Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Zoruma Gidiyor...
#1
Zoruma gidiyor bu kadar konuşmak isterken konuşamamak.Evet zoruma gidiyor bir şeyi bu kadar isterken elde edememek.Adeletsizlik değil mi sizce de? Çok istediğiniz bir şeyin başkaları tarafından hiçbir çaba sarfedilmeden elde edilmesi.
Adım Mustafa, 20 yaşındayım ve okuyorum.Bana sorarsanız şu hayatta en çok neyi istedin? Ben bu hayatta en çok konuşmak istedim.İstediğim kelimeyi-cümleyi, istediğim yerde ve zamanda söylemeyi istedim.Ne basit bir istek değil mi?(Dünyadaki %99 luk kısmın sahip olduğu, basit bir istek). Kendimi bildim bileli kekemeyim.Hem de gizli bir kekemeyim.Arkadaşlarıma sorsanız bana kekeme demezler ha.Belki heyecanlanınca konuşması bozuluyor derler ama kekeme demezler.İşte en çok da bu bitiriyor beni.Bir gerçeği bu kadar gizlemek.Belki en başından beri ağır bir kekeme olsam bu kadar sıkmazdım canımı.Bilemem.Ama şu an canımı çok sıkıyor.Kekeme olmak kötü bir şey mi? Bence kötü bir şey hem de en kötülerinden.Kimse kekeme olmak istemez.Eğer isteselerdi kekeme taklidi yapmak zor bir şey değil.Çoğu zaman düşünüyorum kekeme olmasaydım nasıl bir hayatım olurdu?Kesinlikle mükemmel yaşardım ve hiçbir şeye canımı sıkmazdım. Her şeyim tam olurdu. Şu hayatta kekekeme olmamak kadar güzel bir şey var mı?Smile. Kekemeliğimi kesinlikle beni zincirleyen bir engel olarak görüyorum ve bu hayatımın her alanını etkiliyor.Kekemelik yapabileceğim, potansyelimin olduğu bir çok konuda bana hep engel oldu.Eğer kekeme olmasaydım aldığım her nefese ve kurduğum her cümleye şükredebilirdim ama şu an bu çok zor geliyor.
Peki bu kekemelik nasıl ve ne zaman başladı?Emin olun kesin bir fikrim yok. Küçükken oturduğumuz apartmanda çok köpek varmış ve ben çok korkarmışım.Sürekli köpekli kabuslar görürmüşüm ve uykularımdan çığlıklarla uyanırmışım. Belki bu etkili olmuştur.Bilemem. Açıkcası nasıl başladığının  pek bir önemi yok. Bir şekilde oldu işte. Olduktan sonra ne önemi varki ha öyle ha böyle. Sonuçta bir kekemeydim.Bundan sonra ne yapacağım önemliydi ve bu konuda da hiç başarılı olamadım. Düzgün konuşabildiğim bi zamanımı hatırlamıyorum.Konuştuğum zaman aklımda sürekli kekemelik vardı, kekelediğim kelimeler, ha kekeledim ha kekelicem  korkusu, kekeme olduğumu göstermemeliyim düşüncesi ve sizin de yaşadığınız nice benzeri düşünce.Şu konuda eminimki beni bu hayatta en iyi anlayacak önce Allah(ki artık bu konuda da çok emin olamıyorum) sonra sizlersiniz. Hissettiğim üzüntüyü, öfkeyi, utancı en iyi anlayacak sizlersiniz eğer böyle olmasaydı buraya bunları yazmaya hiç uğraşmazdım.
Defalarca sordum 'Neden Ben?' diye.Ama cevabı bulamadım.Böyle olması gerekiyormuş ve böyle olmuş demekten başka bir şey gelmedi aklıma.Yaşadığım bir çok olayı, sosyal kaçınmaları burda anlatmak isterdim ama uzun olacak ve siz çoğu hikayeyi zaten biliyorsunuz, o yüzden anlatmaya gerek yok diye düşündüm.
Bana, bencilsin diyorsunuz içinizden belki.Her insanın sınandığı bir şey vardır.Senden kötü durumda olanlar da var.Haline şükret diyebilirsiniz belki.Ama gerçekten kalbim çok kırıldı ve umudumu kaybetmeye başladım ve bu beni bitiriyor.Eminim benden kötü olanlar da var ama insan malesef böyle bir durumda olumlu düşünemiyor.
Zoruma gidiyor dedim çünkü gerçekten de öyle.Bakıyorum etrafıma insanlar çok akıcı konuşabiliyor ve bunu hiçbir çaba sarfetmeden yapıyorlar.Benim bu kadar isteyip de elde edememem gerçekten acı veriyor.Çok olumsuz düşünüyorsun diyenler olabilir, haklı da olabilirler.Olumlu yönlerim de oldu bu hayatta, en azından kafam derslere basıyordu ve istediğim okullarda okuyabildim, çalışarak bazı şeylerin üstesinden gelebileceğimi öğrendim ve şu an tıp fakültesinde okuyorum.Ama ne yapsam da ne etsem de bu kekemelik olayı içimde sürekli yanan bir yangına dönüştü.Umudumu, geleceğe dair planlarımı ve yaşama isteğimi yavaş yavaş küle dönüştüren bir yangındı bu.Ve bu yangından geriye sadece korkular ve endişeler kaldı.
Ah bir kabullenebilsem bu sorunumu.O zaman her şey çözülecek gibi.Ama kabullenilmiyor işte.Herkesi tüm kusurlarıyla sevebiliyorum ama kendimi değil.Herkesin hatalarını affedebiliyorum ama kendimin değil.İnsan kekelemek istemiyor.Allah aşkına kim ister ki? Zihnim bu çatışmaları çok yaşadı ve artık çok yoruldu.Yaşım 20 ama zihnimi o kadar enerjik hissedemiyorum Smile. Bu dertle sınanmaktan gerçekten yoruldum belki başka bir kusurum olsaydı bu kadar zorlanmazdım gibime geliyor. Kekemelik kusur mu diyorsunuz içinizden belki? Benim için bir kusur. Kusur olmasaydı bile ben kekeme olmak istemezdim.
Peki çözüm ne? Bu soruya da şimdilik cevap veremiyoruz malesef. Bu yıla kadar ne nedeni kesin olarak bulunmuş ne de çözümü. Kendini sevmek her şeyde olduğu gibi kekemeliğinde en kestirme çözümü ama bu çözümün kolay olmayacağını garanti edebilirim.
Kekemelik benim gözümde bir lanetten başkası değil.Her zaman sihirli değnek misali dualar ettim, isteklerde bulundum ve öğrendiğim tek şey hayatın bu kadar insaflı olmadığı. Daha yazılacak çok şey var ama şimdilik bu kadarı döküldü.
Bu işi gerçekten aşmış veya bana yardımcı olabilecek her kişiden tavsiye, öneri, yardım almaya açığım.
Hayatta başınıza ne gelirse gelsin mutlu olmanız dileğiyleSmile
Ara
Cevapla
#2
(10/07/2018, 09:53)Mustafa7 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Kekemelik benim gözümde bir lanetten başkası değil.Her zaman sihirli değnek misali dualar ettim, isteklerde bulundum ve öğrendiğim tek şey hayatın bu kadar insaflı olmadığı. Daha yazılacak çok şey var ama şimdilik bu kadarı döküldü.
Bu işi gerçekten aşmış veya bana yardımcı olabilecek her kişiden tavsiye, öneri, yardım almaya açığım.
Hayatta başınıza ne gelirse gelsin mutlu olmanız dileğiyleSmile

Merhaba Mustafa,
yukarıdaki yazıyı okudum ve birkaç yorumda bulunmak isterim.
Kekemeliği aşmış olan çok insan vardır. Ama kekemeliği aşmak kekemeliğin geçmesi anlamına gelmiyor. Kekemeliği kabullenmek, umursamamak ve bu vesileyile kekemelik korkusunu tamamen üzerinden atmak demektir. 
Ve işin ilginç tarafı bütün bunları yapmakla birlikte genellikle kekemelik de azalır veya en azından daha kolay dizginlenir.

Köpek korkusu olsa bile - sen tıp okuyorsun! - kekemeliğe sebep olamaz. Halk arasında bu tür söylentiler çok, ama bunlar hurafeden başka birşey değildir.
Çocuklar aniden kekelemeye başlarlarsa illa ki bir sebep arıyorlar ve o zaman aha yılan gördü, aha köpekten korktu gibi olaylar arayıp buluyorlar.
Ama bu tür olaylar ancak tetikleyici olabilir, kekemeliğin sebebi beyin fizyolojimizde saklı, tam sebebi halen çözülmüş değildir.
Belli genlerden şüpheleniyorlar yani beyin fizyolojimizin farklı olmasından sorumlu olan genetik bir altyapı. Ama durum öylesine karmaşık ki bu konuda yoğun araştırmalar yapan gerçek uzmanlar bile kesin bir cevap vermek durumunda değiller.
https://www.youtube.com/watch?v=6E5Q_MoOcas

Özyardım buluşmalarına katılmak sana çok büyük fayda sağlayabilir. Başka kekemelerle fikir alışverişinde bulunup dertleşmek gerçekleri kabullenmeyi kolaylaştırır.
Umarım en kısa zamanda Antalya grubuyla tanışırsın.

Ayrıca şu yazıları okumanı şiddetle tavsiye ederim:

http://kekemelikforum.com/konu-tetikte-a...derdi.html
http://kekemelikforum.com/konu-kekemlik-...luyor.html
http://kekemelikforum.com/konu-zihinde-d...pilir.html

Başarılar dilerim
Petra
#kekelemek #kekemelik #VanRiperTürkçe
Ara
Cevapla
#3
(10/07/2018, 09:53)Mustafa7 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Zoruma gidiyor bu kadar konuşmak isterken konuşamamak.Evet zoruma gidiyor bir şeyi bu kadar isterken elde edememek.Adeletsizlik değil mi sizce de? Çok istediğiniz bir şeyin başkaları tarafından hiçbir çaba sarfedilmeden elde edilmesi.
Adım Mustafa, 20 yaşındayım ve okuyorum.Bana sorarsanız şu hayatta en çok neyi istedin? Ben bu hayatta en çok konuşmak istedim.İstediğim kelimeyi-cümleyi, istediğim yerde ve zamanda söylemeyi istedim.Ne basit bir istek değil mi?(Dünyadaki %99 luk kısmın sahip olduğu, basit bir istek). Kendimi bildim bileli kekemeyim.Hem de gizli bir kekemeyim.Arkadaşlarıma sorsanız bana kekeme demezler ha.Belki heyecanlanınca konuşması bozuluyor derler ama kekeme demezler.İşte en çok da bu bitiriyor beni.Bir gerçeği bu kadar gizlemek.Belki en başından beri ağır bir kekeme olsam bu kadar sıkmazdım canımı.Bilemem.Ama şu an canımı çok sıkıyor.Kekeme olmak kötü bir şey mi? Bence kötü bir şey hem de en kötülerinden.Kimse kekeme olmak istemez.Eğer isteselerdi kekeme taklidi yapmak zor bir şey değil.Çoğu zaman düşünüyorum kekeme olmasaydım nasıl bir hayatım olurdu?Kesinlikle mükemmel yaşardım ve hiçbir şeye canımı sıkmazdım. Her şeyim tam olurdu. Şu hayatta kekekeme olmamak kadar güzel bir şey var mı?Smile. Kekemeliğimi kesinlikle beni zincirleyen bir engel olarak görüyorum ve bu hayatımın her alanını etkiliyor.Kekemelik yapabileceğim, potansyelimin olduğu bir çok konuda bana hep engel oldu.Eğer kekeme olmasaydım aldığım her nefese ve kurduğum her cümleye şükredebilirdim ama şu an bu çok zor geliyor.
Peki bu kekemelik nasıl ve ne zaman başladı?Emin olun kesin bir fikrim yok. Küçükken oturduğumuz apartmanda çok köpek varmış ve ben çok korkarmışım.Sürekli köpekli kabuslar görürmüşüm ve uykularımdan çığlıklarla uyanırmışım. Belki bu etkili olmuştur.Bilemem. Açıkcası nasıl başladığının  pek bir önemi yok. Bir şekilde oldu işte. Olduktan sonra ne önemi varki ha öyle ha böyle. Sonuçta bir kekemeydim.Bundan sonra ne yapacağım önemliydi ve bu konuda da hiç başarılı olamadım. Düzgün konuşabildiğim bi zamanımı hatırlamıyorum.Konuştuğum zaman aklımda sürekli kekemelik vardı, kekelediğim kelimeler, ha kekeledim ha kekelicem  korkusu, kekeme olduğumu göstermemeliyim düşüncesi ve sizin de yaşadığınız nice benzeri düşünce.Şu konuda eminimki beni bu hayatta en iyi anlayacak önce Allah(ki artık bu konuda da çok emin olamıyorum) sonra sizlersiniz. Hissettiğim üzüntüyü, öfkeyi, utancı en iyi anlayacak sizlersiniz eğer böyle olmasaydı buraya bunları yazmaya hiç uğraşmazdım.
Defalarca sordum 'Neden Ben?' diye.Ama cevabı bulamadım.Böyle olması gerekiyormuş ve böyle olmuş demekten başka bir şey gelmedi aklıma.Yaşadığım bir çok olayı, sosyal kaçınmaları burda anlatmak isterdim ama uzun olacak ve siz çoğu hikayeyi zaten biliyorsunuz, o yüzden anlatmaya gerek yok diye düşündüm.
Bana, bencilsin diyorsunuz içinizden belki.Her insanın sınandığı bir şey vardır.Senden kötü durumda olanlar da var.Haline şükret diyebilirsiniz belki.Ama gerçekten kalbim çok kırıldı ve umudumu kaybetmeye başladım ve bu beni bitiriyor.Eminim benden kötü olanlar da var ama insan malesef böyle bir durumda olumlu düşünemiyor.
Zoruma gidiyor dedim çünkü gerçekten de öyle.Bakıyorum etrafıma insanlar çok akıcı konuşabiliyor ve bunu hiçbir çaba sarfetmeden yapıyorlar.Benim bu kadar isteyip de elde edememem gerçekten acı veriyor.Çok olumsuz düşünüyorsun diyenler olabilir, haklı da olabilirler.Olumlu yönlerim de oldu bu hayatta, en azından kafam derslere basıyordu ve istediğim okullarda okuyabildim, çalışarak bazı şeylerin üstesinden gelebileceğimi öğrendim ve şu an tıp fakültesinde okuyorum.Ama ne yapsam da ne etsem de bu kekemelik olayı içimde sürekli yanan bir yangına dönüştü.Umudumu, geleceğe dair planlarımı ve yaşama isteğimi yavaş yavaş küle dönüştüren bir yangındı bu.Ve bu yangından geriye sadece korkular ve endişeler kaldı.
Ah bir kabullenebilsem bu sorunumu.O zaman her şey çözülecek gibi.Ama kabullenilmiyor işte.Herkesi tüm kusurlarıyla sevebiliyorum ama kendimi değil.Herkesin hatalarını affedebiliyorum ama kendimin değil.İnsan kekelemek istemiyor.Allah aşkına kim ister ki? Zihnim bu çatışmaları çok yaşadı ve artık çok yoruldu.Yaşım 20 ama zihnimi o kadar enerjik hissedemiyorum Smile. Bu dertle sınanmaktan gerçekten yoruldum belki başka bir kusurum olsaydı bu kadar zorlanmazdım gibime geliyor. Kekemelik kusur mu diyorsunuz içinizden belki? Benim için bir kusur. Kusur olmasaydı bile ben kekeme olmak istemezdim.
Peki çözüm ne? Bu soruya da şimdilik cevap veremiyoruz malesef. Bu yıla kadar ne nedeni kesin olarak bulunmuş ne de çözümü. Kendini sevmek her şeyde olduğu gibi kekemeliğinde en kestirme çözümü ama bu çözümün kolay olmayacağını garanti edebilirim.
Kekemelik benim gözümde bir lanetten başkası değil.Her zaman sihirli değnek misali dualar ettim, isteklerde bulundum ve öğrendiğim tek şey hayatın bu kadar insaflı olmadığı. Daha yazılacak çok şey var ama şimdilik bu kadarı döküldü.
Bu işi gerçekten aşmış veya bana yardımcı olabilecek her kişiden tavsiye, öneri, yardım almaya açığım.
Hayatta başınıza ne gelirse gelsin mutlu olmanız dileğiyleSmile

Merhaba Mustafa. Ben Murat, 32 yaşındayım. 4 yaşımdan beri kekemelim. Hissettiklerin hepimizin hissettigi ile ayni, kendini yalniz hissetme. Insan kendinde kusur bulmaya meyillidir ve kendinde olmayan şeyi ister. Söylemek istediğim, kekeme olmasan da çok büyük ihtimalle başka bir şeyi kafana takardin çünkü İnan ki kekemelik hiç bir şeye engel degil, sadece bahanedir. Her şeyi yapabilirsin, tabi ki bazı şeyler akıcı konuşma gerektirebilir ( askerlik, pilotluk gibi) forumu incele lütfen, duyarsizlasma buluşmalarına katil. Utanma gibi saçma sapan duyguyu yendigin gün daha iyi anlayacaksın. Yani savaşman gereken şey kekemelik değil kendindir. Cesur ol ve hayattan ve insanlardan korkma.
Ara
Cevapla
#4
(10/07/2018, 11:21)PetraS Adlı Kullanıcıdan Alıntı:
(10/07/2018, 09:53)Mustafa7 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Kekemelik benim gözümde bir lanetten başkası değil.Her zaman sihirli değnek misali dualar ettim, isteklerde bulundum ve öğrendiğim tek şey hayatın bu kadar insaflı olmadığı. Daha yazılacak çok şey var ama şimdilik bu kadarı döküldü.
Bu işi gerçekten aşmış veya bana yardımcı olabilecek her kişiden tavsiye, öneri, yardım almaya açığım.
Hayatta başınıza ne gelirse gelsin mutlu olmanız dileğiyleSmile

Merhaba Mustafa,
yukarıdaki yazıyı okudum ve birkaç yorumda bulunmak isterim.
Kekemeliği aşmış olan çok insan vardır. Ama kekemeliği aşmak kekemeliğin geçmesi anlamına gelmiyor. Kekemeliği kabullenmek, umursamamak ve bu vesileyile kekemelik korkusunu tamamen üzerinden atmak demektir. 
Ve işin ilginç tarafı bütün bunları yapmakla birlikte genellikle kekemelik de azalır veya en azından daha kolay dizginlenir.

Köpek korkusu olsa bile - sen tıp okuyorsun! - kekemeliğe sebep olamaz. Halk arasında bu tür söylentiler çok, ama bunlar hurafeden başka birşey değildir.
Çocuklar aniden kekelemeye başlarlarsa illa ki bir sebep arıyorlar ve o zaman aha yılan gördü, aha köpekten korktu gibi olaylar arayıp buluyorlar.
Ama bu tür olaylar ancak tetikleyici olabilir, kekemeliğin sebebi beyin fizyolojimizde saklı, tam sebebi halen çözülmüş değildir.
Belli genlerden şüpheleniyorlar yani beyin fizyolojimizin farklı olmasından sorumlu olan genetik bir altyapı. Ama durum öylesine karmaşık ki bu konuda yoğun araştırmalar yapan gerçek uzmanlar bile kesin bir cevap vermek durumunda değiller.
https://www.youtube.com/watch?v=6E5Q_MoOcas

Özyardım buluşmalarına katılmak sana çok büyük fayda sağlayabilir. Başka kekemelerle fikir alışverişinde bulunup dertleşmek gerçekleri kabullenmeyi kolaylaştırır.
Umarım en kısa zamanda Antalya grubuyla tanışırsın.

Ayrıca şu yazıları okumanı şiddetle tavsiye ederim:

http://kekemelikforum.com/konu-tetikte-a...derdi.html
http://kekemelikforum.com/konu-kekemlik-...luyor.html
http://kekemelikforum.com/konu-zihinde-d...pilir.html

Başarılar dilerim
Petra
Yanıtınız için teşekkür ederim PetraS. 
Kabullenmek güzel bir şey sadece kekemelikte değil bir çok sorunda çözüm olabiliyor.
Ama kabullenmek benim aklımda her zaman bir soru işareti oluşturuyor. Çünkü ben bir kekemeyim ve kekemeliğimi dizginleyebilsem bile hayatımın sonuna kadar bazı yerlerde kekeleyeceğim ve bunu kabullenmeliyim deyince ve kendimi buna inandırınca. Kendimi kötü yönde etkilemiş gibi düşünüyorum. Hani geçeceği varsa bile geçmeyecek gibi. Kabullenilmiş çaresizlik düşüncesi bir yerde benim canımı sıkıyor.
Kurt Vonnegut'un güzel bir sözü var: '' Tanrım, bana değiştiremeyeceklerimi kabullenme sukuneti, değiştirebileceklerimi değiştirme cesareti ve aralarındaki farkı daima görebilme bilgeliği bağışla.'' Bu sözde olduğu gibi arada çok ince bir çizgi var. Acaba kekemelik çizginin neresinde? Bunun cevabını bilmiyorum.
Kekemeler için öneriler kitabını okuduğumda nerdeyse tüm terapistler kekemeliği kabullenmiş ve hayatının sonuna kadar az düzeyde olsa bile kekeleyeceklerini ve bunun geçmeyeceğini düşünüyor. Bu düşünce bende umutsuzluk yaratıyor.
Ara
Cevapla
#5
(10/07/2018, 23:44)la_petit Adlı Kullanıcıdan Alıntı:
(10/07/2018, 09:53)Mustafa7 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Zoruma gidiyor bu kadar konuşmak isterken konuşamamak.Evet zoruma gidiyor bir şeyi bu kadar isterken elde edememek.Adeletsizlik değil mi sizce de? Çok istediğiniz bir şeyin başkaları tarafından hiçbir çaba sarfedilmeden elde edilmesi.
Adım Mustafa, 20 yaşındayım ve okuyorum.Bana sorarsanız şu hayatta en çok neyi istedin? Ben bu hayatta en çok konuşmak istedim.İstediğim kelimeyi-cümleyi, istediğim yerde ve zamanda söylemeyi istedim.Ne basit bir istek değil mi?(Dünyadaki %99 luk kısmın sahip olduğu, basit bir istek). Kendimi bildim bileli kekemeyim.Hem de gizli bir kekemeyim.Arkadaşlarıma sorsanız bana kekeme demezler ha.Belki heyecanlanınca konuşması bozuluyor derler ama kekeme demezler.İşte en çok da bu bitiriyor beni.Bir gerçeği bu kadar gizlemek.Belki en başından beri ağır bir kekeme olsam bu kadar sıkmazdım canımı.Bilemem.Ama şu an canımı çok sıkıyor.Kekeme olmak kötü bir şey mi? Bence kötü bir şey hem de en kötülerinden.Kimse kekeme olmak istemez.Eğer isteselerdi kekeme taklidi yapmak zor bir şey değil.Çoğu zaman düşünüyorum kekeme olmasaydım nasıl bir hayatım olurdu?Kesinlikle mükemmel yaşardım ve hiçbir şeye canımı sıkmazdım. Her şeyim tam olurdu. Şu hayatta kekekeme olmamak kadar güzel bir şey var mı?Smile. Kekemeliğimi kesinlikle beni zincirleyen bir engel olarak görüyorum ve bu hayatımın her alanını etkiliyor.Kekemelik yapabileceğim, potansyelimin olduğu bir çok konuda bana hep engel oldu.Eğer kekeme olmasaydım aldığım her nefese ve kurduğum her cümleye şükredebilirdim ama şu an bu çok zor geliyor.
Peki bu kekemelik nasıl ve ne zaman başladı?Emin olun kesin bir fikrim yok. Küçükken oturduğumuz apartmanda çok köpek varmış ve ben çok korkarmışım.Sürekli köpekli kabuslar görürmüşüm ve uykularımdan çığlıklarla uyanırmışım. Belki bu etkili olmuştur.Bilemem. Açıkcası nasıl başladığının  pek bir önemi yok. Bir şekilde oldu işte. Olduktan sonra ne önemi varki ha öyle ha böyle. Sonuçta bir kekemeydim.Bundan sonra ne yapacağım önemliydi ve bu konuda da hiç başarılı olamadım. Düzgün konuşabildiğim bi zamanımı hatırlamıyorum.Konuştuğum zaman aklımda sürekli kekemelik vardı, kekelediğim kelimeler, ha kekeledim ha kekelicem  korkusu, kekeme olduğumu göstermemeliyim düşüncesi ve sizin de yaşadığınız nice benzeri düşünce.Şu konuda eminimki beni bu hayatta en iyi anlayacak önce Allah(ki artık bu konuda da çok emin olamıyorum) sonra sizlersiniz. Hissettiğim üzüntüyü, öfkeyi, utancı en iyi anlayacak sizlersiniz eğer böyle olmasaydı buraya bunları yazmaya hiç uğraşmazdım.
Defalarca sordum 'Neden Ben?' diye.Ama cevabı bulamadım.Böyle olması gerekiyormuş ve böyle olmuş demekten başka bir şey gelmedi aklıma.Yaşadığım bir çok olayı, sosyal kaçınmaları burda anlatmak isterdim ama uzun olacak ve siz çoğu hikayeyi zaten biliyorsunuz, o yüzden anlatmaya gerek yok diye düşündüm.
Bana, bencilsin diyorsunuz içinizden belki.Her insanın sınandığı bir şey vardır.Senden kötü durumda olanlar da var.Haline şükret diyebilirsiniz belki.Ama gerçekten kalbim çok kırıldı ve umudumu kaybetmeye başladım ve bu beni bitiriyor.Eminim benden kötü olanlar da var ama insan malesef böyle bir durumda olumlu düşünemiyor.
Zoruma gidiyor dedim çünkü gerçekten de öyle.Bakıyorum etrafıma insanlar çok akıcı konuşabiliyor ve bunu hiçbir çaba sarfetmeden yapıyorlar.Benim bu kadar isteyip de elde edememem gerçekten acı veriyor.Çok olumsuz düşünüyorsun diyenler olabilir, haklı da olabilirler.Olumlu yönlerim de oldu bu hayatta, en azından kafam derslere basıyordu ve istediğim okullarda okuyabildim, çalışarak bazı şeylerin üstesinden gelebileceğimi öğrendim ve şu an tıp fakültesinde okuyorum.Ama ne yapsam da ne etsem de bu kekemelik olayı içimde sürekli yanan bir yangına dönüştü.Umudumu, geleceğe dair planlarımı ve yaşama isteğimi yavaş yavaş küle dönüştüren bir yangındı bu.Ve bu yangından geriye sadece korkular ve endişeler kaldı.
Ah bir kabullenebilsem bu sorunumu.O zaman her şey çözülecek gibi.Ama kabullenilmiyor işte.Herkesi tüm kusurlarıyla sevebiliyorum ama kendimi değil.Herkesin hatalarını affedebiliyorum ama kendimin değil.İnsan kekelemek istemiyor.Allah aşkına kim ister ki? Zihnim bu çatışmaları çok yaşadı ve artık çok yoruldu.Yaşım 20 ama zihnimi o kadar enerjik hissedemiyorum Smile. Bu dertle sınanmaktan gerçekten yoruldum belki başka bir kusurum olsaydı bu kadar zorlanmazdım gibime geliyor. Kekemelik kusur mu diyorsunuz içinizden belki? Benim için bir kusur. Kusur olmasaydı bile ben kekeme olmak istemezdim.
Peki çözüm ne? Bu soruya da şimdilik cevap veremiyoruz malesef. Bu yıla kadar ne nedeni kesin olarak bulunmuş ne de çözümü. Kendini sevmek her şeyde olduğu gibi kekemeliğinde en kestirme çözümü ama bu çözümün kolay olmayacağını garanti edebilirim.
Kekemelik benim gözümde bir lanetten başkası değil.Her zaman sihirli değnek misali dualar ettim, isteklerde bulundum ve öğrendiğim tek şey hayatın bu kadar insaflı olmadığı. Daha yazılacak çok şey var ama şimdilik bu kadarı döküldü.
Bu işi gerçekten aşmış veya bana yardımcı olabilecek her kişiden tavsiye, öneri, yardım almaya açığım.
Hayatta başınıza ne gelirse gelsin mutlu olmanız dileğiyleSmile

Merhaba Mustafa. Ben Murat, 32 yaşındayım. 4 yaşımdan beri kekemelim. Hissettiklerin hepimizin hissettigi ile ayni, kendini yalniz hissetme. Insan kendinde kusur bulmaya meyillidir ve kendinde olmayan şeyi ister. Söylemek istediğim, kekeme olmasan da çok büyük ihtimalle başka bir şeyi kafana takardin çünkü İnan ki kekemelik hiç bir şeye engel degil, sadece bahanedir. Her şeyi yapabilirsin, tabi ki bazı şeyler akıcı konuşma gerektirebilir ( askerlik, pilotluk gibi) forumu incele lütfen, duyarsizlasma buluşmalarına katil. Utanma gibi saçma sapan duyguyu yendigin gün daha iyi anlayacaksın. Yani savaşman gereken şey kekemelik değil kendindir. Cesur ol ve hayattan ve insanlardan korkma.

Yanıtın için teşekkürler. Dediklerine hak veriyorum hepimizin kendine göre bir derdi var ve en büyük dert hep kendi dertlerimiz oluyor. İnsan sınanmadığı bir sınav hakkında yorum yapamıyor. Kime derdimi anlattıysam, benden daha dertli çıktı Smile .
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi