Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 469
» Son Üye: trisequens
» Toplam Konular: 400
» Toplam Yorumlar: 1,379

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 10 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 10 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
16 Eylül 2018 tarihli can...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: PetraS
13/09/2018, 16:24
» Yorumlar: 0
» Okunma: 1,846
Çiçero, dizilere bile kon...
Forum: Kekeme Youtuberler
Son Yorum: KeKeMe_YouTubeR
08/09/2018, 16:14
» Yorumlar: 0
» Okunma: 268
Farkettiğim pek bahsedilm...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
07/09/2018, 10:37
» Yorumlar: 3
» Okunma: 293
Kekeleyen oğlum :(((
Forum: Çocuğum kekeliyor!
Son Yorum: akdeniz
07/09/2018, 02:12
» Yorumlar: 4
» Okunma: 890
Duyarsızlaştırma Öncesi v...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: PetraS
22/08/2018, 14:59
» Yorumlar: 1
» Okunma: 235
Hz. Musa kekeme değilmiş....
Forum: Kekeme Youtuberler
Son Yorum: KeKeMe_YouTubeR
21/08/2018, 22:30
» Yorumlar: 0
» Okunma: 383
KEKEMELİKTE DUYARSIZLAŞMA...
Forum: Kekeme Youtuberler
Son Yorum: yucili
21/08/2018, 09:36
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194
Bir Sorum Var
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
08/08/2018, 22:25
» Yorumlar: 2
» Okunma: 780
Kekemelik ve gen ilişkisi...
Forum: Kekeme Youtuberler
Son Yorum: KeKeMe_YouTubeR
04/08/2018, 15:57
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194
Güzel bir şarkı yaptım......
Forum: Kekeme Youtuberler
Son Yorum: PetraS
01/08/2018, 16:38
» Yorumlar: 1
» Okunma: 253

 
  Kıvanç
Yazar: Kivanc_ist - 29/10/2016, 19:35 - Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri - Yorum Yok

Merhabalar, ben Kıvanç 27 yaşındayım istanbul da yaşıyorum.. Pek tabi ki benimde konuşma bozukluğum söz konusu.. Bende herkese konuşma bozukluğum olduğunu net bir şekilde ifade edemiyorum.. son zamanlarda yeni tanıştığım bir kaç kişiye söyledim ama bu beni mutlu etmedi malesef.. hissettiğim duygular iyi değildi.. neyse umarım birbirimize takıldığımız yerlerde yardımcı oluruz Smile

Bu konuyu yazdır

  Sesli harflere girmekte zorlanırsanız...
Yazar: PetraS - 28/10/2016, 14:01 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,
Merhaba SABURCU!
bir arkadaşın kendini tanıtırken sorduğu soruyu burada biraz daha uzun cevaplamak istiyorum.

Suburcu Adlı Kullanıcıdan Alıntı:...evet ben kekemeyim bunu kabullendim ama yinede bu durumla bi turlu barisamiyorum.yeni tanistigim kisilerin benim kekeme oldugumu bilsinler istemiyorum bu kotu bisey degil bunu biliyorum benim kekeme olmam beni kotu bi insanda yapmiyo ama insanlarin o yuzundeki saskin ya da acima duygusunu gormek istemiyorum..
Bu arada McGuire sorumlusu arkadaşın sözleri aklıma geliyor, belki bu sözler senin kekemeliğini kabullenmen için daha cazip gelebiliyor. Diyor ki
Alıntı:Ben kendimle barışığım. Kekemeliği de tenis karşılaşmasındaki bir rakip gibi görüyorum. Yani sporuna onunla uğraşıyorum ama biliyorum ki tehlikeli bir rakip değildir çünkü onu hep yenmişim
(Aklımdan alıntı yaptım, tam ne dediğini merak ediyorsan http://kekemelikforum.com/konu-kekemelik...k-ile.html tıkla! Dakika 13 sonrası)

Şimdi de yeni tanıştığın kişilere gelelim. Sen kekemeliğini ne kadar gizlersen kekemelik de o kadar seni teslim alır. Benim şöyle bir yaklaşımım var: kekeme olduğumu söylemeye gerek duymuyorum çünkü söylediğim zaman büyük ihtimalle hiç takılmam, bana 'neden böyle bir şey iddia ediyorsun, ilgi mi istiyorsun' gibi suçlamada bulunmalarını istemiyorum. Ama için için kekeme olduğumu her an söylemeye hazırım. Yani bir defa takıldım... iki defa takıldım... yanlış anlamasınlar, olmadık yorumlar yapmasınlar diye O ZAMAN bir parantez açarım derim ki 'Arkadaşlar kekemeliğim tuttu. Bu ara sıra oluyor çünkü kekemeyim.' Şaşkın bakışlara alışman lazım, onlar olur ve olacak da. Ama açıklaması SENDEN olmalı!

Bunu böyle öz güvenle anons ettiğim zaman kimse ne bana acır ne de tuhaf bakar. Çünkü kendilerini bir GERÇEK konusunda bilgilendiriyorum. Bir suç itiraf etmiyorum, acımalarını da istemiyorum. Önemli olanı onu öz güvenle boynunu eğmeden söylemek.
Suburcu Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Benim kabusum ünlü harfler.örneğin bi A harfini söylerken ağzımı o kadar çok aciyorum ki o görüntü beni rahatsız ediyor..ağzımı fazla acmayıp aaa aaraba desem belki bu kadar sorun etmem ama işte olmuyo.ayna karşısında sürekli konuşmam mi lazım yada başka bişey mi yapmam lazım bilmiyorum...benimle tecrübelerini paylaşmak isteyen arkadaşları dinlemek isterim
Ünlü harfler benim de eskiden en büyük kabusum idi. Hem de ünlüleri söyleyemeyince ağzımdan çıt çıkmazdı. Yani a-a-a-a-araba da diyemiyordum. Hiç ses çıkmıyordu. Örneğin 'ben bugün arabaya bindim' diyeceğim, 'ben bugün... ben bugün... ben ııııı.... ben bugün... ben bugün... ben bugün arabaya bindim' filan diyordum, bazen de hiç kurtulamıyordum, başkaları tamamlıyordu ve ben de utanıyordum...

Ben kekemelik korkusunu atlattıktan sonra bunlar kendiliğinden geçti. Yani yüzde 90 diyebilirim takılmam, takılmamak için de herhangi bir yöntem devreye sokmam. Takılsam bile bu artık estetik bir sorundan başka birşey değil.
Yani en önemlisi takılma korkusunu yenmek... Şayet takılırsam - ki o da yüzde 10 kadar daha oluyor - şöyle bir izlenim yaptım:

Geçenlerde ALİNA ismine takıldığımı hatırlıyorum. Eskiden A'dan korkardım ama şimdi - kekemeliğimi izleyip inceledikten sonra esas sorunun A değil de ismin içindeki Lİ hecesi olduğunu iyi biliyorum. Yani Lİ'yi söyleyemeyeceğim için hemen A'ya takılıyorum. Ve ben de şunu gördüm:

A demek için ağzımı açıyorum, ses gelmeyince ağzım gitgide daha fazla açılıyor, yine ses gelmeyince an oluyor ki A'yı söylemek artık - herhalde fiziki olarak - mümkün değildir. O yüzden senin tarif ettiğin olayı ben de biliyorum.

Öncelikle ayna karşısında kendini izlemen, ne yaptığını görmen iyi olur. Özellikle de şu iki şeyi birbirinden ayırman önemli:
  • Ben ne yapıyorum? (aktif)
  • Bana ne oluyor? (pasif, edilgen)
Sen kendin de diyorsun ki 'ağzımı o kadar çok aciyorum ki...' Yani bunu aktif olarak SEN yapıyorsun. SEN yaptığına göre bunu değiştirmen de mümkündür. A'yı söyleyememe korkusunda ağzını açman büyük ihtimalle artık otomatikleşmiş bir eylem. Bunu değiştirmek için bilinçli olarak müdahale etmeye çalış.
Ünlülerle baş etmek için bazı güzel modeller var. Örneğin: ilgili ünlüden önce nerdeyse duyulmayacak kadar hafif bir sesle bir 'h' veya 'y' harfi söylemek.

Yani ALİ diyeceğine hALİ dersin veya ÜNİVERSİTE yerine yÜNİVERSİTE dersin.
Önceki kelimeyle birleştirmek de güzel bir yöntem olabilir. Diyelim:
Adım EMİNE diyeceksin, adımmEMİNE diye birleştirirsin.
Bazen ünlü harfin içine girince sanki biri nefesini kesiyor gibi oluyorsa, önce nefes al, ağzını çok az aç, biraz nefes ver ve ondan sonra ALİ veya ÜNAL de.
Tabii çok etkin bir yöntem de gönüllü kekemelik. Gerisi gelinceye kadar A-A-A-A-A... diye tekrarlamak.

Umarım sana biraz yardım edebilmişimdir. Daha fazla bilgi için şu yazılar senin için enteresan olabilir:
http://kekemelikforum.com/konu-kekemelik...milik.html
http://kekemelikforum.com/konu-oz-terapi...bilir.html
http://kekemelikforum.com/konu-kahnemann...melik.html
Sana iyi günler ve başarılar dilerim
Petra

Bu konuyu yazdır

  Nahide
Yazar: Suburcu - 26/10/2016, 22:57 - Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri - Yorumlar (3)

Merhaba ben Nahide 28 yaşındayım bu gruba yeni katıldım. 6 yaşından beri Kekemeyim..Bütün kekemelerin yaşadığı şeyleri evet bende yaşadım hep kaçtım utandim bildiğim sorulari cevaplayamadim Sustum...1ayda Kekemelik geçer denilen Kursada gittim tabiki de faydasını görmedim..benim için tek iyi yani benim gibi kekeleyen insanları görmüş oldum onlarla sohbet imkanı buldum..1 sene önce veysel Kızılboğa hocamla tanıştım ilk önce beni aynı benim gibi kekeleyen bi arkadaşımla bir alışveriş merkezinin ortasında kekeletti Herkes görsün üstümdeki utanma çekinme duygusu gitsin diye sonra tanımadığım insanlarla konuştum kekeme olduğumu söyleyip onlara sorular sordum..evet ben kekemeyim bunu kabullendim ama yinede bu durumla bi turlu barisamiyorum.yeni tanistigim kisilerin benim kekeme oldugumu bilsinler istemiyorum bu kotu bisey degil bunu biliyorum benim kekeme olmam beni kotu bi insanda yapmiyo ama insanlarin o yuzundeki saskin ya da acima duygusunu gormek istemiyorum..
Benim kabusum ünlü harfler.örneğin bi A harfini söylerken ağzımı o kadar çok aciyorum ki o görüntü beni rahatsız ediyor..ağzımı fazla acmayıp aaa aaraba desem belki bu kadar sorun etmem ama işte olmuyo.ayna karşısında sürekli konuşmam mi lazım yada başka bişey mi yapmam lazım bilmiyorum...benimle tecrübelerini paylaşmak isteyen arkadaşları dinlemek isterim

Bu konuyu yazdır

  Van Riper dan Kekemelere Mesajlar
Yazar: Ercan E - 25/10/2016, 03:42 - Forum: Van Riper Tekniği - Yorumlar (5)

resim
Merhaba Arkadaşlar
Son zamanlarda ağır kalp yetmezliğinden müzdarip olan doktorumun bana önerisi şu oldu; "Günlerin sayılı olduğu için işleri yoluna koymaya bak"  ve Ben de onun dediği gibi yapmıştım.

Fakat tek bir şey kalmıştı ve belki de yıllardır severek okuduğum sizin gazeteniz bu konuya gerekli önemi verecektir. 85 yıllık hayatımda bir rahatsızlığımla ilgili öğrendiğim bir şeyi diğer kekeme arkadaşlara da paylaşmak istiyorum.

Kariyerim boyunca binlerce kekeme ile çalıştım, birçok araştırma yaptım ve bu konuda üzerinde birçok makale yazarak birkaç kitap çıkardım. En önemlisi de bunları yaptığım yıllarımın çoğunda kekeledim ve ritmik kontrolden, rahatlama terapilerine, yavaş konuşmadan nefes alma egzersizlerine, psikoanalizden hipnoza kadar birçok değişik terapi yöntemi denedim. Yaptığım bu şeylerin hepsi geçici akıcılıktan sonra bu rahatsızlığımın tekrar  nüksetmesiyle sonuçlandı. Fakat sonunda kekelemeye devam etmeme rağmen daha akıcı olmayı başardım.  

Başarılı ve mutlu bir hayata kavuşmama yol açan temel fikir Rhinelander'dan evime doğru giderken otostop çekme esnasında oluştu.  Rhinelander da bir ay kadar bir çiftlikte çalıştım ve burada çalışırken şiddetli kekemeliğimden ötürü sağır ve duymaz rolü yapardım  Sad .  Bu yüzden de başka işlerde çalışamadım. Bu şekilde hiç konuşmayarak (veya az konuşarak) hayatımı sürdürebilirim diye ümit ediyordum . Fakat bir ay sonra daha fazla dayanamadım ve hiç de hoş karşılanmayacağımı bildiğim evime geri dönmek için çiftlikten ayrıldım. Birkaç mil yürüdükten sonra  çiftçilik yapan bir adamın olduğu alana yakın bir yerde dinlenmek üzere ağacın altına oturdum. Biraz sonra da Ford marka araba süren yaşlı bir adam benim yanıma arabasıyla yanaştı. Arabadan indi ve çiftçilik yapan adamla konuşmaya başladı. Ben dikkat ettim; Adam tuhaf şekilde ve minik duraksamalarla konuşuyordu fakat ben bu durumun kekemelik olduğunu düşünmüyordum. Onlar konuşmalarını bitirdiğinde, Ben el işaretiyle otostop çekmek için adama çağrı yaptım ve beni arabasına aldı. Tabi beklenen soru geliyor Smile "Adın ne senin , nereye gidiyorsun" Aman allahım nasıl kekeledim, Konuşmaya çalışırken nefes nefese kalmalar, yüzümün eğilip bükülmesi ve vücudumdaki kasılmalar  … Ben bu kendi halime kızıyor ve öfkeli bir durumda iken yaşlı adam " Sakin ol çocuk, Sakin ol. Ben senin kekemeliğine gülmüyorum. Ben tüm hayatım boyunca kekeledim ve ben de senin gibi konuşmaya çalışırken hoplayıp zıplarcasına ve senin gibi bir gergin yüz ifadeleriyle konuşurdum. Fakat şimdi yaşlandım ve kendimle kavga etmekten yoruldum ve şimdi sadece kelimelerin çıkmasına izin veriyorum Smile Sen de öyle yap.  

Evet, adamın bu söylediği şey beni zıpkın gibi vurdu.(Yani aklımı başıma almama sebep oldu) Ben tüm hayatım boyunca kekelemeden konuşmak için uğraşıyordum ve yapabildiğim her vakitte de onu gizlemeye ve ondan kaçınmaya çalışıyordum ve bu da beni daha kötü ediyordu.  O yaşlı adam bana diyordu ki "Hem kendince hem de konulştuğun insanlar nezdinde tolera edilebilir bir kekemelik yolunu araştır" Evet bu mümkündü. Kolay ve efor harcamaksızın kekelemek mümkündü ve bu kekeleme şekli de hiç sorun edilecek bir seviyede olmazdı. Hatta bu şekilde kekeleyebilirsem her şekilde akıcı olmayı da öğrenmiş olurdum. Kekelemeyi öğrenmeyi nasıl başaracağımı kavramam beni yıldırım çarpması gibi etkilemişti. Yaşlanana ve kekemelikten bıkana kadar bekleyemezdim Smile  

Kekelerken içine girdiğim savaşma ve boğuşma hallerini bırakmam  ve  kaçınma davranışlarından vazgeçmem hiç de kolay olmadı. Fakat daha akıcı şekle dönüştürebileceğim tüm konuşma fırsatlarını değerlendirdim ve bu konuşmalarda hep kekeledim. Ve bunda ısrar ettim. İlk başta başarılar küçüktü, başarısızlıklar fazlaydı fakat küçük başarılar bile olsa bunlar beni cesaretlendirdi.  Daha sonrasında ise bunlara devam ettikçe korkularım ve utanma durumlarım eridi gitti (Buzdağındaki büyük kitlenin erime hali). Ve artık beni dinleyen birçok kişi benim kekeme olduğumun farkına varmıyorlardı ve muhtemelen de birçok kez takılıyordum ama artık bu benim için büyük bir sorun değildi.
Evet, bu sorunu yaşayan arkadaşlara benim mesajım; Kekemeliğini kabul etmeniz yetmez, dışarı da konuşma da yetmez.  
Nasıl kekeleyeceğinizi öğrenin.
http://www.mnsu.edu/comdis/kuster/Infost...ssage.html
Translated by ercan

Bu konuyu yazdır

  Doğru bir yaklaşım ile gerçekçi terapiler
Yazar: PetraS - 24/10/2016, 20:14 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorum Yok

Merhabalar,
terapi piyasasında uygun modeli bulmak için öncelikle terapistin kekemeliğe olan yaklaşımı önemlidir.

Şayet yetişkin iseniz

  • %100 çözüm
  • kekemelikte iyileşme
  • kekemlik tamamen psikolojiktir
  • kekemelik bir alışkanlıktır
  • kekemeliğin geçmesi danışanın azmine bağlıdır
şeklinde reklam yapılan yerlerden uzak durun! Bu tür söylemler terapistin kendisinin kekemeliğin doğasını anlamamış olduğunun kanıtıdır.

Bu tür yanlış varsayımlara dayalı olan bir terapi istenilen sonucu veremez. Danışan %100 çözümün peşinden koşar ve buna ulaşamadığı takdirde eksikliği hep kendisinde arar. Terapist de büyük ihtimalle bunun böyle olmasını yargılayıcı söylemlerle teşvik eder.
(Bak, yine az çalıştın; günde şu kadar/bu kadar çalışırsan kekemelik tamamen geçer!)

E? Terapist bunu nereden bilsin? Kekeme olmayan terapistler çok iyi bir uzmanlık eğitimi almadığı müddetçe bir kekemenin içinden geçenleri bilemez.
Ama bu da yanlış varsayımlardan biri. Zannediyorlar ki kekeme bireyin konuşma koşulları kendisindeki koşulların aynısıdır.
Sadece kekeme birey birşeyler YANLIŞ yapıyor.

Halbuki kekemeler HİÇBİR ŞEY yanlış yapmıyor, ne yapıyorlarsa kekemelik onları bunu yapmaya zorluyor.

Bu nedenle bir de şu söylemlerden sakının:
  • Kekemelik yanlış nefes alımından kaynaklı --> tam tersine, kekemlik yanlış nefes alımına sürükler
  • Kekemelik endişe ve korkudan kaynaklı --> tam tersine, kekemelikten dolayı korku ve endişe oluşur
  • Kekemelik psikolojik travmalardan kaynaklı --> tam tersine, kekemelik dolayısıyla edinilen tecrübeler travmatik olabilir
  • Kekemelik düşünme hızı ile konuşma hızının uyumsuzluğundan kaynaklı - böyle bir şey mümkün değildir çünkü düşüncelerimiz konuşmayı yönetiyor

Doğru bir yaklaşım sergileyen bir terapist öncelikle size şunları diyecektir:
  • Kekemelik yetişkinlerde genellikle şu veya bu şekilde kalıcıdır
  • Kekemeliği iyi bir terapiyle önemli ölçüde azaltmak mümkündür
  • Kekemelikte konuşmadaki aksaklıklar bozukluğun sadece ufak kısmını oluşturur
  • Terapide kekeme bireyin kişisel durumu göz önünde bulundurularak bir konsept hazırlanmalı
  • Kekeme bireyin bilgisine ve katkısına başvurulur, tek tip terapi yoktur
Farklı farklı terapi modelleri vardır, sonunda herkes kendisine uyan modeli kendi bulmalı. Ancak bunların arasında en iyi sonuç veren modeller, kekeme bireyi ve korkularını ciddiye alan ve kendi kendine konuşma ve okuma egzersizlerinden ziyade sosyalleşmeyi ve duyarsızlaşmayı öğreten modellerdir.

İyi günler
Petra

Bu konuyu yazdır

  Almanya Kekemelik Federasyonu'nun aktiviteleri
Yazar: PetraS - 24/10/2016, 17:43 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,

aranızda tek tük de olsa Almanca bilen arkadaşların olduğunu biliyorum. O yüzden size 22 Ekim Dünya Kekemelik Günü'nde Almanya'daki Kekemelik ve Özyardım Federasyonu'nun bünyesinde yapılan etkinliklerin linkini gönderiyorum:
<!-- m --><a class="postlink" href="https://www.aponet.de/aktuelles/ihr-apotheker-informiert/20161022-thema-der-woche-stottern-im-job.html">https://www.aponet.de/aktuelles/ihr-apo ... m-job.html</a><!-- m -->
<!-- m --><a class="postlink" href="http://www.derwesten.de/staedte/nachrichten-aus-brilon-marsberg-und-olsberg/nur-mut-auch-wenn-die-woerter-nicht-raus-wollen-id12295453.html">http://www.derwesten.de/staedte/nachric ... 95453.html</a><!-- m -->
<!-- m --><a class="postlink" href="http://www1.wdr.de/wissen/mensch/weltstottertag-100.html">http://www1.wdr.de/wissen/mensch/weltst ... g-100.html</a><!-- m -->
<!-- m --><a class="postlink" href="http://www.swp.de/goeppingen/lokales/landkreis_gp/trotz-handicap-stottern-mitten-im-leben-13860669.html">http://www.swp.de/goeppingen/lokales/la ... 60669.html</a><!-- m -->
<!-- m --><a class="postlink" href="http://www.tvnow.de/noflash">http://www.tvnow.de/noflash</a><!-- m --> (bunu açamadım)
<!-- m --><a class="postlink" href="http://www.ardmediathek.de/radio/SWR2-Impuls/Zum-Welttag-des-Stotterns-Wenn-die-Spra/SWR2/Audio-Podcast?bcastId=3138&documentId=38458860">http://www.ardmediathek.de/radio/SWR2-I ... d=38458860</a><!-- m -->

Son olarak Federasyon'un sayfasındaki etkinliklerin listesini burada bulursunuz.

İyi günler
Petra

Bu konuyu yazdır

  Stutterer Filminin 13 dk. videosu yayinlandi.
Yazar: trhn - 24/10/2016, 14:07 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

resim

Stutterer Filminin 13 dk. videosu yayinlandi.

As the short film “Stutterer” shows, communication, like love, is never easy:
<!-- m --><a class="postlink" href="http://nyer.cm/Vsavb8q">http://nyer.cm/Vsavb8q</a><!-- m -->

Bu da önceki trailer <!-- m --><a class="postlink" href="https://www.youtube.com/watch?v=ImdkISvOesg">https://www.youtube.com/watch?v=ImdkISvOesg</a><!-- m -->

Bu konuyu yazdır

  Tarihin kekeme kralları
Yazar: trhn - 23/10/2016, 22:41 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorumlar (2)

resim

Bu yıl 12 dalda Oscar ödüllerine aday gösterilen ‘Zoraki Kral’ filmi kekemeliği tekrar gündeme taşırken 6. George kekeme derneklerince kahraman ilan edildi. Roger Daltrey’in kekeleyerek söylediği “Why don’t you all f-f-f-fade away” de sembol şarkıları oldu. Hazreti Musa’dan Halit Kıvanç’a, geçmişten günümüze ünlü kekemeler..

BATIL inançlarda kekemeliğin ilacı ‘Kanarya suyu’dur. Kanaryanın kabındaki su kekemeye içirilir ki, konuşurken teklemeyi bırakıp kanarya gibi bir başladığında duraksamadan konuşabilsin. Kaderin cilvesi olsa gerek, tarihte hitap ederek, vaaz vererek üne kavuşanların çoğunluğu kekemelerden çıkmış.
Hazreti Musa kekemeydi. Bu bir rivayet değil. Her ne kadar Museviler bunu inkar etseler de Taha süresindeki 25-28’inci ayetler bunu kesinleştirir. Bu ayetlerde Hazreti Musa der ki “(25) Rabbim benim göğsümü aç (Göğsümü genişlet)- (26) Benim işimi kolaylaştır – (27)- Dilimden düğümü çöz (28) Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar.”

Çiçero büyük hatipti. Ama çocukluğunda kekemeydi. Roma yakınlarındaki Ostia’da denize gider ağzına çakıl taşları koyarak bağıra bağıra konuşmaya çalışırdı. 21 yaşındayken en hızlı konuşan hatiplerden biri oldu.

Frigyalı Kral 2. Mihail iki kelimeyi bir araya getiremez, sonra sinirden köpürerek, kendi ağzına tokat atardı.

Darwin dalga geçerdi

Roma İmparatoru Klavdi kekemeliği ortaya çıkmasın diye nadir konuşurdu. Halkla bir araya gelmekten çekinirdi. Yunanlı filozof Aristo kekemeliğini saklamak için az konuşur daha çok yazardı.

Büyük deha Albert Einstein da ciddi bir kekemeydi. Bu yüzden okul çağında psikolojik sorunlar yaşadı. Matematik notları kötüydü. Üniversiteyi zar zor bitirdi. Tedavi gördü ve ancak 35 yaşlarında kekelemeden konuşabildi.

İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin de önce peltek sonra ciddi bir kekeme hastası oldu. Ama bunu kendisine dert edinmedi. Hatta kendi kendine alay konusu yaptı. ‘Alis Harikalar Diyarı’nın ünlü yazarı aslen matematik uzmanı İngiliz Lewis Caroll da gerekmedikçe konuşmayanlardandı.

Puro ile kamufle etti

Sovyet devriminin mimarı Vladimir Lenin günlük hayatında kekemeydi. Ama halkın önüne çıktığında sanki bülbül kesilirdi. Bunun için de şarkı söyler gibi konuşurdu.

İngiltere Başbakanlarından 2. Dünya Savaşı’nın kilit lideri Sir Winston Chirchill kekemeydi. Bunu kamufle etmek için sürekli ağzında puro varken konuşur böylece bu özelliğini bir ölçüde gizlemeye çalışırdı.

Ünlü sarışın yıldız Marilyn Monroe da kekemeydi. Yönetmen Billy Wilder sayesinde genelde psikolojik destekle filmlerde rol alabiliyordu.

Kahraman ilan ettiler

‘Zoraki Kral’ filminin kahramanı VI. George, ağabeyi VIII. Edward yasak aşk nedeni ile tahtan feragat edince, ağır kekemeliği yüzünden krallığı kabul etmemek için adeta çırpındı. Değil toplum önünde, kendi kendine bile iki lafı bir araya getiremiyordu. Kraliçe Elizabeth’in babası bir logopedist sayesinde bu tabuyu yenebildi ama 59 yaşında amansız hastalıktan öldü. Oscar’a 12 dalda aday film yüzünden dünyadaki kekemelerle ilgili dernekler 6. George’u kahramanları seçti. Bu arada ‘Who’ topluluğunun solisti Roger Daltrey’in kekeleyerek söylediği “Why don’t you all f-f-f-fade away” da onların sembol şarkısı oldu.

ÜNLÜ TÜRKLER

TÜRKİYE’de kekeme diyince akla gelen ilk isim ünlü gazeteci ve büyük spiker Halit Kıvanç’tır. Halit Kıvanç çocukluğunda bol miktarda kanarya suyu içirilenlerden. Kendi iradesi ve azmi ile bunu yendiği gibi ülkemizin diksiyonu en iyi, en düzgün konuşanları arasında bulunuyor. Müzeyyen Senar’ın da şarkı söylemediği zamanlarda teklediği görülmüştür. Ve futbolcu Hamit Altıntop. Tıpa tıp ikizi Halil Altıntop’la arasındaki tek fark Hamit’in ciddi boyuttaki kekelemesi.

Kaynak : <!-- m --><a class="postlink" href="http://www.hurriyet.com.tr/tarihin-kekeme-krallari-17077065">http://www.hurriyet.com.tr/tarihin-keke ... i-17077065</a><!-- m -->

Bu konuyu yazdır

  22 Ekim 2016 Dünya Kekemelik Farkındalık Günü Radyo ASM Yaşam Radyo Canlı Yayın
Yazar: Ercan E - 23/10/2016, 01:32 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorumlar (1)

Merhaba Arkadaşlar,

22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü sebebiyle radyo ASM Yaşam da DJ Mehtap Gürbüz Aslan in moderatörlüğünde Veysel Kizilboga, Aslı Ok Korkmaz , Ayla Way ve Erim Way canlı yayın yaptık.

Naklen izlemek isteyenler için linkimiz https://www.youtube.com/watch?v=sMLG8Mtdl9k Katılımcı arkadaşlara ve düzenleyen TC Mehtap Gürbüz Aslan hanıma grup adına çok teşekkür ederim. Arka planda kaynak olarak desteklerini eksik etmeyen Petra Sasmaz a da çok teşekkür ederiz.

Bu konuyu yazdır

  Kekemelerle Konuşurken Davranış Kılavuzu
Yazar: PetraS - 21/10/2016, 21:06 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorumlar (1)

Merhaba arkadaşlar,
Almanya Kekemelik ve Özyardım Federasyonu'nun 'Kekemelerle Konuşurken Davranış Kılavuzu' diye bir broşürü (aslında folder) vardır.
İçeriğini burada paylaşıyorum, belki bir arkadaşınız ondan esinlenerek Türkçe bir broşür hazırlar.

Alıntı:Me-me-me-me-merhaba!

Bir ihtimal siz de kendi kendinize, bir kekemeyle konuşurken nasıl en iyi davranabilirim diye sormuşsunuzdur. İlginizden dolayı memnuniyetimizi dile getirerek vereceğimiz önerilerden faydalanmanızı umarız. Aslında çok kolaydır çünkü bir kekemeyle konuşurken her hangi bir insanla konuşurken geçerli olan nezaket kurallarının aynısı geçerlidir.

Akıl vermeyin!

Kekemelere sık sık ‘önce derinden bir nefes al!’ ‘konuşmadan önce düşün’ ve hatta ‘şarkı söylercesine konuş’ gibi öneriler sunulur. Bu tür nasihatler ne kadar iyi niyetli de olsa hiç bir şey getirmez. Kronik olarak kekeleyen insanlar heyecanlı veya dağınık olduklarından kekelemiyor, ne diyeceklerini çok iyi biliyorlar. Ve şarkı söylerken gerçekten hiç kimse kekelemediği halde karşınızdaki insandan ciddi anlamda şarkı söylercesine konuşması gibi bir şey istemek onur kırıcı olur...

Göz teması gereklidir!

Belki ilk önce gözünüzü başka yere çevirme niyetinde olabilirsiniz. Belki utanıyorsunuz veya kekeleyen insana ayrıca baskı yapmaktan çekiniyorsunuz. Ancak yüzünüzü başka yere çevirdiğiniz zaman ilgisizlik veya muhatabınızı küçümsediğiniz imajını vermiş olursunuz. Kendinizi hiç iyi hissetmeyip konuşmaya bir an önce son vermek istediğiniz algısı oluşabilir. O nedenle herkesle konuşur gibi göz temasını kesmeyin, ne kekemenin gözünün dibine bakın ne de başınızı başka yere çevirin.

Sabır gösterin!

Kekemelik sorunu olan bir insana cümlesini bitirene kadar gerekli olan zamanı ayırarak ilgiyle dinleyin. Nasıl konuştuğuna değil de ne söylediğine konsantre olun. Kendi mimik ve jestlerinize de dikkat edin. Kekemelerin normal konuşanların yanında daha rahat konuşabilmesi adına görüşünü söyleyebilmesi için özellikle fırsat verin. Bu izlenimi göz temasıyla, başınızı sallayarak veya konuşmanızda bilinçli olarak ara vererek destekleyebilirsiniz. Kendi konuşma hızınızı da biraz frenlerseniz, kekemelik sorunu olan bireyde sizin konuşma temponuza ayak uydurması gerektiği baskısı da azalmış olur.

Bırakın, sözünü bitirsin!

Birçok kişi, kekeme olan bir bireyin cümlelerini tamamlama eğilimini sergiliyorlar. Kekeleyen insanların çoğu ise bu tür müdahaleleri aşağılayıcı olarak algılıyor. Unutmayın ki kekeleyen biri ne söylemek istediğini çok iyi biliyor, sadece bunun uygulanması bazen biraz zaman alıyor. Ayrıca karşınızdaki insanın ne söylemek istediği konusunda hiçbir zaman tam emin olamazsınız. O nedenle lütfen kekeme insanın sözlerine müdahale etmeyin, bırakın sözünü kendisi bitirsin!

Soru sormak serbest!

Kekemelikten dolayı muhatabınızın ne söylemek istediğini tam anlayamamanız söz konusu olabilir. O tür durumlarda çekinmeyin, doğru anladığınızdan emin oluncaya kadar sorun. Böyle yapmanız utancınızdan susup karşınızdaki insanı yanlış anlamaktan daha iyidir. Soru sorarak kekeleyen insana değer verdiğinizi ve ifadelerini doğru anlamayı önemsediğinizi göstermiş oluyorsunuz.

İyi ki ko-ko-ko-ko-konuştuk!
22 Ekim Dünya Kekemelik Günü'nüz kutlu olsun!
Petra

Bu konuyu yazdır