Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 468
» Son Üye: ynsmr09
» Toplam Konular: 390
» Toplam Yorumlar: 1,357

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 8 kullanıcı aktif
» 1 Kayıtlı
» 7 Ziyaretçi
Misafir34

Son Aktiviteler
Temmuz 2018 Kekemelik Han...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: Ercan E
Dün, 13:57
» Yorumlar: 1
» Okunma: 51
Kekemelikte Terapist Seçi...
Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs.
Son Yorum: Ercan E
19/07/2018, 16:48
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
Bursa grubu
Forum: Öz terapi ve öz yardım
Son Yorum: PetraS
17/07/2018, 22:57
» Yorumlar: 1
» Okunma: 30
Zoruma Gidiyor...
Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri
Son Yorum: la_petit
10/07/2018, 23:44
» Yorumlar: 2
» Okunma: 239
Hollanda'dan Yeni Bir Umu...
Forum: Kekemelikle ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar
Son Yorum: John doe
10/07/2018, 21:08
» Yorumlar: 5
» Okunma: 1,271
Özyardım-Antalya
Forum: Öz terapi ve öz yardım
Son Yorum: Mustafa7
10/07/2018, 08:58
» Yorumlar: 2
» Okunma: 173
Türkiye'deki Kekemelerle ...
Forum: Kekemelikle ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar
Son Yorum: Admin
05/07/2018, 18:56
» Yorumlar: 0
» Okunma: 144
Air flow tekniği ile ilgi...
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: Admin
04/07/2018, 12:54
» Yorumlar: 2
» Okunma: 701
Kekemelikte anksiyete ve ...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: Onurchicago
23/06/2018, 19:32
» Yorumlar: 7
» Okunma: 1,146
Kekemeler nasıl şarkı söy...
Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs.
Son Yorum: KeKeMe_YouTubeR
18/06/2018, 20:29
» Yorumlar: 4
» Okunma: 398

 
  1 Nisan saat 21:00
Yazar: PetraS - 31/03/2018, 20:07 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorumlar (3)

Tekrar herkese açık hangouts yapacağız. Linkler burada ve Facebook gruplarımızda paylaşılacaktır.
Talep çok olursa dönüşümlü olacak. Sizi görmek umuduyla 
Petra

Bu konuyu yazdır

Wink 20 yıllık Vefalı Dostum Kekemelik
Yazar: Hakan Suze - 29/03/2018, 02:56 - Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri - Yorumlar (3)

Herkese Merhaba.
Öncelikle bu forumun açılmasını sağlayan ve yorumlarıyla foruma katkı sağlayan bütün arkadaşlara teşekkür ederim. Sizleri hem buradan hem de youtube'dan bir aydır gizliden gizliye takip ediyorum Smile 

Benim bu vefalı arkadaşımla tanışıklığım 5 yaşındayken ailemden ayrı kalmanın verdiği üzüntüyle havale geçirmem sonucu olmuş. Ailemden ayrı kalmam ailevi bir olaydan dolayıydı. Yaklaşık bir yıl sonra tekrar ailemle bir araya geldim. İlk zamanlarda düzelir diye pek üstünde durmamışlar. İlkokula başlayınca ailem bu dostumun artık hayatıma engel olabilecek bir duruma geldiğini düşünerek psikologlara götürmeye başladı. Daha sonra farklı yöntemler denendi. Ardından o dönemde yeni yeni ortaya çıkan ve tam 15 günde kekemeliğe son diyen o müthiş tedavi yöntemini duyan ailem, beni oraya götürmeye karar verdi. Tabi ki ben o zaman 10 yaşımda olduğum için durumun ciddiyetinin ve üzerime düşen sorumluluğun pek farkında değildim. Kekemelik için üzülüyordum evet, okuldan döndüğümde çantayı bir kenara kendimi diğer kenara atıyordum evet, geceleri yastığımı gözyaşlarımla ıslanıyordu evet ama bunu nasıl düzelteceğimi ne yapacağımı bilmiyordum. Tüm bunlara rağmen ailem sesli kitap oku gibisinden tavsiyelerde bulunurdu ama çocukluğun getirdiği sorumsuzluk olsa gerek yapmadım. En son ailem benim bu çaresizliğime karşı gidilen psikologlardan veya diğer yerlerden bir sonuç çıkmadığı için 15 günde kekemeliğe son tedavisine çok inanmışlardı ve bu tedavi merkezi benim bulunduğum ilde olmadığı için bir başka ilde bu tedavi için bir ay kaldım. Size bu tedaviden çok ayrıntıya girmeden bahsedeyim çünkü zannediyorum ki bu forumda bulunan arkadaşların hepsi bu tedaviden geçmiştir ve sonuç yine burada toplandık Smile

İlk gün gittik ailemle, psikolog bey önce benimle sonra ailemle konuştu tedavi yöntemlerini anlattı, ben de kısaca bahsedeyim. Bize o zaman söylenen şuydu, "Hakan ın kekemeliğinin düzelmesi için biz ona ilk önce konuşmayı unutturacaz. 15 gün boyunca hiç konuşmayacak. Bu esnada bilgisayardan melodik konuşma metinleri dinleyip gözleriyle okuyacak. Böylece bu konuşma tarzı Hakan ın beynine iyice yerleşecek. 15 günün sonunda hece hece konuşmaya başlayacak. 15 gün de o şekilde konuşacak. Bu 15 günde ise beraber yemeğe gidecez dışarda gezecez bu yöntemi sadece burada uygulamayacak. Ayrıca hipnoz uygulayacaz."

Neyse ertesi gün başladım tedaviye. Sabah 9 da gidiyorum zaten konuşmak yasak beni direkt bilgisayarın başına geçiriyorlar bilgisayardan o ağır ağır konuşmayı dinliyorum öğlene kadar. Öğleden sonra yine aynı şekilde akşama kadar devam. 15 günü böyle bitirdik, sonra konuşma dönemine geldik, psikolog elimize birer metin verdi sırayla bize gösterdiği melodik yöntemle metinleri okumaya başladık. Ben 15 günlük sus dönemimden sonra ilk konuşmaya başladığımda yine kekeledim  Smile Orada anladım ki bu iş susmakla olmuyor veya beyin sen 15 gün konuşmadın diye konuşmayı unutmadı. Sonra bir gün psikolog bizi çember konumda sandalyelere oturttu. Arkadaşlar şimdi sadece beni dinleyin rahat bırakın kendinizi dedi. "Gözlerinizi kapatın, şu an bir şelalenin yanındasın şırıl şırıl akan bir su etraf yemyeşil ve sen oldukça rahatsın. Suyun sesini dinliyorsun ve hafifçe esen rüzgarla daha da rahtlıyorsun..." gibisinden cümleler söyledi ve en son gözünüzü açın dedi. Gözlerimizi açtığımızda bazı arkadaşların ellerinin üzerinde larında iğnesi gördük. Derinin bir tarafından batırıp ucunu diğer taraftan çıkarmış bunu bana be benim yaşlarımdaki çocuklara yapmamıştı yaşça büyük olan kişilere yapmıştı sebebi ise bizim tam kendimizi hipnoza veremeyişimizmiş. Gözler açılınca zaten ellerinin üzerinden iğne geçirilmiş olanlar bi şaşırdı ne oluyor gibisinden. Güya bu da tedavinin bi parçasıymış. Her neyse bir aylık tedavi süreci bitti ben eve döndüm ama aynı konuşma aynı tedirginlik yine var ve değişen hiçbir şey olmadı.

Ben artık büyüyordum ve bu vefalı arkadaş da benimle birlşkte büyüyordu. Küçükken çok sıkıntı yoktu ama büyüdükçe o da büyüyüp kendini daha çok göstermeye başladı. Liseye kadar "bbbbbbbbben" diye kekelerken liseye başladığım yıllarda kelimeye başlarken başlayamayıp kafamı uzun uzun  sallayarak o ilk harfi çıkarmaya çalışıyordum. Yani kekemelikte tasvir ettiğimiz o soğanın en dış kabuğu olan tikler baş göstermişti. Ve artık kekemeliğim tatlı bir harf tekrarından çıkmış resmen canavarlaşmıştı. Konuşurken titriyor terliyor gözlerimi kapatıyor o ilk kelimeyi söylemeye çalışıyordum. Konuşmam bittiğinde ise maraton koşmuş gibi terliyordum. Lise hayatım bu vefalı dostum kekemelik yüzünden sıkıntılı geçmişti. Bir gün okulda bir hocamız arkadaşın söylediği bir cümleyi benim söylediğimi sanmış ve benim yakamdan tuttuğu gibi fotokopi odasına götürerek duvara yaslamış boynumdan sıkmış bana hesap sormaya başlamıştı. Normal zamanda bile konuşmakta güçlük çekerken o an hocaya birşey demek için dakikalarca titremiş fakat bir harf bile söyleyememiştim. Hoca da benim o halimi görünce korkudan titrediğimi elinde kalacağımı düşünerek kapıyı açıp beni dışarı ittirmişti. O olaydan kimseye bahsetmedim. Birkaç gün sonra o hoca benim dersime giren diğer hocalardan benim kekeme olduğumu öğrenmiş ve beni yanına çağırıp özür dilemişti ama özür dilerken de üstüne tüy dikmeyi ihmal etmemişti. " Sen konuşamıyorsun, bu halde nasıl okuyorsun derste sözlülerde ne yapıyorsun. Yarın buradan mezun olsan bile üniversite okuyamazsın üniversiteye gitsen orada okuyamazsın. Bu halimle bir meslek sahibi olamazsın beni dinle ailenle konuş okulu bırak kendini de boşuna yorma" demişti. Tabi ki ben bu olayı da kimseye anlatmadım. Sıkıntılı ve stresli lise yıllarımdan sonra üniversite sınavına hazırlanıp üniversiteye yerleştim ancak ilk aylarda sunumlar başlayınca ben bu sefer kaçacak yer bulamıyordum. Ve sunuma başlarsam kekeleyeceğim korkusuyla ne yapacağımı bilemiyordum. Ve sunum sırası bana geldi tahtaya çıktım yüzümü sınıfa döndüm. Bir yandan yine titreyip gözlerimi kapayıp dakikalarca kekeleyerek tüm dikkatleri üzerime çekmek istemiyordum diğer yandan bir an önce sunumu bitirip kurtulmak istiyordum. Boncuk boncuk terledim fakat bir türlü konuşmaya başlayamadım. Sadece sınıfa bakıp gerildim terledim strese girdim ama ağzımdam tek kelime çıkmadı. Hoca oğlum neyi bekliyorsun diyip duruyor ama ben konuşamıyorum. Ve en sonunda hocam ben yapamayacam cümlesini kekelemeden söyleyip tahtadan ayrıldım. O gün bunu çözmem lazım deyip dersten çıkmıştım. Eve dönerek yine bütün stresimi gerginliğimi kendime kızarak çıkarmıştım. İnternetten tekrardan yöntemler tedavi merkezleri aramaya başladım forum sitelerini takip ettim önerilen yerlere giden kişileri buldum onlarla iletişime geçtim ve en son ankara'da bulunan bir doktorun diğer tedavi merkezlerine göre daha iyi olduğuna kanaat getirip randevu aldım. Fakat ücreti biraz fazlaydı ama seans seans aldığını öğrendim. Yıllarca bu vefalı dostum kekemelik yüzünden aileme maddi manevi mahcup olduğumu düşünerek doktorun parasını kendim çıkarmaya çalıştım. Ankaraya gittim önce bi tanışma seansı varmış. Konuşturdu beni kekelememe seviyeme baktı sonra nasıl bir an seans uygulayacağını söyledi. Daha önce kendisine gelen hastalarından bahsetti. Hatta daha önceki yıllarda görev yapmış bir cumhurbaşkanının hanımında da böyle bir konuşma bozukluğunun olduğunu ve onu tedavi ettiğini söyledi. O doktorun da tedavi yöntemi şuydu, sen ses tellerinin üst kısmından konuşuyorsun bunun için kekeleme riskin artıyor, sesini kalınlaştırabilirsek yani sen ses tellerinin üst kısmından değil de alt kısmından konuşursan sesin kalın çıkar ve böylece takılmalar, o titremeler ortadan kalkar. Ama nunu airflow ile yapacaksın dedi. Airflowu nasıl yapacağımı gösterdi ayrıca evde günlük yapmam gereken egzersizleri de gösterdi. Ve bir de kulağıma kulaklık takıp bir siren sesini son ses açıp benim elimdeki metni okumamı istedi. Ve o an şunu farkettim kendi sesimi duymayınca kekelemiyorum zaten bunu sonradan doktor da söyledi kelemeler kendi seslerini duymazlarsa kekelemezler diye. Lafı çok uzatmayayım, orada da airflow kalın konuşma, ünlü harfleri günlük 5 er defa 12 saniye boyunca kesintisiz nefesle aynı ses tonuyla söyleme, ip atlayarak metin okuma gibi egzersizler verdi ve ben bir haftada 10 seans görüp döndüm 6 ay sonra tekrar gidecektim 10 seans daha görecektim.

Bu sefer hırslıydım egzersizleri aksatmadan yaptım airflow ile kalın konuşma tarzını gümlük yaşantımda da uyguladım hatta çevremdeki arkadaşlarım neden böyle konuşuyorsun diye üstelediklerinde soğuk aldım boğazım ağrıyor gibisinden geçiştirdim. Yaklaşık iki ay geçti fakat benim takılmalarım artmaya başladı bunun üzerine doktorumu aradım durumu anlattım, bana takılmaların artıp artmaması şu aşamada mühim değil, önemli olan benim egzersizlerimi aksatmadan yapıyor olmam gibisinden bir cevap verdi ve bu cevap beni tatmin etmedi. O tedaviyi de öylece bıraktım.

Hırsla başladığım bu defa da hüsranla sonuçlanınca artık hiçbir şey yapmak istemedim, üzerine düşmek istemedim. Kendi kendime bu kadar yıl üzerine düştün çabaladın ama her seferinde hüsranla sonuçlandı hep daha kötüye gitti. Bari hiç çabalama ki sonunda üzülmüş olmayasın demeye başladım.

İki üç yılı bu düşüncelerle geçirdim. Hâlbuki benim hedeflerim vardı. Gelmek istediğim yerler vardı,kendimi ispatlayacağım kişiler vardı, lisede kekemeliğim yüzünden dayak yediğim hocaya kanıtlamam gereken şeyler vardı. 

Lise zamanlarında bir sihirli değnek bekledim, üniversiteye geçtiğimde o sihirli değneğin falan gelmeyeceğini görünce hırsla bu vefalı arkadaşı hayatımdan çıkarmak için yoğun çabalar sarfettim.

Ama şimdi biliyorum ki bu vefalı dostum beni asla terketmeyecek. Bu sefer de madem terketmeyecek bari çok sıkı fıkı olmayalım düşüncesindeyim  Big Grin Yüzde yüz geçmeyecekse de artık titretmesin, terletmesim, bir harf için dakikalarca uğraştırmasın yani günlük işlerime engel olmasın diye düşünüyodum. Yüzde 99 luk kısmı geçse yeter  Big Grin

Bu forum sayesinde çok bilgiler edindim, çok teknikler öğrendim, düşüncem değişti, en önemlisi artık eskisi gibi kendimi yıpratmamayı öğrendim. Teşekkür ederim bu güzel forum için.

Bu defa Vefalı Dostum bana eşlik edemedi, sadece yazı yazarken beni kendinden mahrum bırakıyor zaten   Smile

                       Sevgilerle, Hakan

Bu konuyu yazdır

  Sanal gerçeklik gözlüğü ile kekemelik terapisi
Yazar: Misafir34 - 28/03/2018, 22:50 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorum Yok

https://www.google.com.tr/amp/s/www.ntv....YVoqM209uQ

Teknoloji artık fobileri yenmekte de kullanılacak. Sanal gerçeklik; korku, fobi ve stres bozukluklarının tedavisinde de kullanılacak. Sanal gerçeklikle hayvanlardan, yükseklikten ya da kapalı alandan korkanlar tedavi edilebilecek. Üstelik sadece bir gözlükle.


Sanal gerçeklik artık fobileri yenmekte de kullanılabilecek. 

Ankara'da bir şirketin geliştirdiği, TÜBİTAK tarafından da desteklenen sistem, fobisi olanları korkularıyla karşı karşıya getiriyor. 

Sistemle, fobi tedavisinde uygulanan maruz bırakma -alıştırma yöntemi uygulanıyor.

Yöntem hakkında bilgi veren Psikolog Doç. Dr Sedat Işıklı, “Kedi, köpek, arı gibi uyaranları seans odasına getirmeniz gerekmiyor. Ayrıca sistem sayesinde seans sayısı azalıyor, 2-3 senasa kadar düşüyor” dedi. 

Sistemde kullanılan özel gözlükle kişi korktuğu nesne ya da durumla karşılaşıyor. Kapalı alan korkusu olan kişi asansöre ilerliyor. Yükseklik korkusu olan biri kendisini gökdelenin tepesinde görüyor.

2017'DE PİYASAYA ÇIKMASI BEKLENİYOR

Sadece bu kadar da değil.

Afet ya da terör saldırıları sonrası oluşabilecek travma sonrası stres bozuklukları tedavisinde de sanal gerçeklikten faydalanılabiliyor.

Yeni ürünün 2017 yılında piyasa çıkarılması hedefleniyor.

Bu konuyu yazdır

  Türkiye'de Kekeme Olmak - Kamuoyu Araştırması
Yazar: ozana - 23/03/2018, 22:36 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

Herkese merhaba 263a.png
Sesimizi daha iyi duyurabilmek, kekeleyen bireylerin ne durumda olduğunu görmek, bunu kekemelikle ilişkisi olmayan kişilere daha rahat yayabilmek için Kekemeler Derneği olarak bir araştırma projesi başlatmıştık.
Uzun bir sürecin ardından kekeleyen bireyler için anketimiz hazır. 15-20 dakikanızı alacak bu anketi tarafsızca doldurarak birçok şeyin önünü açabilirsiniz. Desteklerinizi bekliyoruz.
*Sadece kekemeliği olan bireylerin yanıtlaması gerektiğini önemle hatırlatırız.
Anketimizin linki: https://goo.gl/forms/t9ze10hlULa8pS2b2


[/url]
[url=https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fgoo.gl%2Fforms%2Ft9ze10hlULa8pS2b2&h=ATNmnWtDcg4EuijZzRG-GhMmWVwjNiwgyCsJLugGjV5DZQP7ZcgAjc_BlF9z-zOgn1xHR6GWvcQdn7811xLKptJG6BDqlH8lQxwNP8Hsj2ApLDtedMIX5w]

Bu konuyu yazdır

  AirFlow Tekniği 1
Yazar: tunnel79 - 19/03/2018, 08:41 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorumlar (19)

Merhaba Arkadaşlar,

20 Ocak ta yaptığim ilk youtube yüklemesi üzerinden 2 ay geçti.

İlk video sonrasında birer adet Türkçe, İngilizce ve Almanca video daha
paylaştım.

Facebook grubum Kekemeliğe Karşı Bilimsel Destek Grubumdan 
metodumu uygulayan 3 kişi 2 hafta içerisinde tatminkar düzeyde akıcı
konuşmaya başladılar.Bir sure daha alıştırmalara devam edip mükemmele
bir adım daha yaklaşacaklar.

Bu başarıyı gören diğer birkaç kişi de işlerinden izin alıp bir haftalık susma 
dönemine başladılar.

Metodum, kekeme bireyin nefes ve duygularını normal ve doğal 
insan nefes ve duygularına getirme üzerine kuruludur. Aşınma, yıpranma vs.
söz konusu değildir.

Llteratürde olmayan ve ilk kez benim tarafımdan tanımlanan fiziksel ve
duygusal blok tanımlarını ortaya koyuyorum.Doğru problem tespiti sayesinde
her problemi adım adım çözerek mükemmele yaklaşıyorum.Olayın
duygusal tarafı kişinin bilinçaltı bloklarına ve bunlara karşı savaşma isteğine dayalı.

Maalesef bunu anlamak istemeyenler, bana 1 ay içinde çökeceğimi,
onlara göre kekemelik canavarının beni çok fena çarpacağını
söylemişlerdi.Onların tezleri de çürümüş oldu.

Sadece duyarsızlaştırma yapanlar olayın fiziksel tarafını görmezden geliyorlar.
Yıllardır tamamen duyarsızlaştırma yaptıkları halde kekelemeye devam ediyorlar.
Konuşma merkezleri de duygusal tarafı görmezden gelince sonuç hüsran.

Geçen 2 ay içinde eksiklerimi ve geri kalan zayıf duygularımı bulup 
çalıştıktan sonra yepyeni bir insan oldum.Kendim haricinde başka
insanların da akıcı konuşmalarına vesile olmaya başladım.

İçinizde hala çözüm elde edemeyen veya çözüm olduğuna inanmayan
varsa benimle iletişime geçip metodu uygulamaya karar versin ve 
grubuma gelsin ve değişime ilk adımı atsın.

Youtube videolarıma yorumlar geliyor.3 aydır eğitime gidiyormuş,
uzatarak konuşuyomuş, 6 ay daha gidecekmiş, vs.vs.vs.

Bu gibi uzatarak konuşturan ve uzun vade veren yerlere hiç uğramayın.
Onlar nefesi düzeltmesini bilmedikleri için uzatarak konuşturuyorlar.
1 ay sonra terapi bitince tüm sistem çöküyor.

İstekli bireylere birebir yardımcı oluyorum.Herşey ÜCRETSİZ Wink

Herkese Selamlar

Anıl

Bu konuyu yazdır

  Farkındalık Temalı Öykü Kitabı İçin Fikirlerinize İhtiyacım Var
Yazar: ayhannn - 19/03/2018, 00:15 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorumlar (8)

Merhabalar, kekeme bir çocuğun hayat hikayesinden bahsedecek bir öykü kitabı yazacağım. Hepimizin yaşadığı sorunları dış dünyaya sergilemek ve şimdinin çocuklarının, geleceğin bireylerinin farklı insanlara nasıl yaklaşması gerektiğini göstermek amaçlı olacak. İstiyorum ki, hem bizlerin sorunlarını duyuralım hem dış dünya için bilinç uyandıralım. Bu konu hakkında fikir , düşünce ve önerilerinizi veya kendi yaşadığınız sorunları benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Umarım, her kekeme bireyin hayatına dokunan bir öykü kitabı oluşturup bunu çocuklara ulaştırabiliriz.
Özel iletişim için  mail@kekebek.com adresini tercih edebilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

  Mutlaka Okunmalı!
Yazar: PetraS - 16/03/2018, 17:24 - Forum: Çocuğum kekeliyor! - Yorum Yok

Hepinize tavsiye edebileceğim bir yazı buyurun https://cocukludunya.com/uzman-yazilari/...melik.html

Bu konuyu yazdır

  Dil ve konuşma terapistleri ile hangouts
Yazar: Misafir34 - 14/03/2018, 18:35 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorum Yok

Dil ve konuşma alanında ün yapmış dil ve konuşma terapistleri ile kekemelik hakkında tedavi yöntemleri gibi hangouts yapılsa güzel olur

Bu konuyu yazdır

  Kekeme rapçi ayhan öztürk
Yazar: Misafir34 - 11/03/2018, 22:17 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorumlar (1)

Bu rapçi yeteneksiz Türkiye yarışmasına katıldı 
Konuşurken kekeme olan bu arkadaşımız rap söylerken adeta akıcı söylüyor ki kekemelik sorununda hızlı konuşmak var bu arkadaş hızlı konuşarak nasıl başarıyor

Bu konuyu yazdır

  Performans Sporu ve Kekemelik
Yazar: PetraS - 10/03/2018, 19:11 - Forum: Kekemelikle İlgili Faydalı Bilgiler - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,
birkaç gün önce gruptan bir arkadaş bana özelden şu soruyu sordu

Alıntı:Şimdi ben İngilizce kursuna gidiyorum çok çok panikleme oluyor ben de aslında cümlemi beyinde kuruyorum ve heyecandan herşey aklımdan çıkıveriyor. Bu paniklemeye karşı ne önerirsiniz?
Ben bu soruyu uzun süre düşündüm ama arkadaşa yardımcı olamayacağımı anladım.

Neden bende ne eskiden ne de şimdi panikleme olmuyor diye düşünüyorum hep...
Sonra şöyle bir şey aklıma geldi.

Ben küçük ve genç kızken performans sporcusuydum. Sadece takım sporu değil, bireysel spor olarak artistik jimnastik yapardım. Tabii bugünkü artistik jimnastikçiler gibi değil, diyelim 3. veya 4. sınıf bölgesel kadro jimnastikçisiydik.
(Hemen hemen şu videodaki gibi https://www.youtube.com/watch?v=4eJci7l0VKQ)

Ama bu sporun bana çok şey kattığını düşünüyorum.

1. Sürekli kendini sorgulamak ve kendini aşmak

Jimnastikte her yeni öğrenilen hareket bir challenge oluşturuyor. Salto olsun, flik-flak olsun, her harekette kendi sınırlarını zorluyorsun, kendini aşmak zorundasın.

Korku var mı? Kişisel karektere bağlı olarak her çocukta az veya çok vardır. Ama iyi bir antrenör, iyi bir koç çocukları ve neyi becerebildiklerini çok iyi bilir ve ona göre çocuğu teşvik eder. Hareket tam öğrenilinceye kadar tutar, eşlik eder, yönlendirir ve yarışmalara kadar hazır hale getirir.

Denge tahtasından mı düştün? Kalk ayağa, tekrar çık, bir daha yap, bir daha, bir daha, ta ki iyice belleyinceye kadar.
Antrenör haydi koş, atlama masası üzerinden atla der, koşmaya başlamadan önce heyecanın arttığını hisseder ama hakem 'başla' işaretini verdikten sonra mecbur koşar atlarsın.

2. Yenilgiye katlanmak

Yarışma gününde şehrin dört bir yanından takımlar gelir, birbirine karşı yarışırlar.
Ama tek bir kişi birinciliği kazanabilir. Bir tek düşüş 3-4 aylık bir hazırlık sürecini anında anlamsız kılar.
Hep yenmeye, birinci olmaya kilitlenmek çoğu kez hüsranla sonuçlanır. Mutlu ve orta sınıf bir jimnastikçi olmak da güzel, ama bir gün hiç beklemeden birinciliği kazanırsan dünyalar senin olur.
Bütün bunlar, yenmek yenilmek, birinci olarak kutlanmak veya ikinci ya da daha kötü dördüncü olmak altın madalyayı kazananları kıskanmak hayat için birer ders oluşturuyor.

Peki bunların kekemelikle ne alakası var?

Performans sporunda, hele jimnastik gibi bireysel bir sporda öğrenilen bu beceriler bütün yaşamı etkiler.
Masa atlamada kendimi aşmışım da sunum yaparken mi aşamayacağım?
Ya da konuşurken bana laf söyleyene bir flikflak gösterir susturabilirim. Kendisi yapabilir mi? Hayır, yapamaz.

Performans sporunda iyi olmak özgüveni arttırır. Konuşmama değil, hareketliliğime bakarlar, konuşmamla değil, gösterdiğim hareketlerin eksiksiz, hatasız olmasıyla değerlendirilirim. 
Bu da ilgiyi konuşma becerisinden uzaklaştırır.

Bundan çıkaracağımız sonuç nedir?

Özellikle kekeme çocuğu olan anne-babalara seslenirim. Çocuğunuzun mutlaka bireysel yetenekleri vardır. Kimisi hareketli, kimisi iyi bir müzisyen, kimisi resim çizmeyi iyi becerir. Bu tür yetenekleri önemseyin, maddi durumunuz el verirse çocuğunuzu özel kurslara gönderin, çocuğun okul dışında başka beceriler üzerinden değerlendirilmesi kişiliğin gelişmesi açısından çok önemlidir.

Çocuğun takdir edilebileceği her türlü beceri önemlidir ama cesaret gerektiren, kendi sınırlarını her zaman yeniden zorlaması gereken jimnastik, parkour, karate vs. gibi sporların kişiliğin gelişmesinde ayrı bir önemi vardır.

Benzer bir deneyimi olan var mı?
Varsa sizin de hikayenizi merak ederim.
Selamlar
Petra

Bu konuyu yazdır