Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 567
» Son Üye: mevlanahayrani
» Toplam Konular: 483
» Toplam Yorumlar: 1,595

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 10 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 10 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
Yabancı ünlü kekemeler
Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları
Son Yorum: kyaman
Dün, 21:13
» Yorumlar: 0
» Okunma: 110
Doğru terapist ile gerçek...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: Misafir34
16/02/2019, 17:07
» Yorumlar: 0
» Okunma: 46
Kekemeliğe Dair Bazı Değe...
Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar
Son Yorum: PetraS
15/02/2019, 18:00
» Yorumlar: 2
» Okunma: 106
türkiyede dil ve konuşma ...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: kekeme mühendis
14/02/2019, 14:57
» Yorumlar: 3
» Okunma: 288
Duyarsızlaştırma, Bir Kur...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: rebel71
12/02/2019, 19:48
» Yorumlar: 2
» Okunma: 66
Kekemelik Seni Durduramaz
Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları
Son Yorum: kyaman
11/02/2019, 22:28
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
10 Şubat 2019 saat 21:00 ...
Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar
Son Yorum: PetraS
10/02/2019, 20:50
» Yorumlar: 1
» Okunma: 50
Kekemelik ve Ruh Sağlığı
Forum: Kekemelikle İlgili Faydalı Bilgiler
Son Yorum: kyaman
10/02/2019, 20:13
» Yorumlar: 0
» Okunma: 67
Uzman Dil ve Konuşma Tera...
Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler
Son Yorum: kyaman
10/02/2019, 19:32
» Yorumlar: 6
» Okunma: 8,683
Kreatin Eksikliği
Forum: Kekemelikle ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar
Son Yorum: kyaman
09/02/2019, 18:23
» Yorumlar: 0
» Okunma: 127

 
  2016 temmuzdaki kekemelik terapim hakkındaki tecrübelerim
Yazar: kilicarslan45 - 08/11/2016, 20:56 - Forum: Terapi yöntemleri, deneyimler ve öneriler - Yorumlar (3)

arkadaşlar merhaba ben 29 yaşındayım. hayrettin şahin e gittim geçen yaz kekemlik terapisi için. 1 ay a yakın pazar günleri hariç her sabah gittim. şu an kekelemiyorum ama modifikasyon kullanıyorum malesef. terapi görmeden önce de ağır değildi kekemelik düzeyim ama yaşımın verdiği özgüven mi geçeceğine olan inancım mı (ki geçmiyormuş), yöntemlerin ben de işe yaraması mı bilemiyorum ama eskiye göre genelde daha akıcı durumdayım şu an ve modifikasyonları artık bilerek yapmıyorum. (nefes verip ardından konuşma, vurgu, ulama, mimik, hız düşürme,melodiğe benzeyen dalgalı tonlama, beden dili vb) sanırım alışkanlığa dönüştü bu yöntemler ama düşünce kontrolünde sorunlarım var hala acaba şu ortamda konuşabilir miyim bu ortamda lafa girsem mi diyorum. yani duyarsızlaştırmaya ihtiyacım var. elimden geldiğince yabancı insanlarla muhattap olacak girişimlerde buluyorum. telefonda müşteri hizmetleriyle ve ya eve siparişlerle ben konuşuyorum ve zorlanmıyorum ama hala kekeme olduğumu biliyor ve semptomlarını arada hissediyorum. bu yüzden van riper ı araştırmaya başladım zaten bu gruba üye oldum, forumda gezindim ve hangouts ları takip ettim, katıldım. yani sorunum göründüğü gibi geçmiş değil ama elimden geldiğince karşımdaki ne kadar otorite görünse de ortam ne kadar kasıcı olsa da umursamamaya rahat takılmaya çalışıyorum ve bunu çoğunlukla başarıyorum ama tam duyarsız olmadan kekemeliğin rahatsız etmeyecek düzeye geleceğini sanmıyorum. bunun için zamanla elimden geleni yapmaya çalışacağım. bu arada hayrettin şahin in sesinden oluşan hipnozları her gece uyumadan önce dinledim toplamda 6 aydan fazla bir süre ve hatırı sayılır kere duygusal boşalım da yaptım( kekemelikle direk ilgisi olmasa da kaygıyı ve stresi azaltacağını düşünüyorum) ama bu 2 yöntem ne kadar etkili oldu derseniz bilemiyorum. ben işime yarayabileceğini düşündüğüm her şeyi uygulamaya çalıştım. istanbul da 200 den fazla kişiye ben kekemeyim deyip muhabbet etmeye çalıştım ama hep modifikasyon kulladım aylarca( en rahat ortamda bile), konuşma tarzım eskiye dönmesin o şekli unutayım diye şarkı bile söylemedim. tabi benim istediğim bastonsuz da rahatça yürüyebilmek şimdide onu deniyorum ama ister istemez alıştığım için yöntem yapıyorum arada ama en azından kelime çıkmayacak deyip ya da blok oluştu diyip modifikasyonlara başvurmuyorum eğer modifikasyon kullanırsam kendiliğinden oluyor. daha öncesinde de bazı terapiler gördüm kekemelik için hikaye okuma anlatma tekerleme çalışma dil ve dudak egzersizleri.. yöntemlerin hepsi işe yarıyor ama kekemeliği hissedilmeyecek düzeye getirmenin yolu duyarsızlaşmaktan geçiyor. karşındakinin ve ya ortamın ne kadar zorlu olduğunun bir önemi olmamalı çünkü her koşulda duygu durumumuz stabil kalmalı ki stres yapıp kekemelik düzeyimiz artmamalı hatta aklımıza bile gelmemeli kekeleyeceğimiz. ancak bu koşullarda kekeme olmayan bireyler düzeyine yaklaşmış olabiliriz. çekinmeden ben kekemeyim evet kekeliyorum ne var bunda. bu da benim diğer fiziksel özelliklerim kadar doğal. bu derece insanların ne düşündüğünü önemsemediğinizde kekemeliği artık siz kontrol ediyorsunuz demektir

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik Forum Resmi Sosyal Medya Hesaplarimiz
Yazar: trhn - 05/11/2016, 01:47 - Forum: Kekemelik Forumu Hakkında Genel Hususlar - Yorum Yok

Merhaba arkadaslar,

Türkiye`nin ilk kekemelik forumu olarak bu uzun ve zahmetli yolda sosyal medya hesaplarimizi acmis bulunmaktayiz. Hedefimiz ulasabildigimiz kadar kekeme insanlara ulasip en dogru ve güncel bilgileri ulastirmaktir. Biz de sizler gibi kekemeyiz ve bu isten kesinlikle hic bir maddi kazancimiz, beklentimiz yoktur.Fark ettiginiz üzere sitemiz ücretsiz ve reklam almamaktadir. Sizden istedigimiz bizleri forumda ve sosyal medyada takip edip desteklemenizdir.



Arrow <!-- m --><a class="postlink" href="https://www.facebook.com/kekemelikforum">https://www.facebook.com/kekemelikforum</a><!-- m -->

Arrow <!-- m --><a class="postlink" href="https://twitter.com/kekemelikforum">https://twitter.com/kekemelikforum</a><!-- m -->

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik Kaçınmayı Azaltma Terapisindeki Prensipler by sheehan
Yazar: Ercan E - 03/11/2016, 21:49 - Forum: Van Riper Tekniği - Yorumlar (1)

I. FOR STUTTERERS: OPERATING PRINCIPLES
1. Stuttering is a false role disorder. You remain a stutterer as long as you pretend not to be
one.
2. Just as you have stuttered most of your life up to now, you will stutter somewhat the rest
of your life.
3. You have a choice as to how you stutter. You do not have a choice whether you stutter.
4. Your stuttering is something you do, not something that happens to you. It is your
behavior, not a condition. There are mistakes you can correct with a little self-study and
courage.
5. Working on your stuttering can be fun – to conquer situations from which you have
always retreated.
6. Avoidance-reduction therapy is not an endless process. You have learned a set of
attitudes, feelings and habits. You can learn a new set of attitudes, feelings and habits.
7. It is better to stutter openly and honestly than it is to use a trick.
8. Your stuttering won’t hurt you and your fluency won’t help you.
9. In accepting yourself as a stutterer, you choose the route to becoming a more honest,
relaxed speaker.
10. The more you run away from your stuttering, the more you will stutter. The more you are
open and courageous, the more you will develop solid fluency.


1.Kekemelik , yanlış rol rahatsızlığıdır. Kekeme değilmişsin gibi rol yaptığın müddetçe kekeme olarak kalırsın.
2.Şu zamana kadar hayatında çoğu kez kekelediğin gibi, bundan sonra da az da olsa yine kekeleyeceksin.(En mükemmel terapiyi alsan da kekemelem tolere payı koyman lazım)
3.Nasıl kekeleyeceğini seçmek senin elinde. Kekeleyip kekelememeni seçmek bazen elinde olmayabilir.
4.Senin kekemeliğin, senin ortaya çıkardığın bir şeydir. Birşeyin sana yaptığı sonuç değildir. Bu senin davranışındır. Çok sık yapılan hatalardan bir tanesi de; Ben bu sorunu minik çalışmalarımla ve biraz cesaretle atlatabilirim. Düşüncesi…
5.Kekemeliğin üzerine çalışmayı eğlenceli hale getirebilirsin. "Kekemeliğinin ortaya çıktığı durumları keşfederek" başlayabilirsin.
6.Kaçınmayı azaltma terapisi sonu olmayan bir terapidir. (Ölene kadar belki de Smile Şu ana kadar birçok davranış, duygu ve alışılagelmiş şeyler öğrendin. Yeni davranış ve duyguları da öğrenebilirsin.
7.Kekemeliğini gizlemek için trick yapmak yerine açık ve dürüst şekilde kekelemek çok daha iyidir.
8.Kekemelik sana zarar veren bir şey değildir, Akıcılık da seni iyi yapan bir şey değildir. (İnce mesajlar var burada !)
9.Başta kekemeliğini kabul ederek başlaman, daha dürüst ve rahat bir konuşmacı olman için en iyi seçilmiş yoldur.
10.Kekemeliğinden kaçtıkça daha fazla kekelersin. Daha fazla açık ve cesur olursan daha kalıcı bir akıcılık elde etmiş olursun.

By sheean method

Bu konuyu yazdır

  Gençken Kekemelikle İlgili Olarak Bilmeyi İstediklerim by Pamela Mertz
Yazar: Ercan E - 03/11/2016, 02:05 - Forum: Kekemelikle İlgili Düşünceler, Soru ve Cevaplar - Yorumlar (2)

Gençken Kekemelikle İlgili Olarak Bilmeyi İstediklerim;
Çocukluk çağımda kekeleyen ben, hep kendimi toplumdan soyutlanmış olarak hissettim. Etrafımda benim gibi kekeleyen hiç kimseyi bilmiyordum ve hiç kimse de benim kekemeliğimle ilgili bir şeyden bana bahsetmiyordu (Maalesef etrafınız böyle olunca bir kekeme olarak nasıl davranışlar geliştirirsiniz Sad ) Kekelediğimde babam kızabilirdir bana ve bu durum bende kekemeliğimle ilgili olarak korku ve utanma duygusunu oluştururdu. Okula başladığımda, anaokulu öğretmenimin, benim kekeleyen konuşma tarzımla ilgili olarak beni azarladığını hatırlıyorum ve bu durum beni öylesine utandırmıştı ki.
Kekemeliğimden ötürü çok dalga geçildim. Etrafımdaki çocukların benim kekemeliğimi taklit etmelerinden ve bana gülmelerinden ötürü iyice konuşma eylemine karşı isteksizlerim oluşmuştu . Ve bu sebeplerden ötürü utanma ve korkma duyguları bende oluşuyordu. Bu durumu yaşayan etrafımdaki tek kişi olduğum için de kendimi çok yalnız hissediyordum. Bu tuhaf durum her nasılsa sanki benim hatam gibi duruyordu.
Artık sürekli her zaman kekemeliğimle ilgili hep bir endişe ve kaygı içerisindeydim. (Çoğu kekemenin içinde olduğu durum aslında bu !!! ) ve sürekli olarak kekelememenin yollarını bulmaya ve bunu halletmeye çalışıyordum ( ince bir mesaj var burda Smile ) Ve kekelememek için müthiş bir kelime hazinem oluşmuştu. Ayrıca daha güvenli bir söyleme şekli olarak (!) kekeleme ihtimalimin olduğu kelimeleri başka kelimelerle değiştiriyordum. Bu durum ise beni çoğu kez konuşma durumlarından kaçınmama sebep olmuştu. Çoğu kez kekelememeyi garanti eden en kolay yol, hiç konuşmamaktı. Sad )
Yaşım ilerledikçe bazı şeyler değişti. Kekemeliğimle barışmam ve onunla baş etmem bazı şeyleri kolaylaştırdı. Çünkü başka insanların düşüncelerini artık önemsememeyi öğrendim (Duyarsızlaştırmada amaçlanan bu zaten… yaş ilerlemeden başlamak lazım. Yaşla birlikte hayat bunu sana öğretiyor bir şekilde) Ve kekeme olan başka insanlarla tanıştım ve bu durum benim hayatımı müthiş şekilde değiştirdi. Onlarla tanışınca şunu fark ettim ki; Tek başıma değildim ve geçmişte düşündüğüm gibi tuhaf ve saçma düşünceleri artık hissetmeme gerek yoktu. (Öz yardımın önemi Smile )
Keşke daha erken yaşlarda kekemelikle ilgili olarak bilmeyi istediğim şeyler;
1.Kekemelik hiç kimsenin hatası değildir. Kekemelik normal konuşma akışında duraksamaların takılmaların olduğu bir konuşma bozukluğudur. Bugünlerde de genel olarak nörolojik veya genetik sebeplerden oluştuğundan bahsedilmektedir. Benim yakınlarımda veya ailemde hiç kimse kekelemiyordu. Fakat bu kesinlikle benim suçum değildir. Ne ben ne de ailem benim kekelememe sebep olabilecek bir şey yapmadı.
2. Yaş ilerledikçe kekemelikle barışman ve onunla baş etmen daha kolay oluyor. (Bence bunun için yaşlanmaya gerek yoktur) Bu kendi zihnimizdeki büyük bir başarıdır. Aslında yetişkin insanların çoğunun kendine göre problemleri var ve onlar etraflarında birisi kekeliyormuş veya kekelemiyormuş , buna çok dikkat etmiyorlar.
3. Kekemelik, kekeleyen insanlar olarak bizlerin diğer insanlardan daha az zeki olduğu veya bizim duygusal problemlerimiz olduğu anlamına gelmemektedir. Bizler gergin veya utangaç da değiliz. Sadece kekemeyiz. Dışarıdaki herhangi biri kadar akıllıyız ve herhangi birinin yapabileceği bir şeyi yapabiliriz.
4. Kekeleyen ne kadar çok insan varmış. Değişik mesleklerden değişik toplumlardan ne kadar da çok kekeleyen insan varmış. Hatta bazı kekeleyen insanlar çok başarılılar ve doktor, avukat, eğitimci ve daha birçok beyaz yakalı meslekte kariyerlerini devam ettiriyorlar. Küçükken, konuşmamdaki akıcısızlık yüzünden iyi bir mesleğe sahip olamayacağımı düşünürdüm. Bu doğru değilmiş.
5. Kekemelik bizi eşsiz yapar. Düşünsenize, nüfusun sadece yüzde 1 i kekemeymiş. Yani yüzde 99 un sahip olmadığı şeylere sahipsin. Ne kadar da havalı bir şey değil mi?

translated by eeraslan
Orjinal link:https://themighty.com/2016/11/what-i-wis...tuttering/

Bu konuyu yazdır

  Gülistan Boylu'dan Faydalı Bilgiler!
Yazar: PetraS - 02/11/2016, 18:22 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorumlar (1)

Merhaba arkadaşlar,
terapist olan bir arkadaşımızın - sanırım - danışanı çok güzel bir yazı hazırlamıştır. Sizin de faydalanmanız için buyurun!
Neler öğrendim, neler!
Selamlar
Petra

Bu konuyu yazdır

  Almanya Kekemelik Federasyonu'nun Türkçe Broşürleri
Yazar: PetraS - 02/11/2016, 12:40 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar,

bilginiz için size Almanya Kekemelik ve Özyardım Federasyonu'nun Türkçe broşürlerini linkliyorum.
Broşürler biraz eskidir ama hala içerik olarak geçerlidir.

Genel olarak:
Kekemelik Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Gençlere yönelik:
Kekemelik - Neler bilmelisin ve neler yapabilirsin?

Anne-babalara yönelik:
Kekemelik - Çocuğumun yardıma ihtiyacı var mı?

Yetişkinlere yönelik:
Kekemelik - Ne yapabilirim?

Bu broşürleri ilgililere bilgilenmeleri için ücretsiz dağıtıyoruz, belki siz de faydalanabilirsiniz!
İyi okumalar
Petra

Bu konuyu yazdır

  En cok hangi kelimelerde veya harflerde kekeliyorsunuz?
Yazar: trhn - 01/11/2016, 23:32 - Forum: Haydi Kekeleyelim :) - Yorumlar (3)

Merhaba arkadaslar,

En cok hangi kelimelerde veya harflerde kekeliyorsunuz?


Ben n,f,v,t harflerinde takiliyorum. (aklima gelen harfler bunlar)

Bu konuyu yazdır

  Kekemelik hakkında bilmek istedikleriniz - Alman Kekemeler Özyardım Federasyonu
Yazar: trhn - 01/11/2016, 02:08 - Forum: Kamuoyu ve farkındalık çalışmaları - Yorum Yok

[i]Bundesvereinigung Stotterer-Selbsthilfe e.V.
Alman Kekemeler Özyardım Federasyonu

Kekemelik
Kekemelik nedir ?



Kekemelik konuşma akıcılığında sesli veya sessiz
duraksamalardan (‘-----bloklar’), sözcük birimlerinin
(ses veya hecelerin) tekrarlanmasından (örneg˘in:
‘s-s-s-sog˘uk’) veya uzatılmasından (örneg˘in:
‘sssssıcak’) oluşan bir konuşma bozukluğudur.
Kekemelik genellikle aşırı zorlanmalar, göze
batıcı (kafa, kol hareketleri veya bedensel) gerginlikleri
içerir. Kekemeler kekeledikleri anda ne söylemek
istediklerini çok iyi bilirler fakat kelimeleri
sorunsuz çıkaramazlar. Konuşurken konuşma
organları üzerindeki kontrolü kaybederler. Her
kekeleyen değişik kekeler. Kekemeliğin derecesi
kişiye, konuya, konuşulacak kelimeye, duygusal
veya bedensel duruma göre aşırı değişebilir.

Kekemelik kekeleyen kis¸inin yas¸amını nasıl
etkiler ?


Birçok kekeleyen insan kekeleyeceğini tahmin
ettiği kelime veya durumlardan kaçınır. Basit günlük
olaylar örneğin bir biletin alımı onlar için büyük
sorun yaratır. Kekemelikten korku ve kekemelikten
kaçınma isteği kişinin tüm yaşamına hakim olabilir.
Meslek yaşamı, arkadaş ve hobbi seçimi icabında
gerçek ilgi ve ihtiyaçlara göre değil‚ ‘az mı çok mu
konuşmam gerekir’ diye seçilir. Alay veya reddetme,
acıma veya utanma duyguları gibi toplumun kekemeliğe
karşı gösterdiği olumsuz tepkiler, kekeleyen
insanın toplumdan geri çekilmesine neden olabilir.

Kekemelik kaç yas¸ında bas¸lar ve toplumdaki
dag˘ılımı nasıl ?


Kekemelik genellikle çocuk bir süre akıcı
konuştuktan sonra gözle görülen bir neden olmadan
2 ila 5 yaşları arasında gelişir fakat istisnai durumlarda
daha geç başladığı da görülür.
Çocukların %5inde kalıcı bir kekemelik gelişir.
Bu çocukların 4’te 5’i ergenlik çağına kadar yeniden
akıcılaşır. Maalesef hangi çocuklarda geçici bir kekemeliğin
oluşacağı daha önce bilinemez. Yetişkinlerin
%1’nin kekelediği tahmin ediliyor. Bu Almanya
için 800.000’den fazla yetişkinin kekelediği

Not: Çok nadir olarak yetişkinlerde birdenbire başlayan türler de
vardır.
Bunlar genellikle nörolojik bozukluklar veya duygusal travmalar
sonucu çıkabilir.

anlamına gelir. Yetişkinlerin kekemeliği genellikle
kalıcıdır. Kekemelik erkek çocuklarında kız çocuklarına
nazaran ortalama iki kat daha fazla gelişir.
Kız çocuklarında kekemelik genellikle geçicidir.
Kekeleyen erkek çocuklarında bu oran 5:1 kadar
yükselir (5 erkek çocuğuna 1 kız çocuğu düşer).
Kekemelik her kültürde görülür ve 4000 yıllık
yazılarda bile kekeleyen insanlardan bahsedilir.

Kekemelig˘in nedeni pisikolojik midir ?

Hayır psikolojik değildir. Kekeleyen çocuklar
ve onların velileri kişiliklerinde ve birbirleriyle
iletişimde toplumun diğer kişilerinden farklı
değillerdir.
Tipik bir kekeme kişiliği ve kekemelere özgün
aile ortamı tespit edilmemiştir. Kekeleyen kişiler,
kekemeliklerinden dolayı diğer insanlardan daha
sinirli, korkak veya çekingen değillerdir. Kekeleyen
kişiler kekeledikleri için daha az zeki veya yetenekli
değillerdir. Ne yazık ki belirtilen önyargılar toplumda
halen çok yaygındır. Kekemelik sadece bir konuşma
akıcılığı bozukluğudur, ancak ilgili kişinin duygusal
durumu ile kekemeliği birbirlerini büyük ölçüde
etkileyebilir.

Kekemelik kalıtımsal mıdır ?

Kekeleyen insanların ailelerinde kekelemeyenlere
nazaran üç kat daha fazla kekemelik görülür
Kekeleyen kadınların çocuklarında, kekeleyen
erkeklerin çocuklarına göre kekeleme daha sık
görülür. İkiz araştırmalarında aynı genlere sahip
olan tek yumurta ikizlerde (çift yumurta ikizlerine
göre) daha sık ikisinin de kekelediği görülür. Bütün
bunlar kalıtımın kekemeliğin ortaya çıkmasında bir
rol oynadığını gösterir. Kekemelik ilk derecede
kalıtımsal değildir, fakat kekelemeye hassaslık
kalıtımsaldır.
Ortalama %70 – 80 varsayımla bir çocuğun
soyaçekimden dolayı kekemeliğinin ortaya
çıkabileceği ve %20-30’un da diğer nedenler
olduğu tahmin edilmektedir.

Kekeleyen ve kekelemeyen insanlar
arasında fark var mıdır ?


Kekeleyen ve kekelemeyen kişiler genel olarak
kişilik ve zeka açısından birbirlerinden farklı
değillerdir. Bedensel olarak da örneğin ses telleri ve
dil yapıları açısından farklılık göstermezler. Beyinde
konuşmanın motorik yönetiminde kekeleyenlerle
kekelemeyenler arasında az farklılıklar görülmüştür.
Fakat bu da her kekeleyen insanın tam bu konuda
sorunu olacak diye bir koşul yoktur. Bunun yanısıra
kekeleyen çocukların kekelemeyenlere nazaran dil
gelişimlerinde sık sık geri oldukları veya daha başka
dil bozuklukları gösterdikleri tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen farklılıklar kekemeliğin bedensel
olarak genetik olabileceği ya da doğum veya doğum
sonrası bebeklik çağında edilinmiş olabileceğine
ilişkin belirtiler olarak değerlendirilebilir.

Kekemelig˘in nedenleri nelerdir ?

Konunun uzmanı olmayanlar kekeleyen çocuklar
konuşabildiklerinden daha çabuk düşündükleri için
ya da kekeleyen bir insanı taklit ettikleri için, daha
sinirli oldukları için veya daha fazla ilgi çektikleri
için, dillerinin daha yavaş döndüğünden dolayı
konuşmalarının akıcı olmadığını tahmin ederler.
Bu görüşler doğru değildir.
Kekeleyen insanların kekelemeye genetik olarak
yatkın oldukları düşünülür. Kekemelik çocuğun
bedensel, zihinsel, duygusal, dil ve konuşma
açısından çok çabuk geliştiği bir dönemde ortaya
çıkar. Neden ve niçin bazı çocuklarda bu dönemde
kekemeliğin ortaya çıktığı bilinmemektedir.
Kekemeliğin gelişiminde duygusal, bedensel veya
sosyal nedenlerin önemli rol oynadığı tahmin edilmektedir.
Kekemeliğin daha ileri gelişmesinde
konuşmada artan gerginlik, çocuğun kekemelikten
kaçınmasına neden olur. Bu bağlamda konuşmaya
karşı olumsuz duygular ve tavırlar ortaya çıkabilir.
Korku ve kaçınma, konuşmada gerginlik ve sürekli
engellenme sonucunda oluşan kısırdöngü, kekemeliğin
ayakta kalmasına veya daha da artmasına

yol açar. Kekemelik bu süreç içinde otomatikleşir
ve devam ettiği süreye bağlı olarak değiştirilip
düzeltilmesi de zorlaşır.

Neden kekeleyenler ara sıra akıcı
konus¸abilirler ?


Kekeleyenler şarkı söylerken, fısıldarken, koro
halinde konuşurken ya da, seslerini örneğin daha
yüksek veya alçak algılamalarını veya geç işitmelerini
sağlayan cihazlar kullandıklarında daha akıcı
konusabilirler. Diğer durumlarda örneğin telefon
konuşması yaparken veya belirli kişilerle konuşurken
kekemelik çoğalabilir.
Bu değişik durumlar kişinin özel konumuyla ve
tecrübesiyle ilgili olabilir, diğer bahsedilen durum
ise daha çok kekemeliğin beyinde işlenmesiyle ilgili
olduğu tahmin edilmektedir.
Kekemeliğin derecesi genellikle küçük çoçuklarla
konuşurken, evcil hayvanlarla ilgilenirken veya kendi
kendine kounuşurken hafifler. Yani kekemelik
iletişimde baskı yoğunlaştıkça fazlalaşır.
Çocuklarda kekemelik dönem dönem kendini
gösterir. Yoğun bir kekemeliğin baş gösterdiği bir
dönemden sonra çocuğun akıcı konuştuğu bir
dönem gelebilir. Bir bakarsınız kekemelik yok
olmuştur, çocuk çok akıcı konuşur, bir bakarsınız
kekemelik çoğalmıştır. Bunun nedeni her zaman
anlaşılmaz. Bunların yanı sıra kekemelik zorlanmalarda,
yorgunlukta ve heyecanla çoğalır.

Çocug˘um kekeliyor mu ?

Hemen hemen her çocukta akıcı olmayan
konuşma türüne rastlanır. Çok heceli sözcüklerin
veya cümle parçalarının tekrarlanması, konuşmayı
cümle içinde kesmesi veya ara vermesi gibi normal
saydığımız konuşma aksaklıkları görülebilir.
Veliler genellikle haklı olarak kekemeliğin belirtisi
olan bloklarda, duraksamalarda uzatma ve hece
tekrarlamalarında tasalanırlar. Bu aksaklıklar (akıcı
olmayan belirtiler) normal bir konuşma gelişimine
ait değildir. Bu belirtiler gerçek konuşma bozukluğudur.
Normal olarak tanımladığımız konuşma akıcılığı
örneğin çocuğun ‘ben-ben-ben topu istiyorum’
demesidir, fakat ‘b-b-b-ben topu istiyorum’ dediğinde
kekemelik kendini gösterir.
Çocuk gözle görülür şekilde kelimeleri söylemede/
çıkarmada zorlanır, nefesi kesilirse, kelime/sözcük
veya sesleri söylemekten çekinirse hatta konuşmaktan
korkmaya başlarsa o zaman kekemelikten bahsederiz.

Anne-babalar (veliler) kekemelig˘e sebep
olabilirler mi ?


Bu konuda hiç bir kanıt yoktur. Kekemelik üç
etkenin birleşiminden oluşur: kekemeliğe karşı irsi
yatkınlık, kekemeliğe yol açan neden ve onun
devamını sağlayan, gelişmesinde etkili olan durum.
Yani kekemeliğin ortaya çıkmasının sadece bir
nedeni yoktur. Birçok etken kekemeliğin oluşmasını
etkiler. Kalıtımsallığın önemli bir rol oynadığı tahmin
edilir. Kekemeliğin ortaya çıkmasında velilerde
kesinlikle suç aranamaz. Ama onlar anne-baba olarak
kekeleyen çocuklarına yardımcı olabilirler.
Çocug˘um kekelemeye bas¸ladıg˘ında ne
yapabilirim ?

Çocuğunuzun kekelediğini fark ettiğiniz ve
tasalanmaya başladığınız anda mutlaka bir uzmana
danışmalısınız. Kekemelik dalında tecrübesi olan
bir uzmana başvurarak kekemelik tehşisi yaptırın ve
uzmanın görüşünü alın. Çocuğunuzu muayene
edilmesi için mutlaka yanınızda götürün. Bunun
yanı sıra sizinle kekemeliğin belirtileri ve çocuğun
tepkisi hakkında görüşülmesi gerekmektedir.
Bundesvereinigung
Stotterer-Selbsthilfe e.V. (Kekemeler
Özyardım Dernekleri Federasyonu) da
danışmanlık yapmaktadır. Oradan bulunduğunuz
yere yakın uzmanların adreslerini de temin edebilirsiniz.
Eğer çocuğunuz kekeliyorsa aşırı telaşa
kapılmamaya çalışın, fakat uzun zaman kekemelik

geçer diye umutlanıp beklemeniz de tavsiye edilmez.
Çocuğunuz konuşurken kendini zorluyorsa
veya konuşmasından dolayı hayal kırıklığına
uğruyorsa mutlaka kekemeliğin tehşisi yapılmalıdır.
Tabii ki tasalanıyorsanız ve ne yapacağınızı, nasıl
davranacağınızı bilmiyorsanız da bir uzmana
danışmanız yararlı olur. Kekemelik tedavisinde
çocuğunuzun yaşı önemli değildir. Kekemeliğin
muayenesi tedavinin gerekli olup olmadığı konusunda
karar verilmesine yardımcı olur.
Siz de çocuğunuza yardımcı olabilirsiniz. Kekemelik
kötü bir alışkanlık olmadığı gibi çocuğun
kontrolü dışındadır. Çocuğunuzun takılmalarını
düzeltmeyin. Onun size ‘nasıl’ değil de ‘ne’ demek
istediğini anlamaya çalışın. Onu zorlamayın, sözcük
ve tümcelerini tamamlamayın. Kendiniz sakin olup
yavaş konuşmaya çalışın. Çocuğunuza anlayış
gösterin ve üzüldüğünde onu teselli edin. Kekemelik
hakkında bilgi edinin ve çevrenizdeki insanlara,
çocuğunuza karşı nasıl davranmaları gerektiğini
anlatın.
10

Çocug˘umla kekemelik hakkında konus¸abilir
miyim ?


Eskiden çocuklarla kekemelik hakkında konuşulması
tavsiye edilmezdi. Bunun nedeni de çocuğun
kekemeliğini farketme korkusu ve dolayısıyla kekemeliğin
artmasından şüphelenilirdi. Ancak çok küçük
çocuklar bile konuşurken akıcı olmadıklarını fark
ederler. Çocuk kekemeliğinden dolayı utanabilir,
kendisini çaresiz hissedebilir. Kekemeliğin tabulaştırılmasına
bir neden yoktur. Kekemelik konusu
üzerinde konuşulması yasak olan bir sır gibi ele alınırsa
çocuk kekemeliğinden dolayı utanması gerektiğini
düşünür. Bu da kekemeliği yoğunlaştırabilir.
Çocuğunuzla kekemelik hakkında konuşun,
üzüldüğünü fark ederseniz onu teselli edin. ‘Evet
konuşman şu an seni biraz zorluyor’ ya da ‘dilin senin
istediğini yapmadı değil mi?’ diye onun sıkıntısını
paylaşın. Eğer çocuğunuz çok küçükse ve ‘kekemelik’
sözcüğünü henüz anlayamazsa o zaman kekemeliği
tarif ederek konuşmasının ara sıra takıldığını, ‘tökezlediğini’
ve bazen de ‘duraksadığını’ anlatabilirsiniz.
11

Çocug˘umun tedaviye ihtiyacı var mı ?

Kekelediği tespit edilen her çocuğun tedaviye
ihtiyacı olmayabilir. Genellikle velileri bir danışmanlıkla
yönlendirmek yeterli olabilir. Eğer veliler çok
tasalanıyorlarsa ve kendilerini suçluyorlarsa
danışmanlık kendilerini rahatlatabilir. Danışmanlıkta
kekemelik hakkında bilgi edinirler. Çocuklarına
karşı nasıl davranılacağını öğrenirler ve onun akıcı
konuşmasını nasıl destekleyebilecekleri hakkında
bilgilendirilirler. Ve nihayet çocuğun kekelemesinde
tedavi gerektirecek değişiklikleri izlemeyi öğrenirler.
Bunun yanı sıra kekemeliğin değişik durumlarını
gözlemleyebilirler ki çocuğun tedaviye gereksinim
olup olmadığı hakkında karar verebilsinler.
Tedavinin gerekli olduğu durumlar şunlardır:
Eğer çocuk konuşurken çok zorlanırsa, kekemeliğini
engellemek için kendini zorluyorsa (kelimenin
çıkması için örneğin kollarını ve kafasını hareket
ettiriyorsa), kekemelikten kaçınıyorsa, bazı kelimelerde
kekeleyeceğini fark edip o kelimeleri başka
kelimelerle değiştiriyorsa ve her türlü konuşma
12

ortamından kaçınıyorsa, çocuk mutlaka tedavi
görmelidir. Bunlar, yeni başlayan kekemeliğe karşı
gösterilen tepkiler olup kekemeliğin ilerlediğini
göstermektedir. Tedavi sırasında bu ilerleme durdurulmaya,
hatta geri çevrilmeye çalışılmaktadır.
Çocuklara yönelik ne gibi tedavi yöntemleri
vardır ?

Kekemelik tedavisi 2-3 yaşları arasında da
başarılı olabilir. Hiç bir uzman kekemeliğin nasıl
gelişeceğini önceden söyleyemez. Bu nedenle güvenilir
tedaviler kekemeliğin tamamen ortadan
kalkabileceğini garanti edemez. Fakat erken tedavi
edilen çocuklar konuşurken daha az güç sarf etmeyi
öğrenirler hatta kekemelikten tamamen kurtulabilirler.
Eğer kekemelik kalıcıysa tedavinin amacı,
çocuğa kekelemeyle nasıl baş edebileceğini öğretmek
ve böylece gelişiminde olumsuz etkileri önlemektir.
Kekemelik tedavisinin mutlaka veli danışmanlığını
da kapsaması gerekmektedir. Bu danışmanlıklarda
veliler bilgilendirilip çocuğun kekemeliğine nasıl
yaklaşmaları gerektiğini öğrenirler. Çocuklarda
uygulanan tedaviler her zaman oyun oynayarak ve
yaşa uygun bir biçimde yapılır.
Tedavide ya kekemelik dolaylı yollardan işlenir;
örneğin kekemeliği olumlu etkileyebilecek alanlardan
başlanır, ağız dil hareketleri, kelime hazinesini
genişletici veya söz dizimi hatalarını düzeltici
çalışmalar, gerekirse aile içi iletişim alışkanlıkları
çocuğun akıcı konuşmasını kolaylaştırıcı bir biçimde
13

değiştirilebilir. Ya da tedavide doğrudan konuşma
ve kekemelikle ilgili çalışmalar yapılır. Bu alanda
değişik yöntemler uygulanır: Çocuklar yorucu
kekemeliğin yerine daha hafif konuşup kendilerine
güvenerek iletişim kurmayı öğrenirler. Ya da
konuşmalarını kontrol etmeyi yani kekemeliği
azaltmayı öğrenebilirler. Diğer tedavi yöntemleri
davranış tedavisinde kullanılan ve kekeleyen
çocukların akıcı konuşma süreçlerini güçlendiren
yöntemlerdir.
Birçok durumda dolaylı yöntemlerle doğrudan
yöntemler birlikte uygulanır. Kekemelik konusunda
uzman kişiye danışarak tedavi yöntemleri hakkında
bilgi edinin ve uzmanla birlikte, çocuğunuzun
yaşını da gözeterek hangi yöntemin uygun olacağına
karar verin. Tüm yöntemler için geçerli olan, çocuk
ne kadar küçük olursa, anne-baba da o kadar tedavinin
bir kısmının uygulanmasına yönlendirilirler.

Hangi tedavi olanakları yetis¸kin kekemelere
yöneliktir ?


Genç ve yetişkin kekemelere yönelik birçok
tedavi yöntemleri bulunmaktadır: ya ayakta tedavi
(ambulant) ya da tedavi merkezinde yatılı olarak,
gurup tedavisi, teke tek, haftalık veya günlük ya da
bir haftalık veya haftasonu düzenlenen yoğun tedaviler
olabilir.
Tedavilerde iki ana yön bulunmaktadır: ‘fluency
shaping’ adı altında daha çok konuşmayı
akıcılaştırmayı amaç edinen, kekemeliği değiştiren
14

bir yöntemdir. Konuşma ilk önce tanınamayacak
şekilde değiştirilir. Sese giriş yumuşatılır, sesli harfler
(vokaller) uzatılır. Konuşma hareketleri çok düşük
bir kas gerilimle yapılır, nefes alıp verme kontrol
edilir. Gittikçe bu konuşma türü doğal bir konuşma
uslubuna uyarlanır. Konuşma tekniği zamanla
otomatikleşse bile konuşmanın sürekli kontrol
altında kalması şarttır.
Kekeme tedavilerinde kullanılan ikinci yöntem
ise kekemeliğin ortaya çıkmasında daha iyi tepki
gösterilmesini amaçlayan ‘kekemelikten kaçınmama’
yöntemidir. Kekemelikten kaçınmak veya yorucu
konuşmak yerine kekemeliğin ortaya çıktığı veya
çıkabileceği kelimelerde konuşma teknikleri
kullanılır. Bu durumda ya kekemelik engellenir, ya
da kontrol edilir ve hafifletilir. Bunun önkoşulu ilk
önce korkuları ve kekemeliğe karşı olumsuz
düşünceleri kaldırmaktır. Sadece bu uygulamayla
bile birçok kişide kekemelik azalmaktadır.
Her iki yöntem de kekemeliği tamamen ortadan
kaldıramaz. Her tedavi yöntemi tüm kekeleyenlere
yardımcı olacak diye bir kaide de yoktur, deneyimlerimize
göre yöntemlerin uygunluğu kişiye göre
değişebilir.
Hipnoz, akupunktur, rahatlama çalışmaları,
teknik yardımcı cihazlar ve pisikoterapi gibi yöntemler
de kimi zaman sunulan tedavi olanaklarından
bazılarıdır. Ancak bu yöntemlerde sadece kısa vadeli
başarıların elde edildiği bilimsel araştırmalar sonucu
tespit edilmiştir. Eğer kekemelik ilgili kişiyi panik
ve kendini dışlayıcı (kişiyi aşırı yerici) davranışlara
sürüklerse psikolojik danışmanlığın yapılan konuşma
tedavisine destekleyici etkisi olabilir.
15

16

Hangi kekemelik tedavileri ciddi ve
güvenilirdir ?


Kekemelere yönelik ciddi ve güvenilir tedavi
olanakları, ciddi olamayan tedavi imkanlarından şu
konularda farklılıklar içerir:
 tamamen iyileşmeyi garanti etmez/ sağlatıma söz
vermez
 tedavi süresinin yeteri kadar uzun olması
 tedavi içeriğinin sadece tedavi odasında değil,
günlük yaşamda da denenmesini öngörür
 alıştırmaların günlük yaşama da aktarılmasına
önem verir
 tedavi bittikten sonra uzun vadeli programı sunar
 tedavi sonrası kötüleşme / gerileme görülürse ek
tedavi seansları sunar.
Tarafsız danışmalık için Kekemeler Özyardım
Dernekleri Federasyonu’na başvuarabilirsiniz.

Ilaçlar kekemelig˘i iyiles¸tirir mi ?

Kekemeliği tedavi edebilecek bir ilaç daha
bulunamamıştır. Bazı ilaçlar alındıkları sürece
kekemeliği azaltabilirler. Kasları gevşetici ilaçların
yararı olduğu görülürse de, korkuya karşı alınan
ilaçların yararı yoktur. İlaçlar bırakıldığında kekemelik
genellikle aynı derecede geri gelir. Özellikle
uzun vadeli alınan ilaçların yarardan çok zarar
vereceği hesaba katılmalıdır.

Kekeme tedavileri ne kadar bas¸arılıdır ?


Çocukluk döneminde başlayan kekemelik çoğunlukla
kendi kendine en geç ergenlik döneminde
geçer. Fakat şimdiye kadar hangi çocuklarda ve hangi
yöntemlerle kekemeliğin geçeceği bilinmemektedir.
Uzmanların ortak olduğu düşünce tedaviye ne kadar
erken başlanırsa o kadar yararlı olacağıdır.
Kekeleyen yetişkinler iyi bir iletişim kurabilecek
derecede konuşmalarını akıcılaştırabilirler yani
konuşmalarını kontrol altına alabilirler. Ancak bu
birçoğu için yaşam boyu sürekli çalışma gerektiren
bir süreçtir.
Her tedavi yönteminde de gerileme, hatta tedavi
öncesi duruma gelme görülebilir. Hiç bir tedavi
yönteminin kesin üstünlüğü yoktur.

Kekemelik okulda sorun yaratırsa ne
yapılması gereklidir ?


Okul, kekeleyen çocuk ve gençler için çok zor
bir dönemdir. Alay etmeler, dışlayıcı davranışlar
maalesef öğrenciler arasında tipik problemlerdir.
Kekeleyen öğrenciler konuşma özürlerinin sözlü
notlamalarda yeteri kadar göz önüne alınmaması
halinde mağdur duruma düşerler. Öğretmenler genellikle
kekemeliğin hukuksal bir özür olarak kabul
edildiğini bilmemektedirler. Almanya’da birçok
eyalette özürlü öğrencilerin diğer öğrencilere nazaran
mağdur kalmamalarını sağlayan yasalar vardır.
Kekemelik durumunda da bu haklar talep edilmeli.
17

Örneğin kekeleyen öğrenciye sözlü imtihanlarda
daha fazla vakit sunulabilir veya alternatif sınav
hakları tanınabilir.
Kekemeler Özyardım Dernekleri Federasyonu
öğretmen, öğrenci ve anne-babaları bu konuda
aydınlatır ve Federal Eyaletlerin hangi yasalarından
yararlanabilecekleri hakkında bilgi verir.

Kim yardım edebilir ?

Almanya'da özellikle Dil ve Konuşma Bozuklukları
Uzmanları (Logopädin / Logopäde) ya da Özel
Dil Bozuklukları Öğretmenleri kekeme tedavisini
sunabilirler.
Fakat bunların çok azı kekemelik tedavisi konusunda
uzmanlaşmıştır. Uzmanların branşları hakkında
bilgi edinmek icin sağlık sigortanıza veya Almanya
çapında yetkin uzmanların listesine sahip Kekemeler
Özyardım Dernekleri Federasyonu’na başvurabilirsiniz.
Kekemeler Özyardım Derneği’nin grupları birçok
kekeleyen insanlara, velilere seminer aracılığıyla da
18

yardımcı olmuştur. Bu gruplarda başka kekemelerden
tedaviler hakkında bilgi almak, onlarla bilgi alışverişinde
bulunmak, benzer tecrübeleri paylaşmak,
onlarla dertleşmek, yardım almak ve birbirine
anlayışla destek olmak mutlaka yararlıdır.
Kendinizi
kendi sorunuzun uzmanı
konumuna getirin!
Kekemeler Özyardım Dernekleri Federasyonu’
nun ‘Demosthenes’ adlı bir yayınevi vardır. Bu
Yayınevi sadece kekemelikle ilgili kitaplar yayınlar.
Yayınlanmış rehber ve kitaplar kekemelik hakkında
anlaşılır bir dilde tüm önemli bilgiler verir.

Dinleyiciler kekemeyle konus¸urken nasıl
davranmalıdırlar ?


Gayet normal davranın ve iletişim için karşınızdaki
kişinin yüzüne bakın. Kekeleyen insanların
sözünü kesmeyin ve kelimelerini tamamlamayın.
Bu onları aşağılayabilir. ‘Sakin ol’ veya ‘derin nefes al’
gibi teselli edici öneriler yapmayın. Bunlarla yardımcı
olamazsınız. Mutlaka rahat bir şekilde karşınızdaki
insanın konuşmasını bitirmesini beklemek
durumu sakinleştirir. Biraz sabırlı olmanız yeterlidir.
19

Kekemeler is¸ bas¸vurusu görüs¸melerinde
nasıl davranmalıdırlar ?


Kekemelik karşıdaki insanı şaşırtıyorsa veya
kekemeliği konu etmeye cesareti yoksa en iyisi kekemelik
hakkında açık açık konuşmaktır. Bu gergin
durumu rahatlatır. Hem işinizin hem de kekemeliğinizin
üstesinden geleceğinizi, kekelemeliğinize
rağmen iyi bir iletişimci olduğunuzu belirtin.

Kekeleyen ünlü kis¸iler var mıdır ?

Rowan Atkinson (Mr. Bean) (Oyuncu / Artist),
Andreas Brucker (Oyuncu / Artist),
Winston Churchill (˙Ingiltere Eski Ba˛sbakanı),
Charles Darwin (Bilim adamı),
Gottfried John (Oyuncu / Artist),
Ben Johnson (Sporcu),
John Larkın / Scatman John (S˛arkıcı),
Marilyn Monroe (Oyuncu / Artist),
Bruce Willis (Oyuncu / Artist),
Matt Morgan (Wrestler),
Gareth Gates (S˛arkıcı).
20

Kekeleyen insanlarla nasıl temasa
geçebilirim ?


İnternet diğer kekemelerle iletişimi chat rooms
(özel kouşma odaları), karatahta ve mailing listeler
aracılığıyla çok kolay sağlar. Adresleri Kekemeler
Özyardım Dernekleri Federasyonu’ndan temin
edebilirsiniz (<!-- m --><a class="postlink" href="http://www.bvss.de">http://www.bvss.de</a><!-- m -->).
Bilgi alış verişini oturduğunuz belediyede bulunan
kekemeler özyardım grubunda sağlayabilirsiniz.
Adresleri yine internet üzerinden Kekemeler Özyardım
Dernekleri Federasyonu aracılığıyla temin edebilirsiniz
(<!-- m --><a class="postlink" href="http://www.stotterer-selbsthilfegruppen.de">http://www.stotterer-selbsthilfegruppen.de</a><!-- m -->). Bu sayfada
ayrıca kekemelik hakkında günübirlik seminerler
ve toplantılar hakkında da bilgi edinebilirsiniz.
Her sene Kekemeler Özyardım Dernekleri
Federasyonu
ortalama 200 kişinin katıldığı Almanya
Kekeme Kongresi düzenlemektedir. Her üç
senede bir de Uluslararası Kekeme Birliği Dünya
Kekeme Kongresi yapılır.
Türkiye Kekemelik Birliği (Turkish Stuttering
Association) 2009 yılında kurulmuştur <!-- m --><a class="postlink" href="http://www">http://www</a><!-- m -->.
kekemelik.web.tr sayfası üzerinden bulabilirsiniz.
21

John Larkin alias
Scatman John
Kaynak Kitaplar

Demosthenes Yayınevinin yayınladığı kitaplardan
bir seçim:
Demosthenes Institut (Hrsg.)
Benni: U-und ? Wwwo ist das P-problem ?
Benni 2: B-b-besser geht’s nicht !
Benni 3: … auf K-k-klassenfahrt !
Benni 4: … und die Jjjjets!
Comics für Kinder und Jugendliche von 9 bis14 Jahren
Ruth Heap (Hrsg.)
Wenn mein Kind stottert
Ein Ratgeber für Eltern, 4. Aufl. 2005
Angelika Schindler
Stottern und Schule
Ein Ratgeber für Lehrer, 2. Aufl. 2001
Demosthenes Institut (Hrsg.)
Wenn das Sprechen klemmt
Ein Ratgeber für Jugendliche, 1996
Ruth E. Heap (Hrsg.)
Meine Worte hüpfen wie ein Vogel.
Ein Bilderbuch für Erwachsene, 2005
Horst M. Oertle
Therapie des Stotterns
Ein Ratgeber, 1998
Demosthenes Institut (Hrsg.)
Stottern und Selbsthilfe
Ein Ratgeber für Stotternde, 1996
22

Erhard Hennen (Hrsg.)
Entmachtung des Stotterns
22 Erfahrungsberichte von Betroffenen, 1989
Wolfgang Wendlandt
Stottern ins Rollen bringen
Die Kiesel des Demosthenes, 1994
Bundesarbeitsgemeinschaft Hilfe für Behinderte (BAGH):
Kommunikation zwischen Partnern – Stottern. 2002
DVD Filimler

Andreas Starke
Stottern vereinfachen
Modifikationstechniken nach Charles Van Riper
73 Min., 56 S. Begleitbuch, 1996
Berthold Wauligmann
Stotternde entdecken Sprechfreude
Von Hausdörfers Tönen und Hören zu
Richters Naturmethode
87 Min., 80 S. Begleitbuch, 1996
Holger Prüß
Stottern kontrollieren lernen
Stotter- und Sprechkontrollierungstechniken,
55 Min., 40 S. Begleitbuch, 2000
Peter Schneider, Patricia Sandrieser
Direkte Therapie bei stotternden Kindern
Symptomorientierte Verfahren für Kinder zwischen 2 und
12 Jahren, 60 Min, 56 S. Begleitbuch, 2002
23




Bro˛sürün Baskısı Federal Alman Emekliler Sandıg˘ı
tarafından desteklenmi˛stir.
(Der Druck dieser Broschüre wurde gefördert durch
die Deutsche Rentenversicherung Bund.)
© Bundesvereinigung Stotterer-Selbsthilfe e.V., 2009, Gestaltung: , Jena
Bu bros˛ür Dr. Ulrich Natke tarafından derlenmis˛,
Figen Schultz-Ünsal ve Petra Wurzel-S˛as˛maz tarafından tercüme
edilmis˛tir.
Bundesvereinigung Stotterer-Selbsthilfe e.V.
(Kekemeler Özyardım Dernekleri Federasyonu)
Zülpicher Straße 58 • 50674 Köln
Telefon 0221-139 11 06
Telefax 0221-139 13 70
<!-- e --><a href="mailto:info@bvss.de">info@bvss.de</a><!-- e --> • <!-- m --><a class="postlink" href="http://www.bvss.de">http://www.bvss.de</a><!-- m -->
Bag˘ıs˛ Hesap Numarası (Spendenkonto): 710 34 00
Bank für Sozialwirtschaft, Köln
BLZ 370 205 00
Bund

Bu konuyu yazdır

  ” Kekeme Bir Öğrencim Var ” Öğretmen El Kitabı
Yazar: trhn - 01/11/2016, 00:44 - Forum: Çocuğum kekeliyor! - Yorum Yok

Kekemelik Nedir?

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur.
Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla
ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum “kekemelik”
olarak adlandırılır. Artık, kişinin ne konuştuğundan çok nasıl
konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişide dinleyenler gibi
durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik
eder. Bazı durumlarda yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile
birlikte görülebilir.

Kekemeliğe neler yol açar?

Kekemeliğin nedenleri konusunda ileri sürülen görüşler oldukça
değişik ve çoktur. Ancak kekemeliğin tek bir nedene bağlı olmadığı
görüşü hakimdir. Kimi uzmanlar kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak
ele alırken, kimi öğrenilmiş bir davranış, bir başkası da çevresel
nedenlerin kekemelikte önemli bir rol oynadığı görüşünü
savunmaktadır. Biz kekemeliğin nedenlerinden çok kekeme
öğrencinize yönelik yapabilecekleriniz konusunda önerilerde
bulunuyoruz.

Kekemelik genellikle hangi yaşlarda ortaya çıkar?


Kekemelik genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya
çıkar (2-6 yaş).

Kekemelik cinsiyete göre farklılık gösterir mi?

Kekemelik erkek çocuklarda, kız çocuklarda görüldüğünden daha
yaygın olarak görülür, şiddeti ve sürekliliği de kız çocuklara göre
fazladır.

Herkes zaman zaman kekeler mi?

Pek çok çocuk dil ve konuşma gelişimi süresince “normal” olarak
değerlendirilebilecek bir kekemelik yaşar. Okul öncesi pek çok
çocuğun kekemeliğin sınırlarından kekeme olmadan döndükleri
görülmüştür.2-6 yaş arasında çocuğun düşünme hızı sözcükleri
çıkarabilme hızından fazladır. Bu nedenle çocukta geçici bir kekemelik
görülebilir. Çocuk konuşurken duraklar, ses, hece ve kelime tekrarları
yapar, fakat kendisi bunun farkında değildir. Küçük çocukların dili
öğrenme süreçlerinde bu türden konuşma sorunları yaşamaları
doğaldır. Bu durum hemen kekemelik olarak etiketlenmemelidir.
Çocuğun çevresindekiler konuşmasını düzeltmesi için baskıda
bulunmazsa, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmezse bu durum
kendiliğinden düzelir.

Çocuğun kekemeliği sınıfta tartışılmalı mı?

Evet... ancak öğrencinin ve ailesinin iznini almadan sınıfta
kekemeliğinden söz edilmesi doğru değildir.
Sınıfta “bireysel farklılıklara hoşgörüyle yaklaşma” konusunda
bir etkinlik düzenleyebilir, böylece öğrencilerin her birinin kendine
özgü güçlü ve güçsüz yanları olduğunu ve hiç kimsenin kusursuz
olmadığını fark etmelerini sağlayabilirsiniz. Bu tür etkinlikler
öğrencilerin özsaygısı üzerinde olumlu etkiler yaratmasının yanı sıra
akranlarının kabul düzeyini de arttıracaktır. Öğrencilerin kendilerini
daha özgür ifade etmesini sağlayacak, düş kırıklığı ve aşağılanma
duygularını yaşamalarını engelleyecektir.

Arkadaşları alay ettiğine neler yapmalıyız?

Tüm bu etkinliklerden sonra hala alay eden öğrencileriniz varsa bu
öğrencilerle bireysel olarak konuşabilirsiniz. Bu konuda rehber
öğretmeninizden de destek alabilirsiniz.

Diğer öğrencilerden farklı davranmalı mıyız?

Kekeme öğrencinizin sınıf arkadaşlarıyla aynı sorumlulukları
taşıması önemlidir. Diğer öğrencilerden beklediklerinizi bu çocuktan
da istemelisiniz.
Ancak sınıf sunuları ve sözlü açıklamalar kekeme öğrencilerin en
fazla korktukları etkinliklerdir. Bu yaşantılar onun için hayli güçtür;
olumsuz bir deneyim, utanmasına, özgüveninin sarsılmasına ve
sorumluluktan kaçmasına neden olabilir.
Unutmayın, öğrencinin konuşma sorumluluklarından kaçmasına
izin vermeniz yetersizlik duygularını pekiştirecektir.
Öğrenci sınıf önünde sunu yapma kaygısı taşıyorsa ve hatta
bundan korkuyorsa, onu kabul ettiğinizi gösteren bir konuşma yapın ve
onu cesaretlendirin. Öncelikle sunuyu evde, anne babasının daha sonra
yakın arkadaşlarının yapması yönünde destekleyin, hazır olduğunu
hissettiğinizde sınıf önünde kısa bir sunu yapmasına ortam yaratın.
Grup çalışması, koro gibi sınıf etkinliklerine katılmasını sağlayın, bu
tür etkinliklerle kendini ifade etmesine fırsat verin.
Gerçekten katılmak istemediğini anlarsanız ısrar etmeyin. Bu
durumla başa çıkmaya hazır olmayabilir.

Sınıf içinde söz alma sırası nasıl olmalı?

Kekeme öğrencinin sınıf içinde söz alma sırasının kendisine
gelmesini beklemesi sıkıntısını ve gerginliğini arttırabilir. Bunun
nedeni konuşma sırası kendine geldiğinde kekeleyeceğine ilişkin
beklentisidir. Bekleme süresi ne kadar artarsa, gerginliği ve sıkıntısı o
ölçüde artacaktır.
Öğrencilerin sırayla konuşmalarını gerektiren etkinliklerde
kekeme öğrencilere öncelik verilmelidir. Böylece gerginliklerin
artması önlenebilir. Ayrıca öğrencileri belli bir sıra izlemeden de söz
almalarını sağlayabilirsiniz Bu öğrencilere birden fazla seçeneğin
bulunduğu sorular sormalı, ayrıntılı ve zorlayıcı açıklamalar gerektiren
sorular sormaktan kaçınmalısınız. Yoklama alırken isimlerin sırasını
değiştirebilirsiniz.

Öneriler

Çocuk kekemeliğiyle ilgili olumlu ya da olumsuz duygular yaşıyor
olabilir; bu konuda konuşmak istiyorsa onunla konuşun.
Kekemeliğinin farkında olduğunuzu, onu kabul ettiğinizi hissettirin.
Çocuk sizinle konuşmaya istekli değilse ya da bazı kaygıları varsa,
konuşmaya zorlamamak en iyisi. Ancak onunla iletişime her zaman
hazır olduğunuzu belirtebilirsiniz.
Konuşurken çocuğa yeterince zaman tanıyın, aceleci ya da sabırsız
olduğunuz izlenimini asla vermeyin. Konunun aniden kesilmesi ya da
konuşmanın sık sık kesilmesi de aceleci davranıldığının bir
göstergesidir Bunlardan kaçının. Zaman sınırlamaları, akıcı
konuşmayı engeller.
Öğrenciniz konuşurken sorun yaşadığında cümleyi onun yerine
tamamlamayın, sözcük eklemeyin. Seçtiğiniz sözcükler kimi zaman
onun söylemek istediklerini karşılamayabilir, bu da sorunu daha da
arttırabilir.
Çocuktan “zor” olan sözcük yerine “kolay” olanını kullanmasını
istemeyin, bu sadece o sözcüklerle ilgili korkuyu arttırır.
“Yavaş ol” “rahatla”, “konuşmadan önce düşün” gibi önerilerden
uzak durun. Bu öneriler yapıcı öneriler değildir, öğrenciye
yardımcıda olmayacaktır.
Öğrenci kötü bir günündeyse, hasta, yorgun ve gerginse, onu
istemedikçe konuşmaya zorlamamalısınız. Daha iyi hissettiği
zamanlarda mümkün olduğunca konuşma fırsatı vermelisiniz.
Çocuğun nasıl söylediğinden çok ne söylediğine odaklanın ve onu
sözel etkinliklere katılım konusunda yüreklendirin.
Çocuğa nasıl bakıyor olduğunuz ya da ne yaptığınız en az ne
söylediğiniz kadar önemlidir. Hepimiz iletişim kurarken yüz
ifadelerini ve beden dilini dikkate alırız, çocuklar ise sözel olmayan
bu tarz iletişime karşı çok daha duyarlıdırlar. Bu nedenle
öğrencinizle iletişiminizde rahat bir beden dili kullanın, dudak ve
ağız hareketlerine bakmaksızın göz kontağını sürdürün.
Eğer öğrenciniz kekemelikle ilgili terapi ya da destek eğitimi
alıyorsa, aile ve uzmanlarla işbirliği yaparak sınıf içinde neler
yapabileceğinizi tartışarak belirleyin.

KAYNAK:” Kekeme Bir Öğrencim Var ” Öğretmen El Kitabı, Özel Eğitim Rehberlik
ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları.

Bu konuyu yazdır

  Kekemelerle Birlikte Canlı Sosyal Etkileşim Platformu - Hangouts Canlı Yayın v4
Yazar: trhn - 01/11/2016, 00:22 - Forum: Kekemelikle ilgili hangoutlar - Yorum Yok

Merhaba arkadaslar,

5 Kasım Cumartesi Akşamı saat 21:00 da ayda bir düzenlediğimiz hangouts youtube canlı yayininin dördüncüsünü gerceklestirdik. Bütün katilimcilara tesekkür ederiz.

Izlemek için linkimiz ; <!-- m --><a class="postlink" href="https://www.youtube.com/watch?v=jvvQFj0E8a8">https://www.youtube.com/watch?v=jvvQFj0E8a8</a><!-- m -->

resim

Bu konuyu yazdır