Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 511
» Son Üye: cyylyy1
» Toplam Konular: 430
» Toplam Yorumlar: 1,442

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 9 kullanıcı aktif
» 1 Kayıtlı
» 8 Ziyaretçi
PetraS

Son Aktiviteler
Tuğcee’ye özel
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
1 dakika önce
» Yorumlar: 0
» Okunma: 1
Kekemelik İçin Whatsapp G...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: ayhannn
Dün, 20:12
» Yorumlar: 8
» Okunma: 122
Kekemelik ve gerçekçi hed...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
11/12/2018, 19:25
» Yorumlar: 1
» Okunma: 93
Ritim konuşma faydalı mı ...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
11/12/2018, 18:47
» Yorumlar: 3
» Okunma: 82
Kekemelik ve taklit
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: Misafir34
09/12/2018, 16:10
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
Yardim
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: kyaman
09/12/2018, 14:01
» Yorumlar: 5
» Okunma: 58
Kekemelik için başka yönt...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: Misafir34
09/12/2018, 12:23
» Yorumlar: 0
» Okunma: 107
Sesli kitap okumanın fayd...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: Medet
08/12/2018, 20:49
» Yorumlar: 10
» Okunma: 16,679
Kekemelik ve enerji kaybı...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
07/12/2018, 21:34
» Yorumlar: 1
» Okunma: 74
Anketimizin sonuçları
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
06/12/2018, 11:05
» Yorumlar: 0
» Okunma: 50

 
  İmgeleme ile duyarsızlaşma yapmak
Yazar: RECEP B - 13/12/2016, 22:30 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorum Yok

Arkadaşlar çoğumuzunda bildigi gibi beyin hayale gerçeyi ayır edemiyor bizde bunu kulansak. Mesala kendimizi. Bir sahnede hayal etsek. Önümüzde artık kime karşı kekeleliyorsak. Veya kekemelik kaygısını yaşıycagımız Kişileri onları o sahnede hayal etsek ve onlara karşı çatır çatır kekelesek yani duyarsızlaştırma yapsak nasıl olur bunu sadece sahnedede degil. Çarşıda.sokakta .önemli bir ortamda.yapa biliriz gidiyorsun ve insanlara karşı kekeliyorsun tabi şunuda söylim bunu yapalım gerçek hayata yapmayalım demiyorum bunu sadece akşamleyin uycan Uykun gelmiyor. orda mesela deniye bilirsin yani boş zamanlarında bunu yapmadan önce imgelemeyi araştırmanızı tafsiye ederim ben kendim işe yarar diye düşünüyorum...

LG-D855 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Bu konuyu yazdır

  Kekemelerin odak noktası
Yazar: RECEP B - 13/12/2016, 22:11 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorumlar (1)

Arkadaşlar yaptıgımız yanlışlardan bitaneside normal insanlar cafeye gibi yerlere gitikleri zaman ne içececeklerine odaklanırlar biz kekemeler nasıl konuşacagımıza odaklanıyoruz buda bizim sıtresimizi ve kaygı düzeyimizi artırıyor diye düşünüyorum ve bu bizim daha çok kekeletiriyor. Ama normal insanlar gibi ne içecegimize odaklansak. bu kadar kaygı ve sıtres artmaz bence.

LG-D855 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Bu konuyu yazdır

  Kekemeligi kendi yöntemiyle yendi
Yazar: RECEP B - 13/12/2016, 22:04 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorumlar (1)

Merhaba arkadaşlar bugün tesadüfen birine rasladım adam bana kekememisindedi bende evet dedim kurtulmak istiyormusun evet söyledim kim istemezki ozaman sana şu an söylediklerimi. Uygula düzelirsin dedi ne peki dedim.1..insanlarla konuşurken kendini rahat bırakacaksın kendini kasmıycaksın bırak kekemelik oluşursa oluşsun bırak belirginleşirse belirgenleşsin.karşındaki insan çatlasada patlasada kendini düşün onu degil 2...kelimeleri tek tek söyliycen.....3sesli kitap okuycan..4..sakız çiniycen sakız ne alaka dedim. Rahat olmanı saglıyor dedi...5.. Bide karşındaki insanı kendinden büyük görmiycen sonuçta oda insan sende.. Sordum nezaman. Başladı küçükken olmuş tam hatırlamıyor lise sonda yenmeye karar vermiş adam söyliyorki şarkı söylerken rahatım öyleyse konuşurkende rahat olmam lazım bu mantıkla yenmiş ortalama kaç günde akıcı oldun dedim duyunca şok oldum bir hafta içinde akıcı olmaya başladım bir ay sonra hemen hemen tamamen akıcı olmaya başladım dedi.. mesleyini sordum elektirik elektıronik mühendisiymiş neyse bu söylediklerimi şuan bi uygula dedi tamam dedim konuşuyorum kendini rahat bırak diyor tamam diyorum tekrar konuşmaya başlıyorum hayır sen kendini rahat bırakmıyorsun kendini kasıyorsun kendini rahat bıraksan kekemeligin baya azalacak. Ama bil miyorsun neyse 15. Dakka falan öyle tartıştık abi kardeş gibi sonunda baktım ben farkında degilken kendimi kasıyormuşum bende kendimi rahat hisediyor zanediyordum ama mer rahıtıkla alakam yokmuş neyse adamla ayrıldım bi şunu denim dedim. Bir kişinin yanına gitim. Yapmaya çalıştım olmadı 2345 derken baktım hakaten kekemelik yüzde atmış azaldı.. bu konu hakkında siz ne dersiniz. Bence denemeye deger

LG-D855 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik ile İlgili Gerçekler Neden Türkiye'de tam olarak Söylenmiyor?
Yazar: emrks - 13/12/2016, 16:42 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (5)

Merhaba

Yaklaşık 5-6 yaş grubundan beri azlı-çoklu kekemelik sorunu yaşayan biri olarak küçük yaşlardan beri Türkiye'de birçok terapiste gittim. Küçükken ağır bir konuşma problemim vardı ve gittiğim terapistlerin de yardımıyla Lise döneminde gerçekten çok iyi bir akıcılığa kavuştum.Şuan 25 yaşındayım ve Türkçe konuşurken genelde gayet akıcı olan ancak yüzdesi düşük olsa da zaman zaman yer ve duruma göre takılan birisiyim. Öncelikle, bana şimdiye kadar yardımı ve desteği olan tüm Terapistlerimize teşekkür ederim.

Ancak Türkiye'de dile getirilmeyen, belki de dile getirilmekten çekinilen bir konuyu vurgulamak istiyorum. Bunu 24 yaşında Avrupa'ya eğitim amaçlı geldiğim zaman tam olarak farkına varabildim. Yabancı dil konuşurken akıcılığımın kaybolması ve onun etkileri üzerine Avrupa'da konuşma terapisi almaya başladım. Ve bana terapiye başlamadan önce ilk söylenen şey ;
1) Biz senin kekemeliğini geçiremeyebiliriz.. Büyük ihtimalle kekemeliğin hayatın boyunca seninle olabilir !! Confusedhock: Confusedhock:
2) Biz sana bununla nasıl yaşayacağını öğreteceğiz ve hayat yolunda etkilenmeden, mümkün olan en akıcı ve kontrollü bir şekilde konuşacaksın... Ancak bir daha asla kekelemezsin diye birşey asla söyleyemeyiz...!!!!
:?

Avrupa'da konuşma terapisi alma şansı yakalamış biri olarak burada duyduklarım karşısında yaşadığım şoku lütfen hayal edin!!
Bu benim hayatımda yaşadığım en büyük şoklardan birisiydi.. Çünkü Türkiye'de gittiğim neredeyse çoğu terapistte duyduğum ; "Kekemelik tamamen geçer ,%100 geçer, bu tamamen senin elindedir... Hatta alışkanlıktır...?? Veya bazı terapistlerin yaptığı gibi "Geçmiyorsa bu seninle alakalı, yapman gerekenleri tam yapmıyor olabilirsin" gibi cümleler duyunca suçu kendimde aradığım ,geçmiyor Allah kahretsin sorun bende diyip kendimi kötü hissettiğim birçok an oldu...


Daha büyük bir şok ta terapi almaya başladığımda terapistlerimden birinin de kekeliyor olduğunu görmek oldu. Tekniği kullandığı zaman nerdeyse hiç kekelemiyor ama her zaman kekeleme ihtimali olduğunun ve bundan doğal birşeyin olmadığını söylüyor.

Türk İnsanı olarak çok sonuç odaklıyız... Şimdi size bazı sorular sormak istiyorum...

1)Türkiye'deki terapistlerimiz danışanlarına terapiye başlamadan önce ''Biz senin kekemeliğini geçiremeyebiliriz''' deseler ne olur ??

2)Türkiye'de terapistlerimizden biri de bizim gibi kekelese o terapistimiz iş yapabilir mi? İnsanlarımız genelde bu adamın kendine faydası yok diye düşünmez mi??

Arkadaşlar Yurtdışında kekemelik üzerine Profesör olmuş , hayatını bu bilim dalına vermiş ve kekeleyen birçok bilim insanı var. Kelin ilacı olsa kendi başına sürmez mi??

Makalelerde ve bilimsel yazılarda genelde söylenen şey;
"It is considered a generally accepted assumption, that there is no such thing as a stuttering cure.''
Kesin çözümün/ çaresinin olmadığıdır.

Ancak uygulanan tekniği en mükemmel şekilde yapan en güzel şekilde akıcılık sağlayabilir.. Ancak bir daha asla kekelemezsin demek tamamen hayal ürününden başka birşey değildir..

Lütfen daha gerçekçi olalım.. Yoksa terapinin ardından kekeleyince mayına basmış gibi oluyor, üzülüyoruz..

Beklentiler yaralar.. Gerçekçi beklentiler ile terapi yaklaşımlarının yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Sevgiler.

Bu konuyu yazdır

  Kekemelerde duygusal ayrıştırma çalışmaları
Yazar: kekeme mühendis - 11/12/2016, 20:42 - Forum: Öz terapi ve öz yardım - Yorumlar (2)

Arkadaşlar merhaba..
Kısaca kendimi tanıtarak başlayacağım.Adım halit.5 yaşından beri kekemeyim.24 yaşındayım inşaat mühendisiyim.Van Riper odaklı ve duyarsızlaştırma aşaması için klinik uzman bir psikologla çalışıyorum. Terapistimden öğrendiğim ve kekemelerin yarısından fazlasında gözlemlediği duygusal baskı ve karıştırma sorunundan bahsedeceğim.Çoğumuzun zihni sürekli bir başkasının duygusuna indirgenmiş durumda.Kekelediği için annesi,babası yada arkadaşlarının duygularını kendi düşüncelerine entegre eden on binlerce kekeme var...''Ben kekelersem beni değersiz görürler,''Kekelediğim için benle göz teması kurmuyor,'Babam bana acıyor,'Annem benim için kaygılanıyor,'Dedem ben diğer torunları gibi sevmiyor,'Sevdiğim kız kekeme olduğumu görürse bana acır ...Bunun gibi sıradan kaygılarımız var.Örnekler elbette uzun uzadıya sıralanabilir.Bu olumsuz duygular bende fazlasıyla var.
Duyarsızlaştırma aşamasında olan kekeme arkadaşlarım;bu düşünce ve duyguların bize zerre katkısı yok.Duyarsızlaşmaya başlamadan hemen önce duygusal özgürleşme tekniği EFT ile bu kaygıları en aza indirebilirmişiz .Ben denemeye başladım olumlu sonuçlar almaya başladım.Yeteri kadar kişisel kaygı taşıyoruz zaten,bir başkasının duygusuna dur diyoruz sen orda kal O SENİN DUYGUN SENİN ÖYLE DÜŞÜNME HAKKIN OLSUN;AMA BEN BUNDAN ETKİLENMEYECEM BENİMDE DUYGULARINDAN ETKİLENMEME HAKKIM VAR.
'Annem farklı kişi,ben farklı kişiyim..'Dedem farklı kişi ben farklı kişiyim...Bunun gibi cümleler seçiyoruz..Her gün bu olumsuz empatik duygular aklımıza gelir gelmez KENDİMİZE BİLİNÇALTIMIZA SESLENİYORUZ VE SEÇTİĞİMİZ CÜMLELELERİ SESLİ BİR ŞEKLİDE 5-10 KEZ TEKRARLIYORUZ.Bilincimize hükmedebilmeyi öğrenmeliyiz.Başkasının senin hakkındaki düşüncelerinden duygularından SANANE !!.
EFT tekniğinde vücutta belli başlı meridyen denilen enerji akım çakra noktaları vardır.
1)alnınızın ortası
2)burun çene arası
3)şakaklar
4)göğsümüzün ortası
Bu meridyen noktalarına hafif şekilde iki elimİzin parmaklarıyla vurarak eş zamanlı seçtiğimiz bu cümleleri her gün tekrarlıyoruz...
Emin olun ki duygusal ayrıştırma yapmadan duyarsızlaşma süreci sağlıklı bir şekilde sürdürülemez.
KENDİ DUYGULARINIZLA BAŞ BAŞA KALIN.ANNE BABA EŞ DOST SEVGİLİ ...BU ONLARIN DÜŞÜNCE VE DUYGUSU .ONLAR ÖYLE DÜŞÜNEBİLİR BU BENİM HAYATIM KEKEME OLAN BENİM O DEĞİL...BANA ACIMA KIZMA DUYGULARI OLABİLİR,BU ONLARIN DUYGUSU,ONLARIN BÖYLE DÜŞÜNME HAKKI OLSUN AMA BENİMDE BU DUYGULARDAN ETKİLENMEME HAKKIM OLSUN...

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik ve Cesaret
Yazar: Ercan E - 10/12/2016, 21:03 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (1)

Kekemelik terapilerinde özellikle alan çalışması ve kekemeliğin açıktan yapılmasında en büyük ihtiyacımız olunan şey.Cesaret
Peki neye karşı cesaret,
+ Kekelediğinde karşı tarafın sana acımasına karşı,
+ Kekelediğinde karşı tarafın seni dinliyormuş gibi yapıp dinlememesine karşı,
+ Kekelediğinde rezil olma korkusuna karşı,
+ Kekeledeğinde dinleyici tarafından reddedilme ihtimaline karşı,
+ Kekelediğinde seni yargılamalarına karşı,
vb....
Dikkat ediyor musun. Hep karşı tarafın ne düşündüğüyle ilgili hüküm yürütüyorsun ve kekelediğinde zihnindeki acımasız eleştirmen seni yerden yere vuruyor.
Peki sen kendini reddedilmesi gereken, işe yaramaz biri olarak mı addediyorsun. Kendi özdeğerini ölçütünde kekemeliği merkeze mi koyuyorsun.
Nedir bu zihin okumaların ve kendini sebepsiz yere cezalandırmaların.. Git kendini ifade et. Akıcı konuşmanı kimse beklemiyor senden. Sadece kendini ifade etmekten kaçınma. Başkasının rolünü oynamaktan vazgeç. Kendin ol. Kekeme olmayı kabul ettikten sonra rahatlamayı da öğreniyorsun. Kekeme olmayı kabul etmek sadece ben kekemeyim demek değildir. Çatır çatır kekeleyebilmektir. Kekelememek için kendini sıkmamak demektir. Unutma, bu sonu olmayan bir challenge yolculuğudur. Hayat da öyle değil mi ki zaten. Her gün üzerine koymazsan senden alıp götürdükleri senin kazandıklarından fazla olmuyor mu. Kekemeliğin bizim hayatımızdan bir şeyleri alıp götürmesine izin vermeyin. Bu yolculukta başarılı olmak için çok da fazla tekniğe ihtiyacın yok. Cesarete ihtiyacın var.

Bu konuyu yazdır

  Kekemeliği Saklamayı Bıraktım ve Bakın Ne Oldu
Yazar: Ercan E - 09/12/2016, 16:17 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (1)

Yazının İng Aslı :https://www.bustle.com/articles/164954-i...t-happened
Kekemeliği Saklamayı Bıraktım ve Bakın Ne Oldu By CHAR ADAMS
Kendimi bildim bileli kekemeyim. Aslında kekemeliğim ben 8 yaşındayken başlamış. Fakat dürüst olmak gerekirse ondan önceki akıcı konuştuğum zamanları da hatırlamıyorum. Ulusal Kekemelik Derneği, kekemeliği bir kişinin konuşmasındaki akıcısızlık ve bozukluklar içeren bir iletişim sorunu olarak görürler. Ve ek olarak da konuşmadaki bu engele eşlik eden fiziksel gerginlik halleri, utanma, kaygı ve konuşma korkusu.
Kıdemli bir kekeme olarak bu kekemeliğe eşlik eden problemlerle ilgili iç mücadelelerimde çok ustalaşmıştım . Bu yüzden de hayatımın büyük bir çoğunluğu bu kekemelik engelimi gizlemekle uğraşarak geçti. Benim kekemeliğim çok ağırdı. Ağırdan kasıt konuşma bozkluğum yüzde 70 civarındaydı. Zaten bu sebeple de onu gizleyemiyordum. Fakat her nedense ben yine gizlemeye çalışıyordum (Sanki kekeme değilmişim gibi davranmak gibi)
Okul hayatımda ve sosyal hayatımda konuşma durumlarından kaçmak için elimden gelen herşeyi yaptım. Birşey le uğraşıyor numarası yaptım, ağzımda yiyecek bir şey numarası yaptım ve sohbet ortamlarını hep terk ettim. (Açık kaçınma davranışları) En kötüsü de artık kendimden izole olmaya başlamıştım. İnsanlar arasında kekelersem onlar bana gülerler diye açıktan kekelemekten korktum. Çünkü kekelediğim zaman insanların beni garip, tuhaf bir yaratık gibi görme ihtimalleri vardı.
Bu durum sırayla ağır kaygı bozukluğu, kendine güvensiz ve depresyon şeklinde etkiledi. Aslında uzun uzadıya konuşarak değerlendirmem gereken konuşma fırsatlarını sürekli kaçınarak yıllarımı harcamıştım bu konuda. Hatta bırakın konuşma fırsatlarından insanlardan bile kaçar olmuştum.
Üniversitede bu durum değişti. Üniversitenin ikinci yılında artık bu durumu saklamamaya karar verdim. Açıkçası kendimde olan böyle büyük parçayı gizlemek beni yoruyordu. Evet biliyordum ki, artık korkmaya devam edemezdim ve bunu gizlemeye devam edemezdim. Artık açıktan kekelemeye ve bu durumdan ötürü de “Kusura bakmayın, biraz gerginim” veya “ Aslında biraz soğukkanlıyım” gibi saçma sapan bahaneler göstermemeye karar verdim. (Aslında bu bahanelerle insan kaçınma davranışı göstererek kekemeliğni gizlemeye çalışır. )
Kendimi özgürleştirmeye karar verdim. Bundan sonra yazacaklarım, kekemeliğimi gizlemeyi bıraktıktan sonra olan şeylerdir.
1.İnsanlar Bana Daha Çok Soru Sormaya Başladılar,
Daha fazla açıktan kekeledikçe ( tekrarlanan kelimeler, um diye tekrarlamalar, uzatılan heceler, komik yüz haller ) bütün bunlar sayesinde insanlar benim konuşmamla ilgili bana sorular sormaya başladılar. Yeni insanlarla tanıştığımda özellikle ismimi söylerken, karşımdaki bendeki zorlanmanın farkına varıyor ve bana haliyle konuşmamla ilgili soru soruyordu.
NE oldu sana, iyi misin diye beni sorguluyorlardı.
Ben de bu durumun sadece benim kekemeliğimden ötürü olduğunu onlara söylüyordum. Konuşmamın sonuna da “fakat problem yok” diye ekliyordum. Başlarda hem konuşan hem de dinleyen açısından bu durum rahatsız edici ve korkutucu oluyordu. Fakat sonraları bunu yaptığımda kendimi bu konuda daha dürüst olduğumu hissettim.
Açıktan kekemelik yapmak çok korkutucu birşeydi. Çünkü sen kekelediğinde insanların sana nasıl tepki vereceğinden emin değildin. Belki bu durumu tuhaf karşılayabilirlerdi. Belki de benle ilgili bazı şeylerin ters gittiğini düşünebilirlerdi. Hatta bazı zamanlar bu durumların ikisi de yaşanmış olabilir. Ama çoğu zaman insanların sadece ilgincine gidiyor bu durum ve basitçe söylemek gerekirse hiç kimse sizin nasıl konuştuğunuzla ilgilenmiyordu. (test edin, gerçekten de öyle)

2. Kekemeliğimle Alakalı Konuşma Ortamlarında Daha Rahat Hissetme,
Kekemeliğimle ilgili daha açık olmaya başladıkça bunu yapmak daha da kolaylaştı. Artık tanıştığım yeni arkadaşlara kekeme olduğu söyedikten bir süre sonra kekemelik durumumu anlatmaya başlıyordum. Bu nedendir, nedir diye... Sonra bu durumları anlattıktan sonra herşey daha kolay olmaya başladı ve omuzumdaki ağırlık bir den hafiflemeye başladı. (Bunu yapan birçok kişi bu duygu durumunu yaşamıştır )
Kendimi daha özgür hissetmeye başladım. Bu konu hakkında konuşmaya devam ettikçe konuşmamı kontrol edememle ilgii utanma duygu durumum yavaş yavaş kaybolmaya başladığını hissettim.
Artık insanlara gidip sorular sorduğumda panik yaşamıyordum ve onlar beni konuşma şeklim hakkında neler düşündü diye üzülmüyordum. Kekemelikle ilgili açıklamlarımı yaparken bile kekeledim ve artık şunu anladım ki insanların benim hakkımda ne düşündükleri hiç de önemli değilmiş.
3. Artık Daha Fazla Fırsatları Kendi Lehime Çevirme
İtiraf etmeliyim ki , özellikle iş mülakatarında “Harika bir sözel yeteneğim olması lazım” bu küçük düşünceden korkuyordum. Benim konuşma yeteneğim mükemmelden daha kötüdür Big Grin ve bu yüzden de bir iş için başvuru yapmaktan kaçınırdım, okul gruplarına katılmaktan kaçınırdım, panellerde sınıfın önündeki güzel imkanları değerlendirmekten kaçardım hep.
Geçmişe baktığımda şunun farkına vardım ki “Ne çok büyük imkanları kaçırmışım ve bunları kaçırmamın tek sebebi insanların benim kekeledeğimi görmelerinden kaçınmak.
Artık bu değişti. Yavaş yavaş kekemeliğimi gizlemeyi bıraktım. Artık challenge olacak iş fırsatlarına başvurmaya başladım, grup önünde konuşmaya başladım ve hatta grup tartışmalarını yönlendirecek kadar. İtiraf etmeliyim ki geçmişte bütün bunlardan cehenneme girmiş gibi korkardım. Fakat artık bütün bunları yaptım ve bunları yaptığım için mutluyum.
4. Sosyal Durumların Artık Daha Az Tuhaf Hale Gelmesi,
Dürüst olmak gerekirse, kekelerken struggle (panik ) yaşayan birisini izlemek tuhaf gelebilir. Komik yüz halleri hatta fazlasıyla yaptığı el hareketi tikler vb. Evet bu durum çok tuhaf bir durumdu.
Hatta bununla ilgili insanlar şunu söylerlerdi “Sen tuhaf bir durum içine girdiğin için bize bu tuhaf geliyor” Aslında durum o şekilde değildi. Bu kekemeliğimle ilgili bir durumdu.
Biliyordum ki , Ne kadar fazla kekemeliğimi gizlemekten vazgeçtiysem o kadar fazla rahat olmaya başladım. Ve bu rahatlıkla birlikte eskiden yaşadığım tuhaf durumlar da azalmaya başladı. Bununla beraber insanlarda benle beraberken daha rahat olmaya başladılar. Bu da benim özgüvenimi arttırdı ve kaygıımı da azalttı.
5. İnsanlar Bana Daha Fazla Güldü, Fakat Ben Daha Az Önemsedim O Durumları Artık,
Evet, Ben kekelememei gizlemeyi bıraktıktan sonra birçok şey yaşadım. Yaşadıklarımın bazıları da belki de çok da güzel olmayan şeylerdi. Bazı zamanlar kekemeliğimle iliği en büüyk korkum gerçek oldu. (Aslında bu durumlara karşı da duyarszılşamak lazım )
Bazı zamanlar bazı insanlar güldüler, telefon konuşmasının ortasında telefonu kapattılar. Hatta bu yüzden işimi kaybettiğimde oldu. Sad
Fakat Ben kekemeliğimi gizlemeyi bıraktıktan ve bunu kabul ettikten sonra aslında kendimi kabul etmeye başladım. Ve kendimi kabul ettiğim zamanda da insanların düşüncelerini önemsememeye başladım. (Çünkü sen zaten kendini biliyorsun, sen kendini bildikçe de başkalarının seni yargılamasına izin vermezsin )
Evet bu doğrudur ki bazı insanlar pisliktirler, ve bazı zamanlar sizin duygularınızı incitirler. Fakat ben biliyorum ki birisi beni kekemeliğimden ötürü kabul etmiyorsa bu dünyanın sonu değil. Ben böyleyim. Ve kekemeliğimle ilgili açık ve dürüst olmam benim kendimi kabul etmemde çok yardımcı oldu.
6. Kekeme Olan Daha Fazla İnsanla Tanıştım,
Kekemeliğini gizleyen tek kişi ben değilmişim. Konuşmamla ilgili çevremi genişlettikçe ve bununla ilgili olarak açık oldukça bu sorunla mücadele eden daha fazla insan tanımaya başladım.
“Oh aman tanrım, sen de mi kekemesin. “ Bu ifadeyi hiç tanımadığım kekeme arkadaşlardan duymaya başladım.
Ve bu şekilde birçok kekeme insanla bir araya gelmeye başladım. Eğer ben kekemeliğime karşı açık ve dürüst olmasaydım bu kadar güzel insanlarla bir araya gelemezdim.
Kekemeler diğer kekemelere ihtiyaç duyar ( Çünkü başkası bizim ne hissettiğimizi tam olarak hissedemez de ondan..) Kekemelikle ilgili olarak bir araya gelip birşeyler paylaşmak benim için, özgüven için, ve genel mutluluğum için çok önemli şeylerdi.

çeviri by ercn

Bu konuyu yazdır

  Nasıl Kekeme Oldunuz ?
Yazar: Monalisa - 07/12/2016, 07:04 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorum Yok

Neden kekeme oldum ?
Otoriter bir babaya sahibim, ailem ben şimarık bi çocuk olmıyayım , yaramaz olmıyım diye ellerinden geleni yaptılar. Ne gülebildim sesli sesli cesurca , ne ağlayabildim hıçkıra hıçkıra.. nedense hep övülmek , ailemin benimle gurur duymasını , mutlu olmalarını istedim. Karnem hep 5 gelirdide hatırlamam hiç babam tebrikler kızım demezdi.zamanla Ne hevesim kaldı okumaya , ne dermanım kaldı konuşmaya.. ilk baş ben yılan gördüğüm için kekeme oldum sanıyordum. Yılan görmüştüm 3 buçuk yaşımda , sonra tüm hayatm boyunca o yılana buldum suç. Ama o yılan beni sadece o dakika üzmüştü , o dakika korktmuştu. Daha geniş baktığım zaman , aslnda hergün her dakika üzen çok daha yakınımda olan insanlar olduğunu farkettim. Evet onlar suçluydu , suçluydular ama asla bunu kabul etmediler, ben olsam bende edemezdim , bu vicdan azabıyla yaşanırmı ? Bilemiyorum. Babamın karşısına geçip "20 yılımı çaldın baba , hadi bana çocukluğumu gençliğimi geri ver " diyebilirmiyim ? Desem ne değişirki.. kimse suçlu değil. Olsa ne yazar, isterse tüm dünya suçlu olsun , cezasını biz çektikk çekiyoruz.

Bu konuyu yazdır

  Kekemelikle İlgili İlginç ve Komik Hatıralar
Yazar: Ercan E - 03/12/2016, 18:06 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

resim

Bu konuyu yazdır

  Bitmemis bi hikaye ..ikincil hareketler ..duyarsizlastirma..
Yazar: Helen - 03/12/2016, 14:51 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorum Yok

Merhaba 2.5 yasindaydi oglum basladiginda kekelemeye zaten 2 yasinda cumle kurmaya basladi ama nasilsa duzgun konusurdu vurgulamalar kelimeler agzimiz acikta kalirdi kisa surdu ne yazikki ..suanda 5 yasinda 3.5 yasindada bi kardesi var rekabet ortami uclarda Smile ..ilk gittigimizde terapistte 3 yasindaydi ..6 seans kadr aldi gecici bi duzelme sonrasi tekrar basa cikinca tekrar bi 6 seans kadr aldik.tabii durumun ciddiyetinin farkinda degiliz ..en son gectigimiz yaz bi baktim ikincil hareketler cikti ortaya ama baktim oturmaya yerlesmeye yatkin hareketler(kal gelmesi agzini acip yuzunu bukmesi kaskati olmasi)..butun gucumu topladim artik baslayacagim ve bitirecegim dedim kac seanssa o kadr babayla.. cozmeliyim eminim benim oglum yapar inanilmaz farkinda derken 17.seansimizin sonundayiz suan . Haftada 2 seans agirlikli gidiyoruz ..butun teknikleri ogrendi takilmalarin icin gidiyoruz dedigimizde ne kadrda yalnis yapiyomusuz meger ..aslinda takilmanin normal oldugunu kabul etmesi gerekiyomus ..ve duyarsizlastirmada ogrenilecek tekniklerin hepsini yaptik denedik calistik ..hatta cok kalabalik bi meydanda elimde butun konusma kartlari vs alip takilarak konusma yaptirmisligim var ..bende bile etkili oldu belkide onun konusmasina karsi duyarsizlastim bi nebze..cunku asla vazgecmediki konusmaktan takilmalarin tavan yaptigi donemlerde bile hic yilmadi ..bende duyarsizlasmaliydim terapiste gore (belkide durumu kabul edip onu fazla sorgulamam diye Smile) ama ben duyarsizlasirsam belkide kilimi kipirdatmayacagim bilmiyorum ..onumuzde sokak calismalari var terapist alip sokaga cikacak neler bekliyor bilmiyorum..bide durum su ki genetik yatkinlik soz konusu ailemde bu durumu yasayan bi kac kisi var 2 kuzenim amcam kuzenimin cocugu ..bazen diyorum keske bende olsaydi o yasamasaydi bunlari..

Bu konuyu yazdır