Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 464
» Son Üye: deneme
» Toplam Konular: 377
» Toplam Yorumlar: 1,314

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 5 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 5 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
AirFlow Tekniği 1
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: PetraS
Dün, 13:15
» Yorumlar: 15
» Okunma: 1,285
Air flow tekniği ile ilgi...
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: Admin
18/05/2018, 20:31
» Yorumlar: 0
» Okunma: 192
hangoutslar ne sıklıkla o...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: PetraS
13/05/2018, 09:28
» Yorumlar: 1
» Okunma: 58
Gönüllü Kekemelik ile Kol...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: omerylmz
12/05/2018, 01:06
» Yorumlar: 4
» Okunma: 419
12 Mayıs 2018 tarihli can...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: PetraS
11/05/2018, 16:30
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Amerika'da Yaşayan Kekeme...
Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri
Son Yorum: PetraS
10/05/2018, 19:58
» Yorumlar: 1
» Okunma: 263
KeKeMe_YouTubeR'dan fecii...
Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs.
Son Yorum: PetraS
30/04/2018, 20:11
» Yorumlar: 3
» Okunma: 282
16 yıllık kekemelik
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: ayhannn
27/04/2018, 13:18
» Yorumlar: 3
» Okunma: 699
Beyin çalışmalarına cevap
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: PetraS
26/04/2018, 18:00
» Yorumlar: 47
» Okunma: 1,430
Alman forumundan cevap
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: PetraS
26/04/2018, 17:57
» Yorumlar: 0
» Okunma: 120

 
  Air flow tekniği ile ilgili görüşümüz
Yazar: Admin - 18/05/2018, 20:31 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,
maalesef air flow tekniği ile ilgili paylaşımlarda son zamanlarda hepimizi üzen bazı tatsızlıklar yaşandı.

Öncelikle şunu vurgulayarak söylemek isteriz:
Air flow tekniği 70'li yıllardan beri bilinen ve sistematik bir biçimde öğretilen bir tekniktir. Air flow'dan yararlanan kekemeler olduğu gibi hiçbir fayda göremeyenler de vardır. Eğer kesin çözüm olsaydı dünyada başka terapi konseptleri kalmazdı.
Air flow tekniğine bir iki bileşen daha eklemek belki etkisini arttırabilir ama bunu kesin çözüm olarak göstermek yanıltıcı hatta tehlikelidir. Kekemeler çokça canı yanmış insanlardır, onların duygularıyla oynanmasına asla müsaade etmeyiz.

Bu nedenle air flow tekniği hakkındaki görüşümüzü burada bir daha açıklama gereğini duyduk.

  1. Kim olursa olsun bir kişinin faydalandığı yöntemi başkalarına tanıtarak göstermesi kekemelikforum.com kurucularının da teşvik etmek istediği bir şeydir.
  2. Bunu yaparken yöntemi anlatması, video atması ve arkadaşları yönlendirmesi en doğal şeydir.
  3. Yardımlaşma karşılıklı saygı bazında olduğu müddetçe kimsenin itirazı yoktur.
Fakat bir kişiye faydalıdır diye herkese faydalı olacak diye bir kaide olmadığını bildiğimiz için aşağıdaki hareketlerden kaçınılmasını, aksi durumda ilgilinin forumdan ihraç edileceğini bir kez daha açıklamak isteriz.
  • Tek doğru yöntem benimkidir, beni takip etmek istemeyen kekelemeye devam etsin
  • Benim direktifimde çalışanlar ilerleme kaydeder, beni dinlemeyenler yanlış yapar ve kekelemeye devam etmeye mahkumdur
  • Şöyle veya böyle yaparsan kekemelik geçer ve geri dönüş de olmayacaktır
  • Geri dönüş olursa eksik çalıştın, az çalıştın
  • Bilim adamları bunu bilmiyor bir ben bilirim
gibi yaklaşımlar forum adminleri tarafından reddedilir, ilgili kişiler uyarılır ve devam etmeleri halinde ihraç edilir.

Ayrıca bilimle alakası olmayan uyduruk teorileri bilim adı altında tanıtmak, yıllarca kendini kanıtlamış terapi yöntemlerini ve onları savunanları aşağılayıcı söylemlerle küçük düşürmek de forumdan ihraç edilmek için bir gerekçe oluşturur.

Forumun özgür bir forum olmasını her zaman destekliyor, arkadaşların görüş belirtmesini istiyoruz ama tartışmalar karşılıklı alay ve aşağılama veya suçlamadan başka bir şeyden ibaret değil ise bunun hiç kimseye bir faydası olmayacağının altını çizmek isteriz.

Air flow yöntemini deneyip de başarılı olmayanlar bilsin ki her ne kadar az veya eksik çalıştınız dendiyse de bu durum onların kusuru değildir ve biz adminler onların arkasındayız.

Saygılarımızla
Adminler

Bu konuyu yazdır

  hangoutslar ne sıklıkla oluyor
Yazar: omerylmz - 13/05/2018, 02:20 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorumlar (1)

bugunki 12.05.2018 dekş hangoutsa katılmak istiyodum katılamadım herkesin katılabildigi hangouts bidaha ne zaman düzenliceksiniz?
 
Ömer Lütfi

Bu konuyu yazdır

  12 Mayıs 2018 tarihli canlı yayın
Yazar: PetraS - 11/05/2018, 16:30 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,

12 Mayıs 2018 Cumartesi saat 21:00'de tekrar YouTube eşliğinde canlı hangouts yapacağız.

İzleme linki https://www.youtube.com/watch?v=j1Tu22k_4bk

Hangouts linki https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%...cL48FfCR3s

Sizleri de bekleriz!

Petra ve Ercan

Bu konuyu yazdır

  Gönüllü Kekemelik ile Kolay kekemelik arasındaki fark nedir
Yazar: omerylmz - 07/05/2018, 20:07 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (4)

Merhabalar sorum başlıktaki gibi Gönüllü kekemelik bildigim kadarıyla her kelimede ,kolay kekemelik ise takıldığımız yerde yani akıcı kekemelik ,ben kolay kekemeliği nasıl yapcağımı bilmiyorum .(Bu birinci sorum) Her gün sadece konuşma süresi olarak 1 saat duyarsızlaştırma yapıyorum bundada bazen tekrar olarak bazen uzatma olarak bazen blok olarak karışık şekilde her kelimede kekeliyorum bu şekilde duyarsızlasma dogrumudur?(Buda ikinci sorum)

Bu konuyu yazdır

  Amerika'da Yaşayan Kekeme Dostumuzla Röportajımız
Yazar: ayhannn - 02/05/2018, 14:59 - Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri - Yorumlar (1)

Amerika'da yaşayan dostumuz Onur Tekiner ile yaptığımız 12 soruluk Röportaj:
1- Kendinizden Bahseder Misiniz ?
Merhabalar, İsmim Onur Tekiner. 26 yaşındayım, İstanbul’da doğdum büyüdüm. Trakya Üniversitesi Ekonometri bölümünden mezunum. Daha sonrasında Work and Travel organizasyonu ile çalışmak için Amerika’ya geldim ve şu anda dil eğitimi alıyorum. Bir restorantta garsonluk ve komilik yapıyorum. Daha öncesinde barda barmenlik ve garsonluk yaptım, 2 senedir buradayım. Yaklaşık 3 senedir konuşma rahatsızlığımı fazla büyüttüğümü düşünüyorum. Bununda nedeni iş hayatına geçme durumu, çevre etkileri, her zaman güzel konuşmam gerektiğini düşünüyor olmam. Ben tetikte bir kekemeyim, yani hayatımdaki insanların yarısı kekeme olduğumu hatırlamaz bile ama bu demek değil ki benim hayatım o oranda iyileşti, tam tersine ne zaman kekemeliğim tutacakta rezil olacağım korkusu hep başımda vardı her kekeme gibi. Ama açıkçası 22-23 yaşlarına kadar hem özgüvenimin yüksekliğinden hem de bu durumu bir engel olarak görmememden dolayı umursamıyordum. Yaklaşık 2-3 senedir özellikle buraya geldiğimden beri denemediğim yol, yapmadığım uğraş kalmadı. Yöntemler üretmeye, yöntemler denemeye çalıştım. Ve kekemeliğim ile barışmaya karar verdim. Maalesef bu bizim için tek yol.
2- Eğitim Hayatınızda Kekemeliğinizden Dolayı Ne Gibi Sorunlarla Karşılaştınız ?
Eğitim hayatımda başarılı bir insandım. Sesli okumalara falan denk gelmedim doğrusu. Dediğim gibi, tetikte bir kekeme olduğumdan insanların hiçbir zaman bilmesini istemiyordum. Çocukken bu duygu bende yoktu diye düşünüyorum. Gençlik dönemlerimde, yani 15 16 yaşlarımda saklama duygusu başladıysa da 22-23 ‘lerde tavan yaptı diyebilirim. O ara dönemde seni ne idare etti derseniz, özgüven diyebilirim. Kekemeliği çok umursamıyordum, er ya da geç söylemek istediğim şeyi takılarak söylüyordum ve insanlar beni sevdiğinden kendimi eksik hissetmiyordum. Ne zaman ki üniversitenin bitmesine az kaldı ve iş görüşmeleri yapmam gerektiğini, arkadaşçıl olmayan yani insanların fiziksel özellikleri ile yargılanılabildikleri bir ortamda kendimi göstermem gerektiğini gördüm, işte bu durum kendimi sıkıntıya sokmama neden oldu. O dönemlerde kendimi düzeltmem gerektiğini düşünüyordum. Ve inanın bana bu hem kekemeliğimi arttırdı hem de mutsuz olmama neden oldu.
3- Sizce, Kekemelik Hayatımızı En Fazla Nerelerde Etkiliyor ?
Bu soruya iki farklı şekilde cevap verebilirim,-; eski ben, yapmak için uğraştığım ben. Eski ben derki; hayatımızın her yerinde etkiler, insan ilişkileri çok önemli insanlarla iletişim kurmanın tek yolu dildir ve o sende eksikse sen bir hiçsin; diğer yapmaya çalıştığım, olmaya çalıştığım ben derki; evet, ben bir kekemeyim, elimde bunu değiştirecek bir şey var mı? Yok. Bunu düzeltmenin, hiç kekeme değilmiş gibi yaşamamın mümkünatı var mı? Hayır. Peki, ne yapmalıyım ? Bunu kabul etmek ve gülüp geçmek. Diyeceksiniz ki, nasıl gülüp geçmek ya kekelediğimde başımdan aşağıya kaynar sular iniyor. Bu satırları yazarken inanın bende hatırlıyorum, biliyorum o duyguları ama kardeşlerim, başka bir şansımız yok. Başka bir yol yok. İletişim problemini en aza indirgemeden önce bunu kabul etmemiz lazım, benimde kekemeliğim 3 yaşında başlamış. Bende sayısız terapiler aldım, ama bunun tek çözümü bunu kabul etmek. Başka türlü hep her an “Bugün de kekemelemedim, bugün benim kekeme olduğumu anlamadılar” diye saklanarak geçer. Ve kekelediğinizde tüm dünyanız başınıza yıkılır. Bu yazıyı kim okurken senin kekemeliğin azdır, o yüzden bunları söylemek kolay diye kendinize bahane üretmeyin. Sizi benden daha fazla anlayacak kimse yoktur.
4- Kekelediğinizde Kendinizi Nasıl Hissediyorsunuz ?
Kekelediğim zaman kendimi çok değersiz, iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir insan olarak görüyordum. Ailemin utanç kaynağı, arkadaşlarımın arasında acınan kimse, insanların umutlarının olmadığı bir kimse gibi görünüyordum. Ve artık değişime karar verdim. Ben, üstteki yazdıklarım olmak zorunda değilim. Kekeliyorum diye yeri gelir sinirlenirim iki kelimeyi bir araya getiremem, yeri gelir bir kelimeyi 2 sefer söyleyemem ama ben bunları olmak zorunda değilim.
5- Kendinizi Kekemeliğinizden Dolayı Kötü Hissettiğiniz Zamanlarda Kendinizi Nasıl Motive Ediyorsunuz ?
Kekelediğim zaman kendimi çok değersiz, iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir insan olarak görüyordum. Ailemin utanç kaynağı, arkadaşlarımın arasında acınan kimse, insanların umutlarının olmadığı bir kimse gibi görünüyordum. Ve artık değişime karar verdim. Ben, üstteki yazdıklarım olmak zorunda değilim. Kekeliyorum diye yeri gelir sinirlenirim iki kelimeyi bir araya getiremem, yeri gelir bir kelimeyi 2 sefer söyleyemem ama ben bunları olmak zorunda değilim.
6- Sizce Kekemeliğin Bizi Farklı Yapan Olumlu Yanları Var  Mı, Varsa Neler ?
Mutluluk. Açıkçası ben çoğu kekeme olmayan insandan daha mutlu olduğumu düşünüyorum. Çünkü bazı şeylere karşı bazen duyarsızlaşmak gerekiyor ve biz onun eğitimini, hayatın bir andan ibaret olmadığını yani duyarsızlaşmayı diğer insanlardan daha erken öğrenebiliyoruz
7- Amerika'ya Gitme Kararını Nasıl Verdiniz, Bu Cesaretinizin Sebebi Neydi ?
Amerika’ya 2 sene önce geldim. O zamanlar niye karar verdiniz derseniz, biraz ülkenin durumu, biraz da kendimle olan bir savaş etkili oldu bu kararı vermemde. Neden ben kekemeyim diye bazı şeylerden korkacaktım? Aksine, üstüne gitmeliydim ve gittim. Bunun yolu, kaçmak yerine onunla barışmaktan geçer.
8- Yurt Dışında Kekeme Olarak Yaşadığınız Zorluklar Var Mı, Varsa Neler ?
Maalesef, size bu konuda hiç zorluk çekmedim, herkese kekeme olduğumu söyledim ve mutlu bir şekilde geçti diyemeyeceğim, yani yalan söyleyip sizi de duygularınızı da kandırmayacağım ki siz de bilin. Tam 7 tane günlük defteri bitti. Hepsini ingilizce yazdım ve ben ilk geldiğimde buraya ingilizceye dair bildiğim tek şey “Where are you from? My name is Onur”’dan ibaretti. Her gün bir arayış içindeydim. “Nasıl kurtulabilirim bu dertten?” diye. Bar da barmen yaptılar beni. İngilizcem yok ve kekemeyim düşünün gerisini… Takılmalar, bloklar, olay yerinden hızla kaçmalar… (özellikle garson olduğum zaman) Sonuç olarak, o sizin korktuğunuz, utandığınız şeyleri fazlasıyla gördüm, bunlara doydum. Şunu da belirtmeliyim ki, insan kendi dilinde kekemeliğini daha iyi kapatabiliyor saklayabiliyor, kelimeyi değiştirerek vs. Ama başka bir dilde kelime hazinenizin yetersizliğinden bunları yapamıyorsunuz ve bloklar, takılmalar çoğalıyor. Bildiğiniz bir cümleyi söyleyemediğinizden insanlar bazen ingilizce hic bilmediğinizi düşünüyorlar. Birde şunu söylemeliyim, yeni bir ülkeye geldiğinizde bu insanlar sizi hiç bilmediğinde ve çevrenizde hiç sizin eski halinizi bilen olmadığında ister istemez kekemeliğinizi saklama duygusu ortaya çıkıyor. Bu da sadece mutsuzluğu çekingenliği getiriyor.  Ve tabi ki an geliyor herkes sizin ne olduğunuzu anlıyor. Bu durumda siz o gecen zamanda sakladığınız şeylerin hepsini çöpe atabilirsiniz. Çünkü artık kartlarınız tamamen açık.
9- Amerika'da İnsanların Biz Kekeme Bireylere Karşı Takındıkları Tavır Nasıl Oluyor ?
Açıkçası bu konuda bir ayrım yapamayacağım. Burası daha iyi ya da daha kötü şeklinde.Diğer taraftan, onların nasıl olduğu da önemli değil. Kekemelerin sorunu kendileriyle. Çünkü bu dünyada seni beğenmeyen, seni yargılayan bir insan sürekli çıkacaktır ve olacaktır. Kendini herkese sevdirmiş bir insan olamaz. Önemli olan insanların seni yargılayıp yargılamaması değil. Senin ne düşündüğün ve ne yaptığın. Her nerde olursan ol kötü insanlar, başkalarının duygularını zayıflıklarını düşünmeksizin kıran insanlar vardır. Sen onlara kızarak, kıskanarak ya da imrenerek hayatini düzeltemezsin. Ama nlara kekemeliğini utanmadan çekinmeden gösterebilirsin. Onlar senin özgüvenine, kendinle barışıklığına hayran kalsınlar. Soruya gelirsek, ben Türkiye’deyken bu kadar işin içinde değildim. Kendime hep kekeme olduğumu söylemekten utanır çekinirdim. Hatta hatırlatılmasını dahi istemezdim internetten kekemelikle ilgili araştırma yapmak bile kendimi kötü hissettirirdi. Ama son 2 yıldır kendim için daha fazla uğraşıyorum, bir şeyleri değiştirmeye çalışıyorum. Kısmen değiştirebildiğimi düşünüyorum ve değiştireceğim de. Yani iki ülke arasında fark görmüyorum. Ben evrensel bir durum olduğunu düşünüyorum. Belki şunu söyleyebilirim sadece, burada bir özrünüz varsa devlet size memuriyet veriyor. Yani birçok devlet dairesinde, kütüphanelerde çalışanlar arasında özürlü insanlar var. Bazı arkadaşlarımızın durumu daha ağır olabilir. En azından devlet onlara destek vermeli ki bu arkadaşlarımız gelecek kaygısı yaşamasınlar.
10- Kekeme Bireyin En Büyük Gereksinimi Sizce Nedir ?
Özgüven. Tek ve en açık cevap.Bu da kendinle barışık olmaktan geçer mutlu olmaktan geçer. Şöyle bir bak çevrene. Gerçekten hayatında ne kadar yer kaplıyor duyguların? Bence hayatın iki kelimeye bağlı değil. Bir gün dedim ki kendi kendime; “Ben niye geldim bu dünyaya, millete kendimi göstermeye mi yoksa yaşamaya mı?” Bunun sürekli bir sonrasını takip eden bir döngü olduğunu fark ettim. Bu sefer nasıl geçecek, bugün nasıl geçecek? okul, iş, doğum günü partisi, akşam yemeği, sevgilinin ailesiyle tanışma günü, sınıftaki sunum ya da yeni birisiyle tanışmak vs. liste uzar gider. Sürekli yeni bir sınav içindeyiz. Bırakın bunları, bırakın insanlar ne düşünürse düşünsün. Başkalarını düşünerek bir insan mutlu olabilir mi? Bence olamaz. Kopun şunlardan, soranlara evet ben kekemeyim deyin. Eğer bir işi yapmanızı engelliyorsa bundan üzülmeyin. Kendinizden nefret etmeyin. Kekeledikten sonra göstere göstere gülün, çünkü diğer yol mutsuzluk acı, kaygı dolu. Kendimize yapabileceğimiz en kötü şeydir bunu saklamak, çekinmek.
11- Kekemeliğiniz İçin Daha Önce Tedavi Gördünüz Mü ?
Çocukken annem Çapa Hastanesine terapiye götürmüştü. Zeynep isimli bir doktor vardı, iyi hatırlıyorum. Bana sakinleştirici verdiklerini hatırlıyorum. Çok kavga ediyorum diye. Beni kandırmışlar, yeni yeni ögrendim ki çocukken kekemeliği geçsin diye çocuklara sakinleştirici veriliyormuş. Kekemeliğim geçmedi tabi halen devam ediyor. Daha sonra tekrar tedavi olmadım genel olarak akıcı konuştuğumdan dolayı ihtiyaç görülmedi. Psikolojimi etkilediğini fark ettikten sonra, kendi öz terapimi uyguladım ve kendime çıkış yolları bulmaya çalıştım, sesli kitap okuma vs. gibi. Amerika’ya geldiğimden beri de 7 defter günlük bitirdim. Şimdi açıp okuduğumda bakıyorum ki hep ayni şeyleri yazmışım. Ne kadar acı… Her günüm o gün iyi geçecek diye kendimi motive etmek ile geçmiş. Biz bunun için doğmadık arkadaşlar. Kendimizi insanlara beğendirmek için doğmadık. Şunu da belirteyim, günlük yazmayı bıraktım. Aynı şeyleri yazmaktan bıktım, aynı şeyleri düşünmekten, bugün kekeleyecek miyim kaygısından. Son olarak soruyla ilgili, en iyi terapi beyninizde, düşünün ve karar verin.
12- Yurt Dışına Eğitim veya Yaşamak İçin Gitmek İsteyen Dostlarımıza Tavsiyeleriniz Neler Olur ?
Ya kekelersem kaygısıyla istediğiniz şeylerden vazgeçmeyin. Kekeleseniz de kekelemeseniz de tutkularınızı gerçekleştirmek sizin kendinize olan saygınızı arttırır. Bazı anlardan kaçarak kurtulamazsın. Eninde sonunda o seni bulur. Bu yüzden kaçma, acılarınlar, endişelerinle, kaygılarınla yani kekemeliğinle yüzleş.  Eğer kendine saygının olmasını istiyorsan ne yaşamak istiyorsan git yap. Kaybet veya kazan sonuç değil, o mücadele önemli. Kaybedersen, denedim ve kaybettim, denediğim için mutluyum kendimle gurur duyuyorum de. Korktuğum için kaçtım. deme.
      Bu satırları kekeme bir insandan duydunuz. Bu yüzden sizi çok iyi anlıyorum ve saygı duyuyorum. Gerçek şu ki, evet kekemelik bazı şeyleri yapmaya engel. Ama denemeye engel değil. İş görüşmesini ya da vize mülakatını adı her neyse, git yap. Olur veya olmaz en azından dene. Verebileceğim en önemli tavsiye, çevrendeki insanları bu kadar takmaman. Onlar yargılamayı severler. Eğer sen herkese kendini sevdirmeye kalkarsan bu işin içinden çıkamazsın. Hayat silgi kullanmadan yazı yazma sanatı. Bu yazıyı mutlu ve huzurlu yazmamız dileğiyle…

Onur TEKİNER

Sohbet tadındaki bu röportajı bizimle gönüllü olarak yapan takipçimize bütün kekeme dostlarımız adına teşekkür ederiz.
mail@kekebek.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
kekebek.com

Bu konuyu yazdır

  KeKeMe_YouTubeR'dan fecii bilgiler
Yazar: KeKeMe_YouTubeR - 29/04/2018, 22:39 - Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs. - Yorumlar (3)

KeKeMe_YouTubeR olarak biz kekemeler için çok etkili fecii bilgileri topladım. Buyrun eğlenerek bilgilenerek izleyin...
Abone olmayı unutmayın. Herşey sizin için.



Bu konuyu yazdır

  Alman forumundan cevap
Yazar: PetraS - 26/04/2018, 17:57 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,

maalesef air flow ile ilgili hala bazı yanlış anlaşmalar vardır.
Biz forum yöneticileri olarak hiçbir zaman reşit olan hiçbir kullanıcıya air flow'u denemeyin demedik.

Biz sadece olası geri dönüşlerden dolayı uyarıda bulunmak istedik.
Maalesef air flow'u tanıtan arkadaş hiçbir şekilde uyarılarımıza kulak vermedi ve metodunu daha birkaç aydır kendisi uygularken yüzyıldır aranıp bulunmayan 'kesin çözüm' olarak tanıttı.

Mutlaklığıyla, asılsız iddialarla kendisini haklı çıkarmaya çalıştı.

Kekemelikte 3-4 aylık başarılar maalesef hiçbir şey ifade etmiyor. Devam etmekte fayda var mı? Var, pes etmek yanlış olur.
Ama her terapiden önce doğru hedefler belirlenip adım adım uygulanmalı.

'Asla bir daha kekelememek' hedefi hem yanlış hem gerçek dışı olur.
Kekeme bireyler bunu istiyor mu? Tabii ki istiyor.
Ancak bu hedefi gerçekleştirebilen bir terapist henüz bulunamadı.

Anıl bey yöntemini Alman forumunda da yardım amaçlı tanıttı ve - beklediğim gibi - kimse kulak asmadı. 
Almanya'da hiç kimse bir kekemeyi 'seni kekemelikten kurtarabileceğim' diye kandıramıyor, canları çok yandı, çok güzel ve gerçekçi yaklaşan terapistler var çünkü.

Alman forumunda bir uzmandan aldığı cevabı sizinle paylaşmak istiyorum.
Ve yine de diyorum: siz yine bildiğinizi yapın. Belki başarılı olursunuz!

(Almanca'dan Türkçe'ye çevrilmiştir)

Torsten Adlı Kullanıcıdan Alıntı:
tunnel79 Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Leider bekomme ich keine Interesse an meine wissenschaftliche Lösung hier...
Maalesef burada bilimsel çözümüme ilgi duyan yoktur...
Hallo Anil,
Merhaba Anıl,

es gab viele Stotterer, die etwas gefunden haben, das ihnen selbst geholfen hat, und die dann geglaubt haben, sie hätten das Rätsel des Stotterns gelöst. Wenn du, wie du schreibst, eine Gruppe von 30 Leuten hast, die deine Methode testen, dann ist das doch schon ziemlich gut. Du solltest dann mit diesen 30 die Methode über einen längeren Zeitraum – sagen wir: ein Jahr lang – testen, um zu prüfen, ob die Verbesserung des Sprechens wirklich nachhaltig ist. 

senden önce birçok kekeme, kendilerine yardım eden bir yöntem bularak kekemeliğin sırrını çözdüklerini düşünmüşlerdir. Eğer yazdığın gibi yöntemini deneyen 30 kişilik bir grubun varsa, bu oldukça güzel bir durum. O halde bu 30 kişiyle uzun bir süre - diyelim: bir yıl kadar - çalışarak konuşmalarındaki düzelmenin gerçekten kalıcı olup olmadığını denetlemen lazım. 

Es ist nämlich so, dass sehr viele Methoden und „Tricks“ kurzzeitige Effekte haben, die einige Wochen oder Monate anhalten können. Doch danach kommt das Stottern zurück, Diesen „Rückfall“ empfinden die Betroffenen dann als Enttäuschung oder als Versagen – sie sind seelisch verunsichert, und ihr Stottern ist manchmal stärker als vorher. Deshalb ist es wichtig, eine neue Methode längere Zeit zu testen, bevor man sie anpreist. 

Çünkü gerçek şudur ki birçok yöntem ve 'hileler'in birkaç hafta veya ay devam eden kısa süreli etkileri vardır. Fakat daha sonra kekemelik geri döner ve bu 'nüksetmeyi' ilgili kişiler büyük bir hayalkırıklığı veya başarısızlık olarak algılarlar - onların psikolojileri bozulur ve kekemelikleri bazen önceki durumdan daha kötü bir hal alır. Bu nedenle yeni bir yöntemin reklamı yapılmadan önce uzun süre denenmiş olması gerekir.

Was die Wissenschaftlichkeit betrifft: Die Behauptung von Dr. Martin Schwartz (dem Erfinder der Passive-Airflow-Technik), dass Stottern durch einen stressbedingten Verschluuss der Stimmbänder entsteht, ist wissenschaftlich falsch. Deshalb wird er in der wissenschaftlichen Community auch nicht ernst genommen.

Bilimsellik iddiasına gelince: Passive-Airflow-Tekniği'ni geliştiren Dr. Martin Schwartz'ın, kekemeliğin stres bağlamında ses tellerinin kapanması sonucunda oluştuğu iddiası bilimsel olarak yanlıştır. Bu nedenle de kendisi bilim topluluğunda ciddiye alınmıyor.

Die Methode (oder der Trick) – vor dem Sprechbeginn ein wenig Luft auszuatmen und dann in diesen schon vorhandenen „Ausatemstrom“ hinein zu sprechen – ist aber sinnvoll für diejenigen, die oft am Beginn einer Äußerung oder nach einer Sprechpause einen Block haben (oder befürchten). 

Anılan yöntem (veya trick) yani konuşmadan önce biraz nefes verip, verilen nefesle birlikte konuşmaya başlamak özellikle konuşmaya başlarken veya ara verdikten sonra blok yaşayan (veya blok oluşur diye endişelenen) insanlar için anlamlı olabilir.

Deine Hypothese, Anil, dass (alle) Stotterer eine zu starke Ausatmung haben, ist aber wirklich Unfug. Wenn man beim Sprechen stärker ausatmet, wird die Stimme lauter. Wenn du selbst früher beim Sprechen zu stark ausgeatmet hast, dann müsstest du permanent sehr laut gesprochen haben. Ob das der Fall ist, weißt du selbst am besten.

Anıl, senin tüm kekemelerin nefes verme prosedürlerinin çok kuvvetli (hızlı) olduğu varsayımın gerçekten uyduruktur. Bir insan konuşurken nefesi daha fazla (hızlı) verirse, sesi yükselir. Eğer sen kendin daha önce konuşurken fazlasıyla kuvvetli nefes verdiysen devamlı olarak yüksek sesle konuşmuş olman lazım. Bunun öyle olup olmadığını en iyi sen bilirsin.

Torsten

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik ve nefes çalışmaları
Yazar: amedi - 21/04/2018, 21:39 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (2)

Herkese iyi akşamlar.
Foruma yeni üye olmakla beraber çok önceden den beri ara ara takip ediyorum.
Bu konuda Türkiye'deki en kapsamlı ve faydalı site burası. Emeği geçenlere teşekkürler.
Bu gün sitede @tunnel79 Anıl beyin tüm konu ve yorumlarını okudum. Ona karşı haksız bir tavır takınıldığına şahid oldum. Anıl bey ortaya bir tez koymuş ve bunu önce kendinde sonrada bir kaç kişide somut olarak ispatlamış. Forum yöneticilerinin tecrübelerine dayanarak bu olayı araştırıp Anıl beyle ittfikak kurup meseleyi daha detaylı inceleyerek daha verimli sonuclara ulaşmaları gerekiyor.
Ama yazılanları üzülerek okuyorum. Forum yöneticileri ile Anıl beyin tartışma uslupları hoş bir tarzda ilerlemiyor. Aynı derdi paylaşan insanların 'Dil'i bu olmamalı.
Yazı söz gibi değil, kişi yazıyla meramını anlatmak isterken bazan anlaşılamıya biliyor.
Temennim forum yöneticilerinin ev sahibi olarak biraz daha misafirperver olup, Anıl beyden daha fazla faydalanabilmeleri.
Anıl beye gelecek olursak bahsettiğiniz yöntemi  bende hafta başında itibaren denemeye başlıyacağım. Bende yıllardır bu konu hakkında araştırmalar yaptım videolar izledim. Kanatim odur ki bu iş gerçekten nefes çalışmasının olumlu etkileriyle düzele bilir.
bu kanaate varmamın en büyük sebeblerinden biri Nefes eğitmeni olan MUSTAFA KARTAL'ın makaleleri oldu.
Mustafa Kartal nefesle alakalı yüzden fazla makale yazmış. Ona yakın kitap yazmış. Bu konu hakkında onunla mutlaka iştişare edilmeli.

http://www.nefesteknikleri.com/184-makal...Nefes.html


Kitaplar
Mustafa Kartal'ın kitaplarını incelemek için lütfen tıklayın. http://www.nefesteknikleri.com/kitap.html








Bu konuyu yazdır

  Bilinçaltını kandırarak duyarsızlaştırma
Yazar: tunnel79 - 20/04/2018, 16:53 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorum Yok

Airflow tekniğinin ana fikri nefes aldıktan sonra cümleye nefesle başlayıp
bilinçaltının konuşmaya karşi verdiği ses telleri kasılmasını önlemekti.

Aynı mantığı korkulan kelimeler için uyguluyorum.

İsmini, yaşını vs. gibi korkulan kelimeleri söyleyemenler ile soru- cevap oyunu değil,
soru-nefes oyunu oynuyoruz.

Cevabı korkulan kelime olan soruları soruyorum.Arkadaşım cevap vermek yerine 
1 saniye bekliyor ve orta derinlikte sakin bir nefes alıp veriyor.

Bunu defalarca yapıyorum.Asla sözlü cevap almıyorum.1 dakika böyle devam
ettikten sonra gerçek cevabı istediğimde arkadaşım sakin bir nefes alıp korktuğu kelimeyi
rahatça söylüyor.

En ağır vakada soruyu sorduktan sonra arkadaşın nefesi daraldı.Çünkü bilinçaltı soru
ve cevap olayını bir tehdit olarak algılayıp ses tellerini kısmen kapattı.Arkadaş anca güçlü nefes 
alıp verme ile bilinçaltının yaptığı daralmayı açabildi.

Bu sayede her kelime ve durum için konuşma yerine nefes alıp verek o durumun
aslında bir tehdit olmadığını, bana cevap vermese de sorun olmayacağını 
bilinçaltına kabul ettirmiş olduk.Bilinçaltı da o durumu artık tehdit olarak algılamadığı
için aynı durum için nefesi kesmeyi bıraktı.

Aynı etki airflow ile sürekli konuşup takılmayınca da oluyor.Bilinçaltı takılmadığın sürece konuşma
olayını adım adım tehdit olmaktan çıkarıyor.

Bu konuyu yazdır

  Duyarsızlaştırma ile ilgili bir sorum
Yazar: omerylmz - 18/04/2018, 19:51 - Forum: Van Riper Tekniği - Yorumlar (5)

Merhaba ben Ömer Kekemeyim 15.5 yaşındayım forumunuzu takip ediyordum daha yeni üye oldum 1 aydır haftada 1 kere uzman dil konuşma terapistine gidiyorum (eskişehir dilkom mezunu) oda van riper methodunu kullanıyor tanımlama aşamasını yaptık şuan duyarsızlaştırma aşamasındayız(ilk 2 hafta tanımlama ve çetele tutma ile geçti,yani şuan 1.5 hafta oldu duyarsızlaştırma yapmaya başlayalı) 

ama ben istemli kekemeliği yapamıyorum yani ilk hece çıkıyor kesiliyor .markete gidiyorum elime aldım kitabı duyarsızlaştırma yapmaya gitcem bilerek kekeleyerek "merhaba ben ömer kekemeyim size bir öykü okuyabilirmiyim?" diye sorcam me  me oluyor kesiliyor yeniden deniyorum me çıkıyor kesiliyorum koyun sanıyolar beni Big Grin  bide kaçınma kelimelerini kullanmıyorum ama çok fazla ee diyorum bu sefer bu eeeee ile nasıl başa çıkabilirim yardımlarınızı bekliyorum 

not:konuyu yanlış yere açmış olabilirim

Bu konuyu yazdır