Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 468
» Son Üye: ynsmr09
» Toplam Konular: 390
» Toplam Yorumlar: 1,357

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 7 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 7 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
Temmuz 2018 Kekemelik Han...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: Ercan E
Dün, 13:57
» Yorumlar: 1
» Okunma: 51
Kekemelikte Terapist Seçi...
Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs.
Son Yorum: Ercan E
19/07/2018, 16:48
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
Bursa grubu
Forum: Öz terapi ve öz yardım
Son Yorum: PetraS
17/07/2018, 22:57
» Yorumlar: 1
» Okunma: 30
Zoruma Gidiyor...
Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri
Son Yorum: la_petit
10/07/2018, 23:44
» Yorumlar: 2
» Okunma: 239
Hollanda'dan Yeni Bir Umu...
Forum: Kekemelikle ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar
Son Yorum: John doe
10/07/2018, 21:08
» Yorumlar: 5
» Okunma: 1,271
Özyardım-Antalya
Forum: Öz terapi ve öz yardım
Son Yorum: Mustafa7
10/07/2018, 08:58
» Yorumlar: 2
» Okunma: 173
Türkiye'deki Kekemelerle ...
Forum: Kekemelikle ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar
Son Yorum: Admin
05/07/2018, 18:56
» Yorumlar: 0
» Okunma: 144
Air flow tekniği ile ilgi...
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: Admin
04/07/2018, 12:54
» Yorumlar: 2
» Okunma: 701
Kekemelikte anksiyete ve ...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: Onurchicago
23/06/2018, 19:32
» Yorumlar: 7
» Okunma: 1,146
Kekemeler nasıl şarkı söy...
Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs.
Son Yorum: KeKeMe_YouTubeR
18/06/2018, 20:29
» Yorumlar: 4
» Okunma: 398

 
  Kekemelik Hakkında Gönüllü Kekeme Araştırmacı, Yazar Aranıyor!
Yazar: ayhannn - 10/03/2018, 00:21 - Forum: Kekemelikle ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar - Yorum Yok

Merhabalar,
Kekemelik hakkında toplumumuzu bilinçlendirmek, kekemeliğin bir kusur olmadığını vurgulamak, yurt dışında yapılan araştırmaları ülkemize duyurmak, kekeme insanların birbirlerine destek olarak bir aile kurmalarına vesile olmak amacıyla kekebek.com'u kekeme bir birey olarak kurdum. Senelerce muzdarip olduğum problemin yüzlerce hatta binlerce insana fayda sağlaması hayali motivasyon kaynağım oldu. Şimdi daha fazla içerik üretebilmek için, kadromuzu genişletme kararı aldık.
     Yazarlık, yabancı kaynaklardan çevirmenlik, motivasyon yazıları yayımlama, ünlü girişimci ve mucitlerin biyografilerini araştırıp yazma konularından herhangi birinde yetenekli olup, kendi alanında gönüllü katkı sağlamak isteyen (öncelik kekeme) arkadaşlarımız mail@kekebek.com mail adresine başvurularını yapabilirler.
     Hem siz hoşlandığınız alanda kendinizi geliştirin, hemde insanlara ışık tutun. 
kekebek.com

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik Hakkında Gönüllü Kekeme Araştırmacı, Yazar Aranıyor!
Yazar: ayhannn - 10/03/2018, 00:19 - Forum: Kekemelikle İlgili Faydalı Bilgiler - Yorum Yok

Merhabalar, kekemelik hakkında toplumumuzu bilinçlendirmek, kekemeliğin bir kusur olmadığını vurgulamak, yurt dışında yapılan araştırmaları ülkemize duyurmak, kekeme insanların birbirlerine destek olarak bir aile kurmalarına vesile olmak amacıyla kekebek.com'u kekeme bir birey olarak kurdum. Senelerce muzdarip olduğum problemin yüzlerce hatta binlerce insana fayda sağlaması hayali motivasyon kaynağım oldu. Şimdi daha fazla içerik üretebilmek için, kadromuzu genişletme kararı aldık.
    Yazarlık, yabancı kaynaklardan çevirmenlik, motivasyon yazıları yayımlama, ünlü girişimci ve mucitlerin biyografilerini araştırıp yazma konularından herhangi birinde yetenekli olup, kendi alanında gönüllü katkı sağlamak isteyen (öncelik kekeme) arkadaşlarımız mail@kekebek.com mail adresine başvurularını yapabilirler.
    Hem siz hoşlandığınız alanda kendinizi geliştirin, hemde insanlara ışık tutun. 
kekebek.com

Bu konuyu yazdır

  Kekemelerin Beyninde Neler Oluyor?
Yazar: PetraS - 07/03/2018, 16:24 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

Konuşma Bozuklukları:

Kekemelerin Beyinlerinde Neler Oluyor?

Kekemelerin çoğu sorunsuz olarak şarkı veya şiir okuyabiliyorlar. Acaba konuşmaları neden aksıyor?

(Yazar: Lea Wolz)

28 Şubat 2018 Çarşamba tarihli Der Spiegel dergisinden

Neden bazı insanlar bazı kelimeleri akıcı söyleyemiyorlar? Bilim adamları uzun süre bu konuya cevap bulamadı. Ancak hassas görüntüleme yöntemleriyle artık kekeleyen bireylerin beyinlerinde hangi yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin bulunduğu gittikçe daha iyi tespit edilebilir.

Bir yandan çeşitli genetik sebepler var. Diğer yandan da mevcut farklılıklar, beynin adapte olması ve var olan zafiyetleri telafi etmeye çalışmasından kaynaklanıyor.

İnsanların çoğunda beynin konuşma ve dilden sorumlu bölgeleri beynin sol lobunda bulunmaktadır. Ancak kekeleyen insanlarda sinir hücreleri yoğun olan ve merkezi sinir sisteminin bir bölgesini oluşturan 'gri madde'de zayıflık/eksiklik var. Ayrıca beyindeki konuşma bölgelerini birbirine bağlayan belli başlı lif yolları yeterince gelişmemiş bulunmaktadır. Örneğin konuşmanın planlanmasından ve konuşma hareketlerinin uygulanmasından sorumlu bölgeler ile işitsel geribildirimden sorumlu bölgeler (yani kendi konuşmasını işiterek takip etmek) arasındaki iletişim yazı kalıyor.

Kekemelik neden her zaman olmuyor?

Her konuşma eylemi çok ince ve uyumlu bir sanat eseridir. Biz konuşurken kendi sesimizi duyuyoruz ve bunu yaparken bir sonraki heceyi planlıyoruz. Bochum Ruhr Üniversitesi St. Elisabeth Hastanesi Fonyatri ve Pedodoloji Bölümü Başkanı Katrin Neumann, 'Kekemelerde özellikle işitsel geribildirimin konuşmanın motorik planlanmasıyla iyi uyuşmadığı gibi görünüyor Duyuların algılanması ile kasların yönetilmesi arasındaki koordinasyon aksamaktadır' diyor.

Kekemelerin başlarına bir kulaklık takılıp kulakları yüksek bir sesle tamamen sağırlaştırılırsa veya kendi konuşmaları gecikmeli olarak geri bildiriliyorsa genelde akıcı konuşabilirler. Sol yarı küredeki lif bağlantıları zayıf olduğu için muhtemelen sağ lob devreye girip mevcut zayıflığı gidermeye çalışıyor. Bu bölge kekemelerde normal konuşanlara göre daha aktif çalışıyor.

Ancak bu kompanzasyon her zaman işlemiyor. Örneğin stres altında bu hassas sistem dengeden çıkıyor. Bu konuda Göttingen Üniversitesi Nörofizyoloji Uzmanı Martin Sommer diyor ki: 'Bir benzetme yapacaksak zaten iyi çekmeyen bir araba radyosu düşünelim. Ek bir etken geliyorsa (bir bina veya tünel gibi) bağlantının kalitesi yetmeyebilir. Zaten baştan beri zayıf işleyen sistem geçici olarak tamamen bozuluyor.' Bu kekemeliğin neden sürekli görülmediğinin de açıklamasıdır.

Beyindeki kritik bölgeler nasıl etkilenebilir?

Biraz sadeleştirilmiş bu model ile kekemelerin neden sorunsuz bir şekilde şarkı veya şiir söyleyebildiğini de açıklayabilir. Bunun bir sebebi, ezginin (melodinin) veya ritmin dışarıdan gelen bir 'ritim makinesi' gibi beyindeki zayıf bölgelerin doğru zamanlamayı tutturmasına yardımcı olması olabilir. Aktüel araştırmalar, lif yapısının çocukluk çağından itibaren farklı göründüğünü göstermiştir.

Ancak bugüne kadar çağdaş görüntüleme yöntemleriye elde edilen bilgilerin terapi sürecine henüz doğrudan bir etkisi yoktur. Martin Sommer, 'beyindeki kritik bölgelerde olup bitenleri yavaş yavaş anlıyor, bunların nasıl etkilenebileceğini öğreniyoruz' diyor.
Örneğin bir araştırma çerçevesinde bir grup denek bir yandan konuşma egzersizleri yaparken diğer yandan beyinlerinin belli bölgelerine elektrik uyarılar verilmiştir. Bu şekilde terapinin etkisinin daha kalıcı olup olamayacağı deneniyor. Araştırma sonuçları henüz yayınlanmadı.

İşin iyi tarafı: etkili terapilerle kekemelerin beynindeki özellikler en azından kısmen değiştirilebilir. Bu da artık kanıtlanabilir.

Kekemlikle ilgili hurafeler: Kekemelerin dilleri mi tembeldir?

1. Hurafe: Anne-babalar suçlu. Çocuklarına çok sert davranıyorlar, konuşma/dil açısından çocuktan yapabileceğinden fazlasını talep ediyorlar.

Gerçek: Anne-babaların çocuklarını yetiştirirken/eğitirken sergiledikleri davranış kekemeliğin oluşmasında kısmen de olsa sorumlu değildir.

2. Hurafe: Çocuğum çılgınca oynadı ve düştü. O gün bu gündür kekeliyor.

Gerçek: Genetik etkenlerin dışında kekemeliği tetikleyen unsurların ne olduğu sorusu çoğu zaman tam cevaplanamıyor. Ancak kekemeliğin başlangıcıyla çakışan bir olay (düşme gibi) geriye bakarak haksız yere kekemeliğin nedeni olarak algılanıyor. Fakat bu tür olaylar ancak ve ancak tetikleyici unsur olabilir. Bu demek oluyor ki: başka bir olay olsaydı genetik yapısı itibarıyla hassas olan bu beyin yine kekemelikle tepki verirdi.

3. Hurafe: Küçük çocuklar kekelediklerinin farkında değiller

Gerçek: Elbette yaş ilerledikçe kekemelik bilinci de artar. Ancak 2 yaşındaki çocuklar bile kekelediklerinin farkında olup belli başlı ortamlardan kaçmaya başlayabilir.

4. Hurafe: Kekemelerin psikolojik sorunları vardır ve o yüzden kekeliyorlar

Gerçek: Kekemelik ilgili bireyler için çok ağır bir yük ve hüsranla bağlı olabilir. Bunun sonucunda psikolojik sorunlar oluşabilir. Ancak bunlar kekemeliğin nedeni değildir. Bastırılmış arzu ve istekler de kesinlikle kekemeliğin nedeni değildir.

5. Hurafe: Kekemelerin dilleri tembeldir

Gerçek: Gerçekten antik çağda kekemeliği bozuk bir konuşma mekanizmasına bağlıyorlardı. Bu nedenle ilgili kişilerin ağızlarına çakıl taşı doldurarak bunları ağızlarında oynatıyorlardı. Fakat bunun hiçbir faydası yoktur.

6. Hurafe: Çocuklar konuşabildiklerinden daha hızlı düşünüyorlar

Gerçek: Bunun için hiçbir kanıt yoktur.

7. Kekemeler daha az zekidir

Gerçek: Kekemeliğin zekayla hiçbir alakası yoktur. Kekemeler diğer insanlar kadar zekidir. Ne söylemek istediklerini de biliyorlar. Fakat bazen daha fazla zamana ihtiyaçları vardır.

Almanca orijinalı: http://www.spiegel.de/gesundheit/diagnos...90534.html

Bu konuyu yazdır

  Logopedi günü
Yazar: PetraS - 07/03/2018, 13:28 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (1)

Merhaba arkadaşlar,
dün Logopedi* günü vesilesiyle özyardım grubumuzun en verimli görüşmelerimizden birini gerçekleştirdik. 
Yaklaşık 15 kekeme arkadaşımızın ötesinde 5 tane terapist toplantımıza katılarak çok güzel ve derin sorular sordular.

İlk sordukları soru şuydu: 

Alıntı:Aranızda dil ve konuşma terapisti sayesinde kekemeliğine karşı olan bakış açısını değiştiren var mıdır?

Grup üyemiz Peter (55 yaşında) şöyle söyledi: 

Alıntı:25 yaşıma kadar kekemelik bütün hayatımı belirliyordu. Tek bir hedefim vardı, bu kekemelik gitsin başımdan defolsun da önüm açılsın. Ondan sonra terapiste gittim. Benim terapistim yeni mezun olmuş genç bir bayandı, hemen hemen yaşıtımdı. Beni elimden tuttu, fırınlara götürdü, 3 metre mesafeyle arkasında durmamı istedi ve fırıncıya 'bababababababana ü-ü-ü-ü-ü-üç tane so-so-so-somun e-e-e-e-ekmek ver' şeklinde gözünü kırpmadan kekeledi. Bunu izleyici pozisyonundan yaşamak benim için ufuk açıcı oldu. Ne fırıncı bozuntuya verdi ne de terapist bir utanç belirtisi gösterdi. Ben kekelediğim zaman kendi halimde oluyor, sağımı solumu görmüyor, sonrasında müthiş bir utanç duygusu hissediyordum. Ama terapistim bunun gereksiz olduğunu bana yaşattı. Ondan sonra kekemeliğe karşı mücadeleyi bıraktım ve gerçekten faydalı yöntemler aramaya başladım.

Aynı Peter arkadaş ayrıca şu tabloyu çizdi:

Alıntı:Bir canavar var pusuda bekleyen. Nereye gidersen git her zaman oradadır. Sen sürekli onunla savaş halindesin, sürekli korkuyla sana saldırmasını bekliyorsun. Arabanı sürüyorsun, önden kendini arabanın önüne atar, arkadan seni kovalar. Aslında yapacağın en doğru şey dur, kapıyı aç, canavara de ki 'haydi sen de bin ama nereye gideceğimizi ben belirlerim'. Ondan sonra yoluna devam et. Ancak bu şekilde canavarı evcilleştirebilirsin.

Bunun üzerine terapistlerden biri (30 yıllık kekemelik terapisti Marc) dedi ki:

Alıntı:Ben çocuklarla çalıştığım zaman benzer bir tabloyla oynuyorum. Çocuklara derim ki: kekemeliği bir yaratık, bir hayalet olarak düşün. Korkuyla beslenir, heyecanla beslenir. Korku, heyecan gibi besinler aldıkça büyür, korku heyecan gibi gıdalar olmayınca aç susuz kalır küçülür. Biz hayaletimizi beslemeyelim, onu aç susuz bırakalım. Cesur ve korkusuz olmayı öğrenelim. 

Ayrıca şöyle dedi:

Alıntı:Kim olursa olsun anne babalar veya kekemeler, herkes bu illet yok olsun gitsin diyor. Ama ben bir terapist olarak böyle boş bir vaatte bulunamam. Diyemem ki ben bir büyü yapar kekemeliği yok ederim. Herkese karşı gerçekçi olmalıyız. Anne-babalara çocuğun yaşına göre kekemelik daha geçebilir veya muhtemelen geçmez demem lazım. Ama en önemlisi şu: Ben bir terapist olarak size kekemeliğin filizlenmesine, yeşermesine izin vermemesini öğretirim. Kekemeliği ortadan kaldıramayız belki ama onun sorun olmamasını ve kekemeliği besleyen faktörlerin yok olmasını sağlayabilirim.

15 günde son gibi merkezlerin (Almanya'da Greifenhofer Enstitüsü ve Amsterdam'da Del Ferro)'dan bahsettik. Bunların kekemeliği yok edebilecekleri konusunda reklam yaptıklarını ve bunun etik olmadığını konuştuk. Acaba biz terapistler 'kekemeliği yok edemeyiz' dediğimiz için insanlar bize gelmiyorlar mı? diye karşılıklı soru sorduk. Terapistler tek sesle bize herşeye rağmen geliyorlar çünkü kendilerini doğru yönlendirdiğimizi hissediyorlar dedi.

Bu sefer ACT terapisine de değinildi. Bir arkadaşımızın ACT terapisini duyarsızlaştırma aşaması yerine kullanmak istediğini söylediğimde Bonn Terapisi kadrolu elemanı ve doçent Kirsten şaşkınlıkla tepki verdi.
ACT terapisinin sadece kekemelikle sınırlı olmadığına, psikolojinin çeşitli alanlarında etkin olduğuna vurgu yaptı fakat kekemelik terapisinde DUYARSIZLAŞTIRMA aşamasında kullandıklarını, duyarsızlaştırma çalışmalarında daha ince, daha küçük adımlarla ilerlenebildiğini söyledi.

Geri dönüşler, kekemeliğin yeniden nüksetmesiyle ilgili sorular geldi. Terapistler kendi danışanlarını bu konuda sürekli hazırladıklarını geri dönüşlerin istisna değil, olağan olduğunu ve kekemliğin dalgalarla azalıp yükseldiğini anlattıklarını söylediler. 
Kirsten dedi ki 
Alıntı:Biz her zaman her danışanımıza bunu söyleriz. İlk akıcılığın 'lucky fluency' olabileceğini, bunun kalıcı olmayacağını ve kekemeliğin geri geleceğini söylüyoruz. Buna rağmen hemen hemen her danışanımız ilk nüksetmede: 'Ben hep çok ender rastlanan istisnalardan biri olacağımı ummuştum. Meğer terapistim haklı çıktı' itirafında bulunuyor.

Bunun dışında daha birçok konuyu konuştuk. Banda almadım, aklımda tutmaya çalıştım.
Aklıma başka önemli konular gelirse yazıma ek yapacağım.

Dün akşam toplantıdan ayrılırken beni müthiş bir mutluluk sardı. Tüm çalışmalarımızın doğru olduğunu, Türkiye'deki arkadaşlarımıza yönelik yönlendirmelerimizin yerinde olduğunu anladım. 
Başarılarımızın ve başarılarınızın devamını dilerim
Petra


*) Logogedi = dil ve konuşma terapistlerinin bilim dalıdır

Bu konuyu yazdır

  Kekemeliğe bakış açımdaki değişiklikler.
Yazar: Hakan KÜPELİ - 06/03/2018, 15:34 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorum Yok

Merhabalar. Pazar günü gerçekleşen Hangouts yayınına katıldım ve konuşmam sırasında forun sayesinde kekmeliğe bakış açımın değiştiğini söylemiştim.
Ercan beyde ne değiştiğini sormuştu ve hiç beklemediğim bi anda bu soruyu alınca birde heyecan sebebiyle bu soruya cevap verememiştim.?

 Şimdi yazılı olarak ifade etmek isterim.
Aslında bu sorunum bir çok cevabı var ama en önemlisi forumum  kendimi tanımamda ve durumumun farkına varmış yani sorunumun bilincinde olmamda vesile olması

  Şimdi düşünüyorum da bir ay öncesine kadar kekeme lafını bile kabullenmezken şimdi ne olduda bu sorunumun farkında olup kekemelik adına birşeyler yapmaya çalışıyor olmak ,birşeyleri değiştirme isteği, birşeyleri değiştirme yolunda olduğumu hissetmiş olmam  dahi birşeylerin değiştiğinin en açık göstergesidir( en azından benim açımdan)?

Ve aslında  bu sorunla mücadele eden birçok arkadaşın olduğunu görüp,kendimce dersler çıkarıyor olmam artık yalnız olmadığımın bilincinde olmam bile bana güç verdiğinin farkındayım. 

İyiki  varsınız. birşeyleri değiştirmek adına,kendi fırsatımızı yaratma  olanağının farkına varmamızda vesile olduğunuz için TEŞEKKÜR EDERİM.?

Bu konuyu yazdır

  Röportajlarım - KekePortaj
Yazar: KeKeMe_YouTubeR - 06/03/2018, 15:16 - Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs. - Yorum Yok

Kekemeliğimin öncesi ve sonrası ile ilgili KekePortaj adında, her hafta sizlerle röportajda olacağım. Umarım eğlenirsiniz. 

Mahallemin marketçisi beni anlattı - KekePortaj:


Bu konuyu yazdır

  Kısa film GÖRÜŞME
Yazar: mozcan6 - 06/03/2018, 01:31 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorumlar (4)

Herkese merhaba.Yurt dişinda kekemelik konusunda çalişmalar yaptim ve "Kendine Saygi ve Kekemelik" konulu mastir tezi yazdim. Ayrica kekemelik ile ilgili ön yargılari kirmayi hedefleyen "Gorusme" isimli bir kısa film cektim. Filmi linkten izleyebilirsiniz http://shortbyshort.com/gorusme/

Bu konuyu yazdır

  Kınama
Yazar: tunnel79 - 05/03/2018, 01:32 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorumlar (5)

Merhaba Arkadaşlar,

4 Mart akşamı hangsout yayıninda yöneticimiz Petra Şaşmaz, hakkımda aşağılayıcı bir üslupla ,

" Adam blok yaşamıyor, ama her türlü kaçınma belirtisini gösteriyor, şey şey diyor." 

şeklinde genel görgü kurallarına uymayan yaralayıcı ifadeler kullanmıştır.

İsmi bilinen biri için hiç kimseye gıyabında ya da bir mecliste ,,"adam" diye hitap edilmez.

Edilirse bu aşağılama niyeti ile yapılır.

Bu bağlamda  şahsıma karşı gıyabımda böyle bir ifadeyi aşağılayıcı
bir üslupla kullandıği için kendisini kınıyorum.

Umarım görgüsü gerekeni yapması için hala yerindedir.

Saygılarımla

Bu konuyu yazdır

  kekebek Her insan özeldir.
Yazar: ayhannn - 04/03/2018, 03:30 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorum Yok

Merhabalar, 
kekebek hakkında bazı haberler vermek istiyorum sizlere. kekebek yakın zamanda kekemelik temasıyla ortaya çıkmış olan sosyal yardımlaşma platformu. Kekeme bir girişimci tarafından kurulmuştur ancak kekemelik haricinde iletişim ve hayata dair her konuyu barındırır. İnsanların kendilerini ait hissedebilecekleri bir ev oluşturmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bu evin içini sizlerle beraber kocaman bir aile dolduracak. Bütün amacımız, bu topraklardaki pırıl pırıl insanların ellerinden tutabilmek, birilerinin hayatına dokunabilmek. Eğer bir kişinin bile ideallerine ulaşmasında önayak olabilirsek ödülümüzü almış olacağız. Kekemelik, Motivasyon, Girişimcilik ve başarılı insanların biyografilerini barındıran kekebek.com'un yanısıra aile fertlerinin birbirleriyle sohbet edebilmesi için forum.kekebek.com çatısını oluşturduk. Ailemize katılmak isteyen herkesi aramızda görmekten mutlu oluruz.
Bu projeye yazarlık, araştırma veya duyuru departmanlarından birinde gönülden destek olmak isteyen bütün dostlarımızı ekibimizde görmekten mutluluk duyarız.

KekemelikForum.com'un Kurucusu Sayın Petra Hanım'a kekebek sosyal yardımlaşma projesine destek verdiği için teşekkürlerimi iletmeyi bir borç sayarım.

Sosyal Medya'da bizi takip edebilirsiniz; kekebekcom
İletişim için; mail@kekebek.com

kekebek Sosyal Yardımlaşma Projesi Kurucusu

Bu konuyu yazdır

  Andreas Starke'den Cevap
Yazar: PetraS - 03/03/2018, 19:46 - Forum: Van Riper Tekniği - Yorumlar (3)

Facebook grubumuzda geçen paylaşımlarda bir soru sorulmuştu. O soruyu Almanya'nın önde gelen terapistlerinden Andreas Starke'ye sordum. Soru ve cevabı merak ederseniz buyurun:

Türkiye'deki bir arkadaş, başka bir kekeme arkadaş ile duyarsızlaştırma çalışması yaparken kendini çok iyi hissettiğini, ancak bu tür çalışmalardan sonra gerçek kekemeliğinin arttığını söylüyor.
 
Yani soru şu: İstemli kekemelik (yani yapay bir kekemelik) istemsiz gerçek kekemeliğin artmasına sebep olabilir mi?

Alıntı:Cevap Andreas Starke:
Bana kalırsa evet. Bana göre motor set (yani motor ayarı - MA) konsepti, eksiksiz bir kekemelik teorisinin bir parçası olmalı.
Şimdi akıcı konuşmaya elverişli olan bir MA+ ve kekelemeyi daha olanaklı kılan bir MA- vardır. Akıcı ve aynı zamanda dikkatli ve düzgün ve mümkünse biraz yavaşlatılmış konuşulduğu zaman MA+ ortaya çıkar. Normal akıcı bir konuşma da MA+'a etki yapar ama çok az. MA- ilgili kişi ağır ve eforlu kekelediği zaman ve hatta bu tür kekeleyerek konuşmayı sadece taklit ettiği zaman ortaya çıkar.
Kısacası: Akıcı ve özellikle yavaşlatılmış, özenli ve akıcı bir konuşma tarzı normal akıcı ve kekelemeden konuşmaya yol açar. Buna karşılık kekeleyerek konuşmak - eğer hafif ve akıcı kekelemek anlamında değil ise - kendiliğinden oluşan kekelemeyi arttırır.
Buna ben kekemeliğin otokorelasyonu derim (Youtube'daki videoma bakınız). Ya da daha da kısa anlatmak gerekirse: Kekelemek (daha fazla) kekelemeye yol açar, akıcı konuşmak da akıcı konuşmaya yol açar.
Eğer bundan 'öyleyse en iyisi hiç konuşmamak çünkü konuşmayan biri kekeleyemez' sonucunu çıkaracaksanız yanılırsınız çünkü onun bedeli çok daha fazla olur.
Bundan nasıl bir çıkarsama yapılabilir: Eğer yukarıda bahsedilen etki görülürse, seçilecek olan istemli kekemelik tarzı kesinlikle gerçek kekemeliği yansıtmayacak şekilde olmalı: düzgün olabilir, güçlü olabilir ama çok fazla efor olmamalı. Kesinlikle çaresizlik (kontrol kaybı) durumuna getirilmemeli, çaresizliğe benzer bir his de oluşmamalı. En uygun olanı i-i-ilk he-he-he-hecenin ko-ko-ko-kontrollü olarak u-u-u-zatılması. Yani Joseph Sheehan'ın akıcılığı arttırma ve duyarsızlaştırma enstrümanı olarak tavsiye ettiği ve Bounce adı verdiği çalışma.
MA+ Van Riper terapisinin son aşamasında önemli bir rol oynamaktadır. O aşamada denetimli konuşma (monitored speech) ile ilgili egzersizler yapılıyor. Amaç konuşma hareketlerini maksimum düzeyde hissederek (dil dudak damak teması vs.) konuşmaktır. Eğer bu konuda başarılı olunursa MA+ en üst düzeyde sağlanmış olur ve konuşma eylemi %100 akıcı ve düzgün olur.
Andreas Starke

Bu konuyu yazdır