Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 464
» Son Üye: deneme
» Toplam Konular: 377
» Toplam Yorumlar: 1,314

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 4 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 4 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
AirFlow Tekniği 1
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: PetraS
Dün, 13:15
» Yorumlar: 15
» Okunma: 1,303
Air flow tekniği ile ilgi...
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: Admin
18/05/2018, 20:31
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
hangoutslar ne sıklıkla o...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: PetraS
13/05/2018, 09:28
» Yorumlar: 1
» Okunma: 59
Gönüllü Kekemelik ile Kol...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: omerylmz
12/05/2018, 01:06
» Yorumlar: 4
» Okunma: 428
12 Mayıs 2018 tarihli can...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: PetraS
11/05/2018, 16:30
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Amerika'da Yaşayan Kekeme...
Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri
Son Yorum: PetraS
10/05/2018, 19:58
» Yorumlar: 1
» Okunma: 263
KeKeMe_YouTubeR'dan fecii...
Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs.
Son Yorum: PetraS
30/04/2018, 20:11
» Yorumlar: 3
» Okunma: 284
16 yıllık kekemelik
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: ayhannn
27/04/2018, 13:18
» Yorumlar: 3
» Okunma: 699
Beyin çalışmalarına cevap
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: PetraS
26/04/2018, 18:00
» Yorumlar: 47
» Okunma: 1,431
Alman forumundan cevap
Forum: Air Flow Tekniği
Son Yorum: PetraS
26/04/2018, 17:57
» Yorumlar: 0
» Okunma: 120

 
  Beyin çalışmalarına cevap
Yazar: tunnel79 - 16/04/2018, 21:29 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorumlar (47)

Ne hikmetse nefes düzelince yarım küreler de düzeliyor...

Nefesi atlayan 100 milyar nöron hücresi arasında kaybolur.

Bu konuyu yazdır

  Temel metod
Yazar: tunnel79 - 16/04/2018, 19:03 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorum Yok

TEMEL METOD:
Duyarsızlaştırma yöntemine karşı akıcılığa ikna yöntemi.

1. Tanımlama : Sosyal çevremde kekelesem dahi kendi başıma ve rahat iken akıcı konuşabiliyorum.Fısıltıyla konuşuyorsam hiçbir rahatsızlığım yoktur.Sesli konuşurken duruma bağlı takılsam da Allah a sonsuz şükrediyorum ki ses tellerim var ve ses çıkarabiliyorum.

Hedef: Akıcı konuşabilmek mümkün.Arıza değilim Wink

2.Hazırlık: Düzgün ve sürekli ses çıkarabilmek için sakin ve sürekli nefes verme gerekir.Kekemelerin çoğunda nefes akışı normalden hızlıdır, bu yüzden bazı harfler çıkmaz.
Susma öncesinde kalem ve sesli harf çalışmaları ile dil ve dudak hatalarını düzeltiyorum.
Bedenime yeniden nefes vermesini 1 hafta susarak keep it costal alıştırması ile öğretiyorum. 
Aynı zamanda air flow tekniği ile okuma ve anlatımlar  yapıp her durumda her cümle başında nefesi yarım saniye verip ilk kelimeye yavaşça girip konuşuyorum.

Hedef: Nefes vermem dengeli.Air flow ile çok iyi konuşuyorum.

3. Saldırı  : Yakın çevremden başlayarak kısa cümleler ile air flow tekniği ile konuşuyorum.Herşey iyi gidince dışarda devam ediyorum.Dışarda da iyi gidiyor.Artık daha uzun cümleler kurabilirim.

Hedef: Kaçınılan durumla yüzleşme ve kekelemeden konuşabildiğini görme

4. Zafer ve Arınma : Her türlü şartta nefes verişim düzenli ve air flow ile mükemmel konuştum.Tüm korkularım ve kaygılarım gitti.Artık kekelemekten ve insanlarla konuşmaktan korkmuyorum.Tekniği ancak ihtiyaç hissedersem kullanıyorum.

Hedef: Başardığını gör, korkularını artık geride bırak.Yepyeni ve akıcı bir hayata başla.

Bu konuyu yazdır

  KeKeMe YouTubeR, konferansta
Yazar: KeKeMe_YouTubeR - 16/04/2018, 16:12 - Forum: Videolu Anlatımlar, Terapi Örnekleri vs. - Yorumlar (8)

15 Nisan günü Kekemeler Derneği'nin Tarık Akan Konferans Salonu'nda düzenlediği "Özgürce Kekele" adlı konferansa katıldım. Katılım belgesi de aldım. Umarım izleyerek eğlenirsiniz. İyi seyirler.



Bu konuyu yazdır

  Kekemelik Modifikasyon Yöntemler- Genel Videolu Anlatım
Yazar: Ercan E - 03/04/2018, 13:57 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorumlar (1)

KEKEMELİK MODİFİKASYON TEKNİKLERİ YAYINI
Arkadaşlar youtube kanalımızdaki en fazla izlenilen yayınımız maalesef ki ne kadar istemesek de modifikasyon yayını oldu Smile Bu yayın gerçekten çok faydalı ve direk nokta atışı bilgiler içeren bir yayındı. Sanırım bir canlı yayın esnasında sadece modifikasyonla ilgili bu kadar soruya kapsamlı şekilde cevap verilen başka bir yayın olmamıştır sanırım. Bu yayınla ilgili ayrıntılı analiz ve hangi soruların cevabı kaçıncı dk da diye bir çalışma yaptım. Buyrun. İyi seyirler.

1. Kekemelikte modifikasyon safhasından önce hazırlık aşaması olarak neler yapılmalıdır, nelere dikkat edilmeilidir. https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=11m7s
2. Tanımlama aşamasında karşı tarafa bir kekeme olarak verdiğin resim, https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=19m43s
3. TR de uygulanan bazı modifikasyon yöntemleri giriş, https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=22m35s
4. Melodik yöntem ;https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=23m30s
5. Melodik yöntemin dışarıda çok uygulanabilir olmamasının sebebi; https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=24m30s
6. Ulamalı ve uzatmalı yöntem (Melodik yöntemle arasındali avantajlar)  https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=25m58s
7. Kekemelikte kullanılan nefes teknikleri https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=29m41s
8. Modifikasyonun sınırı nereye kadardır, Özellikle ağır kekemeler için her zaman modifikasyon yapması gerekir mi; https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=47m44s
9. Pullouts yöntemi https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h6m3s
10. Birçok modifikasyon yönteminin aşınmaya maruz kalındığından bahsediliyor ve hatta bazıları da ciddi olarak eleştiriliyor? Bu yöntemler nasıl hem eleştirilip hem de tavsiye edilebiliyor? https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h10m17s
11. TR deki modifikasyon yaptıran yerler ile Avrupadaki modfiaskyon yaptıran yerlerin varsayım farkları; https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h13m19s
12. Bizler grup ve forum olarak modifikasyondan neden çok az bahsediyoruz. https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h14m8s
13. Yabancı dilde kekemelik ne kadar ve ne şekilde oluyor. Bir tecrübe üzerinden; https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h15m35s
14. Kassel terapisi slayt ile anlatım; https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h19m11s
15. Mcguire Terapi yaklaşımı özet; https://youtu.be/oTJvWWb1p40?t=1h46m49s


Ercan E.

Bu konuyu yazdır

  16 yıllık kekemelik
Yazar: cihat1762 - 02/04/2018, 23:40 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (3)

Merhaba. Ben 16 yıllık kekemeyeyim. 5 yaşında korkma sonucu oluştu ve hala devam ediyor. Bir çok tedavi uyguladım ama ümitsizligimden dolayı yarım bıraktım ve suanda da ciddi manada pişmanım. Çünkü beyin gün geçtikte alışıyor ve bu bizler büyük dezavantaj.

Şuan üniversite 2. Sınıf öğrencisiyim. Kendime güvenim tam. Kabiliyetlerime kesinlikle gübeniyorum fakat bunu gün yüzüne çıkaramıyorum.

Bu hastalığı ne yapıp edip yenmem gerekiyor. Yani kesinlikle yenmem gerekiyor. Çünkü yetişkinlik çağına doğru yürüyoruz ve bu da bu kalıtsal yapacak kekemeliği. Bu en büyük korkum

Bir tavsiyeniz varsa lütfen yazın birbirimize yardımcı olalım.

Bu konuyu yazdır

  Costal ve Airflow
Yazar: tunnel79 - 01/04/2018, 14:39 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorumlar (9)



Bu konuyu yazdır

  Bir Aydınlatma
Yazar: tunnel79 - 31/03/2018, 22:40 - Forum: Air Flow Tekniği - Yorumlar (8)

Bir aydınlatma:
Grubumda her yaştan kekeme var

Gitmedikleri terapist, doktor, prof., doçent kalmamış.Sonuç sıfır.

İlk kez benim yöntemimle rahatlama hissedip akıcı konuşmaya başlayan onlarca insan var.
Para kaptırmaktan vazgeçin: Facebook grubuma gelin: Kekemeliğe karşi bilimsel destek.

Sebebi: Hiç bir uzman nefesin yavaş olması gerektiğini ve nasıl yavaşlatacağını bilmiyor.
Bozuk nefes ile yıllarca terapi yapıp ceplerini dolduruyorlar.

Bu konuyu yazdır

  1 Nisan saat 21:00
Yazar: PetraS - 31/03/2018, 20:07 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorumlar (3)

Tekrar herkese açık hangouts yapacağız. Linkler burada ve Facebook gruplarımızda paylaşılacaktır.
Talep çok olursa dönüşümlü olacak. Sizi görmek umuduyla 
Petra

Bu konuyu yazdır

Wink 20 yıllık Vefalı Dostum Kekemelik
Yazar: Hakan Suze - 29/03/2018, 02:56 - Forum: Kekeme Hayatlarımızın CV leri - Yorumlar (3)

Herkese Merhaba.
Öncelikle bu forumun açılmasını sağlayan ve yorumlarıyla foruma katkı sağlayan bütün arkadaşlara teşekkür ederim. Sizleri hem buradan hem de youtube'dan bir aydır gizliden gizliye takip ediyorum Smile 

Benim bu vefalı arkadaşımla tanışıklığım 5 yaşındayken ailemden ayrı kalmanın verdiği üzüntüyle havale geçirmem sonucu olmuş. Ailemden ayrı kalmam ailevi bir olaydan dolayıydı. Yaklaşık bir yıl sonra tekrar ailemle bir araya geldim. İlk zamanlarda düzelir diye pek üstünde durmamışlar. İlkokula başlayınca ailem bu dostumun artık hayatıma engel olabilecek bir duruma geldiğini düşünerek psikologlara götürmeye başladı. Daha sonra farklı yöntemler denendi. Ardından o dönemde yeni yeni ortaya çıkan ve tam 15 günde kekemeliğe son diyen o müthiş tedavi yöntemini duyan ailem, beni oraya götürmeye karar verdi. Tabi ki ben o zaman 10 yaşımda olduğum için durumun ciddiyetinin ve üzerime düşen sorumluluğun pek farkında değildim. Kekemelik için üzülüyordum evet, okuldan döndüğümde çantayı bir kenara kendimi diğer kenara atıyordum evet, geceleri yastığımı gözyaşlarımla ıslanıyordu evet ama bunu nasıl düzelteceğimi ne yapacağımı bilmiyordum. Tüm bunlara rağmen ailem sesli kitap oku gibisinden tavsiyelerde bulunurdu ama çocukluğun getirdiği sorumsuzluk olsa gerek yapmadım. En son ailem benim bu çaresizliğime karşı gidilen psikologlardan veya diğer yerlerden bir sonuç çıkmadığı için 15 günde kekemeliğe son tedavisine çok inanmışlardı ve bu tedavi merkezi benim bulunduğum ilde olmadığı için bir başka ilde bu tedavi için bir ay kaldım. Size bu tedaviden çok ayrıntıya girmeden bahsedeyim çünkü zannediyorum ki bu forumda bulunan arkadaşların hepsi bu tedaviden geçmiştir ve sonuç yine burada toplandık Smile

İlk gün gittik ailemle, psikolog bey önce benimle sonra ailemle konuştu tedavi yöntemlerini anlattı, ben de kısaca bahsedeyim. Bize o zaman söylenen şuydu, "Hakan ın kekemeliğinin düzelmesi için biz ona ilk önce konuşmayı unutturacaz. 15 gün boyunca hiç konuşmayacak. Bu esnada bilgisayardan melodik konuşma metinleri dinleyip gözleriyle okuyacak. Böylece bu konuşma tarzı Hakan ın beynine iyice yerleşecek. 15 günün sonunda hece hece konuşmaya başlayacak. 15 gün de o şekilde konuşacak. Bu 15 günde ise beraber yemeğe gidecez dışarda gezecez bu yöntemi sadece burada uygulamayacak. Ayrıca hipnoz uygulayacaz."

Neyse ertesi gün başladım tedaviye. Sabah 9 da gidiyorum zaten konuşmak yasak beni direkt bilgisayarın başına geçiriyorlar bilgisayardan o ağır ağır konuşmayı dinliyorum öğlene kadar. Öğleden sonra yine aynı şekilde akşama kadar devam. 15 günü böyle bitirdik, sonra konuşma dönemine geldik, psikolog elimize birer metin verdi sırayla bize gösterdiği melodik yöntemle metinleri okumaya başladık. Ben 15 günlük sus dönemimden sonra ilk konuşmaya başladığımda yine kekeledim  Smile Orada anladım ki bu iş susmakla olmuyor veya beyin sen 15 gün konuşmadın diye konuşmayı unutmadı. Sonra bir gün psikolog bizi çember konumda sandalyelere oturttu. Arkadaşlar şimdi sadece beni dinleyin rahat bırakın kendinizi dedi. "Gözlerinizi kapatın, şu an bir şelalenin yanındasın şırıl şırıl akan bir su etraf yemyeşil ve sen oldukça rahatsın. Suyun sesini dinliyorsun ve hafifçe esen rüzgarla daha da rahtlıyorsun..." gibisinden cümleler söyledi ve en son gözünüzü açın dedi. Gözlerimizi açtığımızda bazı arkadaşların ellerinin üzerinde larında iğnesi gördük. Derinin bir tarafından batırıp ucunu diğer taraftan çıkarmış bunu bana be benim yaşlarımdaki çocuklara yapmamıştı yaşça büyük olan kişilere yapmıştı sebebi ise bizim tam kendimizi hipnoza veremeyişimizmiş. Gözler açılınca zaten ellerinin üzerinden iğne geçirilmiş olanlar bi şaşırdı ne oluyor gibisinden. Güya bu da tedavinin bi parçasıymış. Her neyse bir aylık tedavi süreci bitti ben eve döndüm ama aynı konuşma aynı tedirginlik yine var ve değişen hiçbir şey olmadı.

Ben artık büyüyordum ve bu vefalı arkadaş da benimle birlşkte büyüyordu. Küçükken çok sıkıntı yoktu ama büyüdükçe o da büyüyüp kendini daha çok göstermeye başladı. Liseye kadar "bbbbbbbbben" diye kekelerken liseye başladığım yıllarda kelimeye başlarken başlayamayıp kafamı uzun uzun  sallayarak o ilk harfi çıkarmaya çalışıyordum. Yani kekemelikte tasvir ettiğimiz o soğanın en dış kabuğu olan tikler baş göstermişti. Ve artık kekemeliğim tatlı bir harf tekrarından çıkmış resmen canavarlaşmıştı. Konuşurken titriyor terliyor gözlerimi kapatıyor o ilk kelimeyi söylemeye çalışıyordum. Konuşmam bittiğinde ise maraton koşmuş gibi terliyordum. Lise hayatım bu vefalı dostum kekemelik yüzünden sıkıntılı geçmişti. Bir gün okulda bir hocamız arkadaşın söylediği bir cümleyi benim söylediğimi sanmış ve benim yakamdan tuttuğu gibi fotokopi odasına götürerek duvara yaslamış boynumdan sıkmış bana hesap sormaya başlamıştı. Normal zamanda bile konuşmakta güçlük çekerken o an hocaya birşey demek için dakikalarca titremiş fakat bir harf bile söyleyememiştim. Hoca da benim o halimi görünce korkudan titrediğimi elinde kalacağımı düşünerek kapıyı açıp beni dışarı ittirmişti. O olaydan kimseye bahsetmedim. Birkaç gün sonra o hoca benim dersime giren diğer hocalardan benim kekeme olduğumu öğrenmiş ve beni yanına çağırıp özür dilemişti ama özür dilerken de üstüne tüy dikmeyi ihmal etmemişti. " Sen konuşamıyorsun, bu halde nasıl okuyorsun derste sözlülerde ne yapıyorsun. Yarın buradan mezun olsan bile üniversite okuyamazsın üniversiteye gitsen orada okuyamazsın. Bu halimle bir meslek sahibi olamazsın beni dinle ailenle konuş okulu bırak kendini de boşuna yorma" demişti. Tabi ki ben bu olayı da kimseye anlatmadım. Sıkıntılı ve stresli lise yıllarımdan sonra üniversite sınavına hazırlanıp üniversiteye yerleştim ancak ilk aylarda sunumlar başlayınca ben bu sefer kaçacak yer bulamıyordum. Ve sunuma başlarsam kekeleyeceğim korkusuyla ne yapacağımı bilemiyordum. Ve sunum sırası bana geldi tahtaya çıktım yüzümü sınıfa döndüm. Bir yandan yine titreyip gözlerimi kapayıp dakikalarca kekeleyerek tüm dikkatleri üzerime çekmek istemiyordum diğer yandan bir an önce sunumu bitirip kurtulmak istiyordum. Boncuk boncuk terledim fakat bir türlü konuşmaya başlayamadım. Sadece sınıfa bakıp gerildim terledim strese girdim ama ağzımdam tek kelime çıkmadı. Hoca oğlum neyi bekliyorsun diyip duruyor ama ben konuşamıyorum. Ve en sonunda hocam ben yapamayacam cümlesini kekelemeden söyleyip tahtadan ayrıldım. O gün bunu çözmem lazım deyip dersten çıkmıştım. Eve dönerek yine bütün stresimi gerginliğimi kendime kızarak çıkarmıştım. İnternetten tekrardan yöntemler tedavi merkezleri aramaya başladım forum sitelerini takip ettim önerilen yerlere giden kişileri buldum onlarla iletişime geçtim ve en son ankara'da bulunan bir doktorun diğer tedavi merkezlerine göre daha iyi olduğuna kanaat getirip randevu aldım. Fakat ücreti biraz fazlaydı ama seans seans aldığını öğrendim. Yıllarca bu vefalı dostum kekemelik yüzünden aileme maddi manevi mahcup olduğumu düşünerek doktorun parasını kendim çıkarmaya çalıştım. Ankaraya gittim önce bi tanışma seansı varmış. Konuşturdu beni kekelememe seviyeme baktı sonra nasıl bir an seans uygulayacağını söyledi. Daha önce kendisine gelen hastalarından bahsetti. Hatta daha önceki yıllarda görev yapmış bir cumhurbaşkanının hanımında da böyle bir konuşma bozukluğunun olduğunu ve onu tedavi ettiğini söyledi. O doktorun da tedavi yöntemi şuydu, sen ses tellerinin üst kısmından konuşuyorsun bunun için kekeleme riskin artıyor, sesini kalınlaştırabilirsek yani sen ses tellerinin üst kısmından değil de alt kısmından konuşursan sesin kalın çıkar ve böylece takılmalar, o titremeler ortadan kalkar. Ama nunu airflow ile yapacaksın dedi. Airflowu nasıl yapacağımı gösterdi ayrıca evde günlük yapmam gereken egzersizleri de gösterdi. Ve bir de kulağıma kulaklık takıp bir siren sesini son ses açıp benim elimdeki metni okumamı istedi. Ve o an şunu farkettim kendi sesimi duymayınca kekelemiyorum zaten bunu sonradan doktor da söyledi kelemeler kendi seslerini duymazlarsa kekelemezler diye. Lafı çok uzatmayayım, orada da airflow kalın konuşma, ünlü harfleri günlük 5 er defa 12 saniye boyunca kesintisiz nefesle aynı ses tonuyla söyleme, ip atlayarak metin okuma gibi egzersizler verdi ve ben bir haftada 10 seans görüp döndüm 6 ay sonra tekrar gidecektim 10 seans daha görecektim.

Bu sefer hırslıydım egzersizleri aksatmadan yaptım airflow ile kalın konuşma tarzını gümlük yaşantımda da uyguladım hatta çevremdeki arkadaşlarım neden böyle konuşuyorsun diye üstelediklerinde soğuk aldım boğazım ağrıyor gibisinden geçiştirdim. Yaklaşık iki ay geçti fakat benim takılmalarım artmaya başladı bunun üzerine doktorumu aradım durumu anlattım, bana takılmaların artıp artmaması şu aşamada mühim değil, önemli olan benim egzersizlerimi aksatmadan yapıyor olmam gibisinden bir cevap verdi ve bu cevap beni tatmin etmedi. O tedaviyi de öylece bıraktım.

Hırsla başladığım bu defa da hüsranla sonuçlanınca artık hiçbir şey yapmak istemedim, üzerine düşmek istemedim. Kendi kendime bu kadar yıl üzerine düştün çabaladın ama her seferinde hüsranla sonuçlandı hep daha kötüye gitti. Bari hiç çabalama ki sonunda üzülmüş olmayasın demeye başladım.

İki üç yılı bu düşüncelerle geçirdim. Hâlbuki benim hedeflerim vardı. Gelmek istediğim yerler vardı,kendimi ispatlayacağım kişiler vardı, lisede kekemeliğim yüzünden dayak yediğim hocaya kanıtlamam gereken şeyler vardı. 

Lise zamanlarında bir sihirli değnek bekledim, üniversiteye geçtiğimde o sihirli değneğin falan gelmeyeceğini görünce hırsla bu vefalı arkadaşı hayatımdan çıkarmak için yoğun çabalar sarfettim.

Ama şimdi biliyorum ki bu vefalı dostum beni asla terketmeyecek. Bu sefer de madem terketmeyecek bari çok sıkı fıkı olmayalım düşüncesindeyim  Big Grin Yüzde yüz geçmeyecekse de artık titretmesin, terletmesim, bir harf için dakikalarca uğraştırmasın yani günlük işlerime engel olmasın diye düşünüyodum. Yüzde 99 luk kısmı geçse yeter  Big Grin

Bu forum sayesinde çok bilgiler edindim, çok teknikler öğrendim, düşüncem değişti, en önemlisi artık eskisi gibi kendimi yıpratmamayı öğrendim. Teşekkür ederim bu güzel forum için.

Bu defa Vefalı Dostum bana eşlik edemedi, sadece yazı yazarken beni kendinden mahrum bırakıyor zaten   Smile

                       Sevgilerle, Hakan

Bu konuyu yazdır

  Sanal gerçeklik gözlüğü ile kekemelik terapisi
Yazar: Misafir34 - 28/03/2018, 22:50 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorum Yok

https://www.google.com.tr/amp/s/www.ntv....YVoqM209uQ

Teknoloji artık fobileri yenmekte de kullanılacak. Sanal gerçeklik; korku, fobi ve stres bozukluklarının tedavisinde de kullanılacak. Sanal gerçeklikle hayvanlardan, yükseklikten ya da kapalı alandan korkanlar tedavi edilebilecek. Üstelik sadece bir gözlükle.


Sanal gerçeklik artık fobileri yenmekte de kullanılabilecek. 

Ankara'da bir şirketin geliştirdiği, TÜBİTAK tarafından da desteklenen sistem, fobisi olanları korkularıyla karşı karşıya getiriyor. 

Sistemle, fobi tedavisinde uygulanan maruz bırakma -alıştırma yöntemi uygulanıyor.

Yöntem hakkında bilgi veren Psikolog Doç. Dr Sedat Işıklı, “Kedi, köpek, arı gibi uyaranları seans odasına getirmeniz gerekmiyor. Ayrıca sistem sayesinde seans sayısı azalıyor, 2-3 senasa kadar düşüyor” dedi. 

Sistemde kullanılan özel gözlükle kişi korktuğu nesne ya da durumla karşılaşıyor. Kapalı alan korkusu olan kişi asansöre ilerliyor. Yükseklik korkusu olan biri kendisini gökdelenin tepesinde görüyor.

2017'DE PİYASAYA ÇIKMASI BEKLENİYOR

Sadece bu kadar da değil.

Afet ya da terör saldırıları sonrası oluşabilecek travma sonrası stres bozuklukları tedavisinde de sanal gerçeklikten faydalanılabiliyor.

Yeni ürünün 2017 yılında piyasa çıkarılması hedefleniyor.

Bu konuyu yazdır