unuturlar vs. vs.

Bak ayrıca http://kekemelikforum.com/konu-her-insan...midir.html

Kekelemek kavramının uluslararası tanımlanmasında, 
Alıntı:Kekeme olan birey o anda ne söyleyeceğini çok iyi biliyor ancak istediği şekilde söylemek durumunda değildir

ifadesi esas belirleyici olan cümledir.

Senin bahsettiğin durumun aksine gerçek kekemelik yaşayan birçok insan yabancı dil konuşurken - en azından o dile henüz tam hakim değilken - yabancı dilde daha akıcı olduğunu söylerler.
Bunun farklı nedenleri olabilir, büyük ihtimalle ise kelime arayışına odaklanmak, genel olarak yavaşlatılmış doğal olmayan bir konuşma tarzı vs. olabilir, daha geçenlerde kongrede bir terapistle bunu tartıştık.

Yalnız şu da bir gerçek: bir dilde kekeleyen başka bir dilde de kekeler. Diller arasında bir dengesizlik olabilir, bunun farklı nedenleri olabilir ama tek bir dilde kekeleyip başka bir dilde hiç kekelemeyen kekemeler yoktur.

Gerçi kendi anadilinde çok az kekeleyip yabancı dilde ağır kekeleyen bir bireyle tanıştım (Polonyalı) ya da bizim gruptan Emre Türkçe konuşurken kekemeliğini çok iyi yönetebilir, Almanca ve İngilizce konuşurken çok daha fazla kekeliyor. (Modifikasyon videomuzda Kassel Kekemelik Terapisi'ni anlatıyor)

Yani Youtube videolarına gelince, kekelemek gibi görünen bir konuşma tarzı esas itibarıyla kekemelik değildir çünkü işin içinde bilinen bir kelimeyi bir anlık söyleyememek yoktur, tam tersine birey daha ne söyleyeceğine karar vermemiştir veya kelimeyi arıyor/hatırlamıyor.
#kekelemek #kekemelik #vanriper
Ara
Cevapla
#3
Açıklayıcı bilgi için teşekkürler Petra Hanım.

Bu aslında kekeme bireylere de bir ipucu veriyor.
Ne söyleyeceğini bilmezsen konuşma akıcılığın bozulur.

Bu yüzden kendimi sohbetlerde biraz daha geri planda tutmaya başladım.
Konuşulanları tam muhakeme ettikten ve anlamlı bir cümle kurduktan sonra söz alıyorum.
Her lafa atlamıyorum. Çok faydalı oluyor.
Ara
Cevapla
#4
Yabancı Dil ve Bölgesel Konuşma Ayrılıklarına Bağlı Konuşma Bozuklukları konusuna girer.

Bir başka teori, aksan yaptığınızda, ağzınızı ve ses tellerinizi farklı kullandığınızdır. Aksanlar, şarkı söylemek gibi, farklı biçimler yapmamızı ve genellikle nasıl olabileceğimize dair farklı kelimeler telaffuz etmemizi gerektirir. Bir aksan varken, sesleri ve harfleri normal konuşma biçiminizden farklı bir şekilde vurgulamanız gerekebilir ve bunun sonucunda kekemeliğinizi azalttığını görebilirsiniz.

https://www.stuttering.co.nz/news/why-do...an-accent/ tam translate olmuyor.
Ara
Cevapla
#5
(19/10/2019, 09:24)Tommiks Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Açıklayıcı bilgi için teşekkürler Petra Hanım.

Bu aslında kekeme bireylere de bir ipucu veriyor.
Ne söyleyeceğini bilmezsen konuşma akıcılığın bozulur.

Bu yüzden kendimi sohbetlerde biraz daha geri planda tutmaya başladım.
Konuşulanları tam muhakeme ettikten ve anlamlı bir cümle kurduktan sonra söz alıyorum.
Her lafa atlamıyorum. Çok faydalı oluyor.

İki olguyu karıştırmayalım. Kekemelerin çoğu ne kadar spontane, yani önceden cümleyi planlamadan konuşurlarsa, akıcılığın da o kadar arttığını söylüyor.

Normal konuşan insanlar ne konuşacağını önceden planlamaz (sunum vs. dışında), o anki durum ve ortam ne gerektiriyorsa kendini ona göre ifade eder.

Kekemelerin büyük kısmı ise ne söyleyeceğini önceden planlayarak hatta konuşacakları cümleyi olası takılmalar konusunda tarayarak ona göre konuşmaya veya konuşmamaya karar verir.
Birçok kekeme sürekli kendini kontrol etmeye çalışıyor ve o yüzden daha çok kekeliyor (çünkü kendini akıcı olmak için adeta sıkıyor ve içindeki gerginliği daha da arttırıyor).
Kendini serbest bırakan kekemeler de çoğunlukla daha akıcı olduğunu söyler.

'Ne söyleyeceğini bilmek' diye anımsadığımız konu, söyleyeceği kelimeyi belirlemek anlamındadır.
Yani normal konuşan bir insan diyelim kertenkele kelimesini bir anlık unutuyor ve kelime arayışına giriyor.
O an sergilediği 'şey, ı-ı-ı' 'neydi onun ismi' gibi düşündüğünü gösteren doldurucular aynı kekemelerinkine benziyor. Ama sebep ayrı: kertenkele kelimesi aklına gelmiyor! Ne zaman ki kelimeyi hatırlarsa pat diye söyler.

Bir kekeme aynı davranışı sergilerse 'kertenkele' diyeceğini biliyor ama kelimenin çıkmayacağını biliyor. Yani 'şey' veya 'ı-ı-ı' gerçek düşünme değildir, düşünme süsü vermektir esas kelimeyi erteliyor - ta ki söyleyebilene kadar.
(Bunlar gizli / örtülü semptomlardır)
http://kekemelikforum.com/konu-kekemelik-nedir.html

Sonuçta herkes kendi yolunu, kendi yöntemini kendi bulmalı.
Ama her yöntem için şu geçerli: Kekemelik dört duvar arasında veya terapi odasında çözülecek bir olay değildir.
İnsanlarla iletişime geçmek, kekemeliği her an her yerde konuşabilmek, korkuları göğüsleyip sosyalleşmek herşeyin anahtarıdır.
#kekelemek #kekemelik #vanriper
Ara
Cevapla
#6
Sevgili Petra Hanım,

Bu verdiğiniz özellikler, duyarsızlaştırma konusundaki kekeleme korkusunda olduğu gibi,
bana uymuyor. Sanırım ben kekeme değilimSmile

Benim herhangi bir kelime ve harf korkum yok. Asıl spantone ve anlık tepkiler sonrası cümle girişlerinde sorun yaşıyorum. Bunun da sebebini airflow ile buldum. Benden daha akıcı konuşan insanlardan geri kalmamak adına
kendimi gereksiz bir laf yarışına soktuğumu ve bu yarıştaki stres yüzünden gerekli yerlerde nefes almadığımı farkettim.

Airflow ile cümle başlarında nefes alıp net bir cümle ile giriş yapınca 6-8 saniye arasında su gibi gidebiliyorum.
Tabi bunda boğumlama hatalarımı düzeltip harf sorunlarımı çözmüş olmamın büyük payı var.

Ama kıyas ve üstünlük söz konusu olduğunda kendimi kaybediyorum.Kekelesem de karşımdaki şahsa üstünlük sağlayabilirsem çok mutlu oluyorum.

Herşeye rağmen savaşa devam..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi